Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
290
 

Düşlerini yaşayamadılar

Kerpiç evin bahçesin de, çamurlar içinde iki çocuk. Şevval üç yaşında, Muhammed Rıza beş yaşındaydı. Şevval çamurlu elleriyle başını kaşıdı. Kıvır kıvırdı saçları. Gök mavisi gözleriyle çevresine bakınırken, sümükler akıyordu burnundan. Muhammed, Şevval’in burnunu sildi entarisinin ucuna. Çamurlu bahçede koşuyorlardı oynamak için.

“Minik kız kardeşin mi” diye soruldu Muhammed Rıza’ya. Omzunu çekti. Sağa sola sallandı, sonra “yok” dedi.”Komşumuz “diyerek koşmaya başladı Muhammed Rıza

Yıllar tez geçti. Büyüdüler. Muhammed Rıza hamallık yapıyordu. Şevval evde annesine yardım ediyordu. Şevval’ büyüdükçe güzelleşti. Birlikte oynadıkları bahçe de, çamaşır yıkarken, bulaşık yıkarken görüyordu. Muhammed Rıza. Bazen dakikalarca seyrediyordu Şevval’i. Göz göze geldiklerinde gülümsüyorlardı.

Yorgun argın eve dönüyordu Muhammed Rıza. Şevval’i görünce su istedi. Bardak alırken, parmakları bir birine değdi. Gülüştüler. “Bir daha ister misin “dedi Şevval. Duraksadı, başını salladı. İkinci bardakta Şevval’in elini tuttu. Şaşkınlaştılar. Bardak yere düşecekti neredeyse. İki adım geri çekilip yan döndü. Muhammed Rıza. Şevval başını önüne eğdi. Yanakları al olmuştu.

O gece uyku tutmadı Muhammed Rızayı. Yatağın içinde döndü durdu. Şevval’in gözlerini, al olan yanaklarını anımsadıkça içi ürperdi. .Bardakla su getirişi, gözünde canlandı durmadan. Sonra uyudu. Rüyasında Şevval’e sarılmıştı. Uyandı, külotu ıslaktı.

*********


Kan gölüne dönmüştü Gazze kenti. Yerdeki yaralı yüksek sesle kelimeyi şahadet getiriyordu. Kucağında üç dört yaşlarında bir kız çocuğu ile koşuyordu biri. Başı düşmüştü çocuğun. Bir başkası, beş altı yaşlarında bir erkek çocuğunu kucaklamıştı. Çocuğun, yüzü gözü kan içindeydi.

Televizyona bakamaz oldum. Oturduğum koltuktan kalkıp dolaşmaya başladım odanın içinde. Ürperen bedenimi titreme sarmıştı. Çığlıklar kulaklarımı inletirken, ölen çocukları düşündüm. Yetim kalan çocukları düşündüm.

Ölen çocuklara ad taktım. Kızlara Şevval, erkeklere Muhammed Rıza diye. Yukarıda yazdığım öykü zihnimde dolaşmaya başladı. Sonra diğer düşüncelerimle kavga etti.

İlahi kudret, ne özellikler vermişti insanları yaratırken. Dişisi ile erkeğini, farklı duygularla donatmış. Çeşitli dünyevi zevkler vermiş yaşamak için. Üreme organları sağlamış, analık, babalık gibi duyguların yaşanması ile ortaya bir sosyal sürecin çıkmasına neden olunmuş.Biyolojik ve psikolojik duygular , ömür denilen süreçte çeşitli gelgitlerle yerini almış..

İnsan aklının yarattığı teknolojinin oluşturduğu silahlar kullananların, Tanrının bahşettiği bu duyguları yok etiklerinin bilincin de değiller mi diye düşündüm. Yüzlerce Şevval, yüzlerce Muhammed Rıza, Tanrının verdiği bu duyguları yaşamadan gömülüyorlar kara toprağa. Yaşasalardı, kaç kez rüyalarında göreceklerdi birbirlerini. Çocukları olacaktı, yavrum diye basacaklardı bağırlarına

Atılan füzeler, yok etti bu duyguları. Tanrı bahşetmişti bu duyguları onlara. İki büyük din bu topraklarda doğmuştu, bu topraklardan yayılmıştı dünyaya. Peygamberler bu toprakların insanlarıydı. İlahi kudret, Tanrımız, yarattığı insanların neden ölümünü istesin. Bu gaddarlık hangi dinde vardır.

Bir bilim adamı, dinde zorlama ve yasaklama olmadığını söylemişti. Peygamberlere, kullarını uyarmalarını istemiştir. Yorumlama hakkını vermediğini belirtmişti.

Bir yerlerde yanılgı var. Neden inandıkları Tanrının yarattığı insanları öldürüyorlar. İnsanlar peygamberlerin söyledikleri kurallara uyuyorlar ve ibadetlerini ona göre yapıyorlar. Uygulama farklılıkları insanları bu denli mi canavarlaştırır? Tarih bu kavgalara tanıktır. O zaman düşünmek gerekiyor, NEDEN?

Dünyada yaşanan vahşetlerin önüne geçilebilmesi için, din kavgalarına dur denilmelidir. Mezhep kavgalarına dur denilmelidir. Hıristiyan ve Müslüman din bilginlerinin bir araya gelerek, Tanrımızın kurallarını yoz kültürün elinden kurtarmaları gerekliliği ortaya çıkmıştır. Dileğimiz 21. yüzyıl da bu aydınlama gerçekleşir.


31.12.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 441
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1944 yılında Arapgir'de doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Arapgir'de, lise öğrenimini Ankara Gazi Li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster