Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
48
 

Düş ülkesinden damlayan

Düş ülkesinden damlayan
 

Ve bekliyorum kimsesiz ve öksüz Bir dilenci gibi;’’ Allah rızası için ne olur sev beni’’ Geldiğinde servetim sen, ömrün sen olacağım.


Ey âşık yüreğim ! Sen söyle.

Bu içimde nasıl bir sır ki damla damla öldüren?

Bu nasıl bir giysi ki üzerimde yıkandıkça çıkmayan?

Ne giysem o oluyor ona benziyor onu yaşatıyor.

Öyle bir çilesi var ki yufka ekmek gibi çilendikçe buram buram kokuyor.

Düşlere dayanak olan umudumla beslenen bir ruhdum

Yeter ki o aşkla öl yüreğim!

Dumanın olduğu yerde bulutlar yol alır yağmur gibi bereket yağdırır düşlerime

Yeter ki sev yüreğim koşulsuz ve karşılıksızca!

O Ummanlar ki  sana gönlünde kazan olur aşını pişirmek için.

Nerede ateş varsa elbet orada bir su vardır pişirmek için aşkı

Suyun özlemi ateş ise , ateşin özlemi bir damla sudur.

Ne garip değil mi hiç sevmeyen birini bile bile sevmek

Duygularına ihanet edeni sevmek zor değil mi yüreğim?

Yüzü gülen adamın maskesi düşmeyecek mi sanırsın sen yüreğim.

Kaç tane cümlemiz var daha içimizde yeşertecek

Düşlerimize ilmek ilmek örülen aşk düğümü varmıydı

Yüreğin sesine kulak vermedin ve ne kadar dinliyorsun bilemem

Ben gittiğin gün depremler oldu şehrimde öksüz kaldı

Yaralı çıktım ama yaralarım kabuk bağlamadı iyileşemeyecek kadar derindi

Yere yüreğimi düşürdüm kendimi uzaklara götürüyorum gömmek için

Biz o anı yaşadık günahıyla sevabıyla

Bir rüya görmüş gibi dilsiz, sağır kaldım dar sokaklarında

Ve hayatın derinliklerine dalmaktı cevheri bulmak için

Ne yazık! Hasrete aç kalıyordu  ve düşlerin çelimsizdi

Çalınan kalbin kapısı sen için açılmıştı

Beklemenin, umudun, sabrın ve susmanın yanında

Yürek sahibi olmak gerekirdi her şeyin yanında.

Nerde o yürek ki seni darağacında sallandıran gönülde

Aşktın, sevdaydın, beklenilendin

Her ne varsa sana dair seninle güzeldi.

Acısıyla tatlısıyla gözlerimde renk renk dolaştın

Âşk mıydım içimde destursuzca yol olan

Köklerine uzanmıştı bir başka açmıştım değişikliğe uğradım.

San ki, benliğim değişti.

Yalnızlığımın hafiflediğini hissettim.

Bizi öyle tarumar ettin ki ne vardım ne yoktum dünyamda

Et yüreğim tarumar et ki senin yokluğunla boğulsun kalbim

Öyle alt üst etki içinin yangınları soğuyana kadar

Özlemlerin taşana kadar olsun ve kıymetlensin dileğim.

Aşkla yoğrulmuş bir yüreğe el uzatmak zordu senin için

Sevenin kalbimi yetmez miydi sevilen için

Aşk; sevgiden örülmüş nefesinde barındırılmış mıydı?

Her zaman aşk aşığın yolu değil midir?

Seni susarak özlemeyi öğrettin bana

Açacak mı kollarını bana bu aşk

Hiç açmadığı kadar toprağın bağrına koyacak mıydı?

Üşüdüğüm zaman ısınıyordum yokluğun ateşinde

Bir insan bir başka insana her şeyini verebilirdi

Gönlünü, kalbini, hak edene verirdi insan.

Gönül ancak gönül verdiğinle takas edilirdi

Yürek yârine adanan, aşk ile tutuşan deli divaneydi

Öyle miydi ve bazen öyleydi?

Aşk bir delilikti uçsuz bucaksızdı.

Seslendiğinde insanın içi erirdi.

Öyle bir tınısı var ki ruhumun notalarına vuruyordu.

Aklın ve gönlün içinde görebilir ve duyabilirdi

Vazgeçmeyi bilmeyen bir aşkla iliklerine kadar okşayandı.

Benim tek mirasım aşkımdı içimde büyüye gelen

Sevgiden daha güzel ziynet var mı deselerdi

Parmak kaldırır sen derdim

Aşkın dili nedir desem

Aşkın dili gözyaşlarımın içinden akan duadır.

Aşkın bedeli ağırdır her yürek taşıyamaz

Kahrın da hoş, lütfun da hoş diyebilmektir aşk.

Ve bazen gülümseme ilk aşkın ilk temsiliydi.

Her düşündüğünde ilk kez gibi yaşamaktı

Her nefesinde son kez der gidi vedalaydı.

Âşık bir kadının kalbinin şıpırtılarıdır gözyaşları.

Kalp ağlar ruh ağlar.

Ruhun ağlaması aşktandır yüreğim.

Seni geç bulmuştum belki de

Acılarıma merhem olamayacak kadar

O çoktan ölmüştü, ölüm ona ne yapabilirdi?

Bekliyorum geleceğini gecenin ayazında

Gece ıslanıyor yalnızlığımla, bense titriyorum yokluğunda.

Sensizliğe başım eğikti, yüreğim buruk, kalbim kırık

Bilirim ki katlanmak zorunda kalırsın.

Yine de umudum hüzünle el ele, diz dize gelmişti.

Kilitlendim o zamana

Zamansa kör karanlığı üzerime sonuna kadar kilitledi

O zamanımın anahtarı kayboldu

Yüreğimin en derin, en bilinmeyen yerindesin.

Ne uzanabiliyor sana ellerim, ne de vazgeçebiliyorum senden.

Sana aç, sana susuz, sana hasret, çaresiz yüreğimle.

En tılsımlı, en riyasız, en içten duamsın.

Öyle susadım ki sana yokluğunda

Neredesin, neredesin?

Sen alevleri içen o yerde misin?

En temiz aşkla gelmişken bağrına.

Biliyorum; Ne yapsam fayda etmiyor.

Yüreğim söz dinlemiyor

Bir beyaz gelincik gibiyim dokunsalar dökülecek yapraklarım.

Ben olamadığım kadarım sende.

Yürek sözlere sığmaz bilirim kan damlar taze düşlerime

Gözlerin göğe uzansa da yağmur gibi yağsan üzerime

Seni bekliyordum her gece seni giyerim diye

Aşk, acıya bastırılmış bir hayal kırıklığıdır, bir ummandır

Ve bekliyorum kimsesiz ve öksüz

Bir dilenci gibi;’’ Allah rızası için ne olur sev beni’’

Geldiğinde servetim sen, ömrün sen olacağım.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1214
Kayıt tarihi
: 12.06.09
 
 

İnsanlar için en güzel hediye, hiçbir masrafa ihtiyaç göstermeyen tatlı bir  gülümseyiştir. Hz. S..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster