Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '09

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
393
 

Düşünce deneyleri

Kendi açımdan düşünce deneyleri 3 kategoride süregelmiştir:

Varolan düşünceler arasında denenen yap-boz’lar.

Varolan düşüncelere eklenen ve benim NEK dediğim, novum-epsilon-kristal (yeni küçücük billur) düşünceler.

Son olarak asıl düşünce deneyleri. Bunlar var olmayan hakkındadır ve çoğunluk hem informatik, hem de kognitif açıdan metafizik (var olmayan) alanda kalırlar. Bu nedenle, onlara 7metafizik meta-epistemoloji’ diyorum.

Neden düşünce deneyi yaparım, yapılır, vb, vd?

Kişisel eğilimim, pratiğe yönelik şeylerin beni aşırı itmesi, soyut, hatta öte-soyut şeylerin beni dayanamadığım biçimde çekmesidir. Bu öznel durum.

Nesnel durum ise, düşünce deneyinin bedava olmasıdır. Goddard ve Tsiolkovsky, NASA olmadan; Einstein, Hesinberg ve Planck ise CERN olmadan doğru ve geçerli denklemler tasarladılar. Aradan 100 yıldan fazla süre geçti ama on milyarlarca doları harcadıktan sonra bile, hepsinden daha ileride olduğumuz pek söylenemez doğrusu.

Düşünce deneyi kavramını ilk kez Dan fizikçi Orsted 1812’de tanımlamış. Bu, bizim düşünce devlerimizden bir yüzyıl daha öncesi demek. Ben de onlardan yüzyıl sonra düşünce deneyini, başta açımladığım üzere bambaşka anlamlarda kullanıyorum.

Bunun nedeni paradigmatik kilitlenme. Nasıl ki Euclid’in 5 varsayımı, 2.000 yıla yakın süre sorgulanmadan kullanıldığı için, bir sürü bilgimiz eksik kaldıysa, yüzyıldır Görelik ve Kuantum Kuramı yüzünden fizikte bir yerlere saplanıp kaldık.

‘Parça bütünden büyük olamaz’ (Planck), ‘E = m x c 2 ‘ (Einstein), ve Heisenberg’in Belirsizlik İlkesi, tepemizde kutsal kitap emri gibi asılı duruyor.

Benim yaptığım iş, onlar dahil tüm temel varsayımları, ‘bir de şöyle deneyelim’ ‘bir de böyle deneyelim’ biçiminde, yap-boz’lu düşünce deneyleri yapmak.

AFL mezunuyum. O zaman AFL fen liseleri bakımından bir taneydi. Ben de 1 milyon küsur kişi içinde 26. sıradaydım. Sonra benim dönemimdeki hiçbir mezun temel bilimci olmadı, ya doktor, ya da mühendis oldu. Bense, tesis ve para yokluğundan dolayı, 35 senedir tek başıma düşünce deneyleri yapıyorum.

Epeyi insan düşüncelerime gülse de, 1.500 yeni düşünce ve 1.500 yeni sözcük ürettim ve kaydettim. Metinlerimde okurların karşılaştığında afalladığı kavramlar onlar işte. Yaşamlarında ilk kez görüyorlar ve bir tek bende var.

Kuşkusuz tüm insanların tepkisi, yeni ve farklı düşünceyi inkar oluyor. Sonra yavaş yavaş alışıyorlar. Milliyet Blog’da da, 1.000’i aşkın günde öyle oldu.

Biliyorsunuz, ülkemizde en çok akil adam eksikliğinden yakınılır. Yakınılır, çünkü bugün herkesin kahramanca eleştirdiği ama 1982’de % 92, 5 oranla onayladığı 1980 darbesi sayesinde, tüm beyinlerin köküne kibrit suyu döküldü. Naturası düşmanına inat çok sağlam olan bendeniz, her nasılsa aradan sıyrıldım ve sağ kaldım.

Dolayısıyla, son 35 yıldır yapmakta olduğumu işi, 50 yıl daha sürdürmek niyetinde olduğumu belirterek, sözümü bağlayayım.

Benden daha çook, ilk duyuşta sırılsıklam saçma gelen düşünce deneyleri okuyacaksınız. En saçma bulunan düşüncem, ‘boyut fermuarı’ şimdilik. Ancak, bu düşüncemin dolaylı yollardan aşağı yukarı doğrulandığını sizlere belirteyim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 509
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster