Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
468
 

Düşlerim...

Düşlerim...
 

Gecenin siyahı bedenleri sarınca , düşlerim gelir aklıma... Yaşadıklarım... yaşayamadıklarım...

Kendi kendime konuşurum bazen köşemde... Bazen kızıyorum; bazen gülüyorum yaşadıklarıma...

Kötüleri ve kötülükleri de sevmem gerektiğini anlatamadım kendime... Oysaki denizler ne kadar güzeldi...

Dalgalar olmasaydı... Uçmak ne kadar güzeldi... Hep yükseklerde... Ama düşmeyi de sevmem gerekirdi...

Sevilmek istiyorsam eğer sevmeyi de mutlaka bilmeliydim... Sadece hayatı sevmek yetmiyor...

Korkarak yaşamamak gerekir... Halbuki ''efkarımız '' hep memleketin haline olmamış mıydı ?

Köylünün perişanlığını, işçinin kavgasını dert edinmiştik...

Araya da güzel aşkları serpiştirmiştik, ihmal etmeden... Yoksa yaşamanın tadı mı olurdu ?

Cahit Sıtkı Tarancı geliverdi aklıma...O da benim gibi düşünüyordu...

''Bilmem ki hatıralar...Ne istersiniz benden...Gelir gelmez sonbahar ?

Bu kanat çırpış neden ?...Cama vuracak ne var ?...Ey eski hatıralar !..

Sanmayın güller açar...Bülbül değildir öten...Bu rüzgar başka rüzgar !..

Ne istersiniz benden, bilmem ki hatıralar... Gelir gelmez sonbahar !.. ''

Sevdiklerimiz uğruna uykusuz geceler geçirmiştik...

Ayın ışığında, suyun sesini, geceyi bölen yeşil kurbağaların orkestralarını dinlemiştik...

Orhan Veli'ye dert ortağı olmuştuk...

''Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel...

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu...

Bu derde düşmeden önce...''

Aşkın derin sularında, tüm şarkıları söylemiştik...Sevgisiz yaşayanlara acırdık...

Gençliği dolu dizgin pervasızca yaşarken heyecanlarımızın farkında ımıydık acaba ?

Hiçbir şeye aldırmayan, hüzünleri ''es geçip'' coşkularını, ''Gün olur başımıza kadar mavi...

Gün olur başımıza kadar güneş;gün olmuştur...Deli gibi...''Yaşadıklarımız....

''Ah o yaz gecesi, o mehtap o havuz...

Balkonundan gül atan cömert sevgili...

Aşkınla deli divane olduğumuz,

Sarmaşığa tırmandığımızdan belli''

Diye seslenen Cahit Sıtkı'nın yaşadıklarından ne farkımız vardı ?

Güzel şiirleri sunduğumuz sevgililerimiz, tüm dizelere sonsuza dek layıktılar...

Dünyaya onların gözünden bakardık...

Zaman su gibi akardı ipek saçlarında, çekip giderdik bir yerlere...

Muhallebiciler buluştuğumuz yerlerdi...Şiir ve şarkı kokan duvarlarında bir başkaydı söyleştiklerimiz...

''Aynada başka güzelsin

Yatakta başka..

Aldırma söz olur diye,

Tak takıştır....Sür sürüştür...İnadına gel piyasa vakti...

Muhallebiciye...''

Orhan Veli de bizim gibi düşünmüş nasıl olduysa...Muhallebiciye ''Gelmesini istiyor sevgilisinin ''

Sevgilinin evine ''Misafir ''gitmek de ayrı bir özlemdi...Edeplice, mahçup ama çok keyfliydi...

''Beni hatırladıkça ara sıra gönlümü al !..

Sokakta görünce gülümse...Yanıma yaklaş...

Az elin elimde kal !...

Evine misafir geleyim...Kahvemi sen pişir...

Taze doldurulmuş sürahiden bir bardak su ver yetişir !.. ''

Ziya Osman Saba gibi de düşünmüştük...

Sevgiliye misafir olmak...Elinden bir bardak su içmek...Kevsere eş değer olurdu...

Ah şu şarkıların gözü kör olsun...

Nereden dinledim şu, ''Akşamın olduğu yerde bekle diyorsun gelmiyorsun...'' şarkısını gece...gece...

Efkarlandık işte yine...''Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacakmış ''

''Bir akşam son defa seni görmeden...Dediler göç etti sevgilin neden ? ''

''Rüzgar susmuş ses vermiyor nedendir ? ''

Ah bu şarkıların, şiirlerin gözü kör olsun...Saat 12 'ye geliyor...

Yine beni benden alıp bir yerlere götürdüler...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli hocam Mesut Selek'in yazısı kendisine yakışır bir anlam ve akış bütünlüğü içinde olmuş.Beni edebiyatla tanıştıran sevgili hocam sizi tebrik eder yazılarınızın devamını dilerim iyi günler ve iyi çalışmalar...saygılarımla...

bahattin çaglasin 
 26.11.2007 1:09
Cevap :
Sevgili Bahattinciğim,Senin gibi erdemli bir öğrencimin olması hazinelere bedel...Yüreğine sağlık...Yanaklarından öpüyorum...Sevgilerimle...  26.11.2007 13:11
 

insanin gecmisi herzaman insana ya bir ders verir yada ozlem ve mutaka bir anisinda bir sevgi olmali olmaliki hayati anlamlassin hayatina renk gelsin (koyu yada acik)cok guzel yazmissiniz tebrikler duygulanmamak elde degil sevgiler kendinize iyi bakin

sekerpinari 
 25.11.2007 17:57
Cevap :
Sevgili Şeker, tüm yaşantının renkli anılarla dolması dileklerimle teşekkür eder sevgilerimi sunarım...  25.11.2007 19:36
 

Valla gider petrole alırdım iki kutu katkılı Ağabey! Zamanı geçmedi ama! Bu akşam çaktırmadan da olur. Çocuklara da kabak çekirdeği alırım. Kızmazlar! Delilenirim diye korkuyorlar da!

Ahmet Balcı 
 25.11.2007 13:41
Cevap :
Çocuklara kestane al...Soba yoksa tavada da oluyor...Bu gece sana özel bir romantizm daha geçeyim...Ama çok efkarlandırırsa karışmam...Beni izlemeye devam et...Hele şimdi bir dışarı çıkayım...Şahane hava var...Denizin ormanla birleştiği yerden Foça'ya yukarılardan bakayım...''Bir ilham daha alayım...''Gerçi o kadar param yok ama...Kredi kartı geçerim...Sen bir kasa al kutu az olacak gibi...Sağlık ve afiyetle çocuklara da sevgilerimi iletiniz...  25.11.2007 13:48
 

gerçekten de... Bir tek ezginin peşine düşüp neler hatırlar neler hisseder yaşarız... E böyle güzel bir yazı da alıp götürdü işte beni de... Yüreğinize kaleminize sağlık... Sevgiler size

Ozlem Ozkulak 
 25.11.2007 12:50
Cevap :
Duyguların zirvede olduğu anlarda yazılan besteler,güfteler,yaşadıklarımızla örtüştüğünde sanki bizi anlatır...Sevgi gönlünüzden eksik olmasın...Şarkı yazanlarınız bol olsun...:)) Sevgilerimle...  25.11.2007 13:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1528
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster