Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
118
 

Düşünce düşünce gibi olmalı

Düşünce düşünce gibi olmalı
 

Düşünce karanlığı aydınlatır; ama soru olmaktan kurtulamaz. (Sabahattin Gencal)


Olaylar geçici, bireyler ölümlüdür; olaylar ve bireylerden bağımsız olan düşünceler kalıcıdır.

Düşünce süzme bal gibidir; bal yerken ne bal yapan arı görünür, ne de arının çiçeksiz bal yapamayacağı düşünülür. Ancak uzmanları balı yapan arının cinsini de arının konduğu çiçekleri de anlayabilir.

Beynin düşünce ve duygu gibi ikiz ürünü vardır. Düşünce, ikizi duygudan bağımsız olabilirse saflaşabilir. Bunun gibi duygu da düşünceden ayrılabilirse saflaşabilir.

Saf düşünce üretimi için sevinç, üzüntü, acıma, merhamet, fazilet, kin, nefret, intikam...vb. duygulardan arınmak gerekir.

İnsan, olaylardan ve bireylerden kaçıp kendi yalnızlığına sığınabildiği gibi kendi duygularından sıyrılabilirse düşünce üretimine ortam hazırlamış olur.

Düşünce üretimi bal yapmaya benzediği kadar, ekmek yapmaya da benzer; örneğin beyin bir konuyu tahıl alır gibi alır, karıştırır, ezer, büzer, un ufak eder, yoğurur, mayalar, hamur eder, fırına verir, pişirir. Düşünce üretimi bal yapmaya, ekmek yapmaya benzediği kadar, bir bitki yetiştirmeye de benzer. Kısaca bütün bu benzetmeler düşünce üretiminin nasıl olabileceğini canlandırabilmek için verilmiştir. Aslında düşünce üretimi bambaşkadır. Herkesin kendine özgü düşünce üretimi de olabilir.

İnsan kapasitesi kadar düşünce üretebilir. Arının bal yapma kapasitesi, fırıncının ekmek yapma kapasitesi, bahçıvanın sebze yetiştirme kapasitesi olduğu gibi beynin de bir düşünce üretebilme kapasitesi vardır.

Çiçeksiz bal, unsuz ekmek, tohumsuz bitki yetiştirilemeyeceği gibi bir konu olmaksızın bir düşünce de üretilemez.

Çiçek özü kovanda, hamur teknede, tohum bahçede değerlendirildiği gibi konular da müsait ortamında değerlendirilir. Çiçek, un, tohum savurulursa hiçbir şey elde edilemediği gibi ele alınan konu da savrulursa düşünce üretilemez. 

Kovanın ve fırının sıcaklığı, bahçenin nemi gibi düşünce ortamı da düşünülmeli.

İnsanın kovanı da beynindedir, fırını da, bahçesi de.

Beyinde çiçek yok; ama çiçeği algılama yeteneği var, beyinde un da, su da, tohum da yok belki, ama bütün bunları algılama yeteneği var. Beynin antenleri ayarlanabilirse uzaydaki tüm nesneleri algılamak mümkün. Ama, televizyonda nasıl tüm kanallar değilde seçilen bir kanal izlenebiliyorsa beyinde de bir konu ele alınıp üretilebilir. Tabii, ekranda tüm kanal kareleri gösterilip bir kanal büyütüldüğü gibi beyinde de çoktan seçmeli yapılabilir.

Beyin kovana, değirmen taşına, fırına, bahçeye, televizyona...vb. birçok araca, nesneye benzetiliyor; aslında beyin hiçbir araca benzemez. Bu benzetilenler beyine benzetilebilir.

Düşünce, düşünce üretiminde kullanılan araç ve gereçlerden de ayrı olmalı. Düşünce saf, berrak, kalıcı ve her şeyden önce insanlığa yararlı olmalı.

Düşünce, kim üretmiş, niçin ve nasıl üretmiş, niçin üretilmiş...vb. sorulara da takılmamalı.

Düşünce düşünce gibi olmalı.

 

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 266
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 573
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster