Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
827
 

Düşünce kirliliği

Düşünce kirliliği
 

.


Bazen oturup kendimi sorguluyorum. Tuhaf olan ben miyim ? Yoksa beyinlerin içi her geçen gün biraz daha mı kirleniyor ?

Dünyada, teknolojinin en büyük harikalarından biri internet. Fakat öyle bir ortam oluşturuldu ki giren kadın da erkek de 'aranmak' için giriyor izlenimi var. Kısaca ve lâfı hiç evirip çevirmeden diyorlar ki sen düzgün kadın/erkek değilsin. Bir yerde de haklılar. O denli çok istismar eden var ki yaşın yanında kuru da yanıyor. Herkesin bu ince çizginin farkına varması lâzım.

Düşünce kirliliğinin bir başka türü de aynı masada oturup kadın erkek ailece alkollü yemek yenmeyeceği konusunda. Adam gibi adam karısını içki içilen masa da oturtmazmış. Oturan kadınların amacı da belliymiş.

Kadınlar bloglara ne gerekçeyle yazı yazarmış? Ya da erkekler ? Yazarken birbirleriyle flört ediyorlarmış. Yorumlara yanıt vermek cilveleşmekmiş. Evli bir kadının burada yazı yazması onursuzlukmuş. Aklı başında kadınlar burada yazmazmış.

Bunlar duyum değil gerçek. Birebir duyduklarım ve kulaklarıma inanamadığım şeyler. Yazdığımız şeyleri, paylaşımlarımızı 'zırva' olarak gören bir kitle var. Bunlar modern görünümlü insanlar üstelik.

Bu konuyu ısrarla araştırdım. Kadının onur, haysiyet, şeref ve namus abidesi olması için ne yazık ki kişilikli olmaması gerekiyor. Kadının ayaklarının üzerinde kendi başına durabilmesinin bile arkasında bir ard niyet aranıyor. 'Mutlaka hayatında bir erkek vardır.' Eğer kadın birde eşinden ayrılmışsa kesin ya 'sevgilisi' vardır yada yoldan çıkmıştır.

Genç kızlar halâ gizli saklı buluşuyor erkek arkadaşlarıyla. Büyük şehirlerde gördüklerimiz örnek teşkil etmiyor büyük çoğunluğa baktığımızda. Halâ 'komşunun kızı saat kaçta kiminle gelmiş?' diye perde arkasından gözetlemelerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Kadın-erkek ayrımcılığı en üst noktada. Ahlâk adı altında, düşünceleriyle kirletiyorlar insani duyguları. Emekleri hiçe sayan 'zırva' diyen bir insan topluluğunun içinde yaşıyoruz. 'Sizin Allahınız yok' denebiliyor. 'Şerefsizsiniz, onursuzsunuz' deniyor. Kadın sadece 'cinsel obje' olarak görülüyor.

Ben çok rahatsızım ve bunları duydukça korkuyorum. Tecavüzler, cinayetler benim korkularımın doğruluğunu kanıtlıyor bana göre. Eşlerini kapatıp , onlara göre namussuz olan biz açık kadınlara da evli yada bekâr olalım hiç fark etmeksizin çirkin tekliflerde bulunabiliyorlar.

Beynimizi, yüreğimizi, bedenimizi biz ne denli temiz tutmaya çalışırsak çalışalım nüfusun büyük bir çoğunluğu bu yüzyılda halâ 'kim kiminle ne yapıyor ?' diye düşünüyor.

Oysa ki öylesine güzel yaratılmışız ki, herkesin kendine has o denli güzel özellikleri, çabaları, idealleri var ki bunları taktir ederek , olumlu düşünerek, iftira ederken Allah'tan korkarak kirli düşüncelerden kendilerini arındırabilirler diye düşünüyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Harika bir yazıydı...tebrik ve teşekkür ederim. Sevgi ve ışıkla, Ayna

Ayna 
 20.11.2008 11:16
Cevap :
Ben de size teşekkür ediyorum katkınızdan ötürü. Bir gün mutlaka diyerek umud ediyorum.. Sevgiyle ve mutlu kalın.  21.11.2008 14:04
 

Hayırlı olsun. Bu konunun muhattabı olan biz kadınlar birazda kendimiz yapıyoruz bunu. Neden mi? Çok basit farkına bile varmadan erkek hegomanyasını kabul ediyoruz. Kendimizi korunma altında hissetmek istiyoruz. Bu genlerimize işlemiş aileden geçmiş. Buna karşı çıktığımzıda aykırı kişiler oluyoruz ve ilk başta biz kadınlar tarafından yargılanıyoruz. Buna engel oalcka olan biz kadınlarızç İlk hasım olarak kendi cinsimizi seçmeyerek. Biz kendi değerimiz ortaya koymaz vede sahip çıkamz isek birileri buna aday olur. Yüreğine sağlık..Saygılarımla...

Güher 
 20.11.2008 9:29
Cevap :
Teşekkür ediyorum sevgili Güher. Söylediklerinin tümüne katılıyorum. Biz bu savaşı verebilecek güce sahibiz. Ya büyük şehirler dışında yaşayanlar? Bundan 15 sene önce bir tatil beldesine gidildiğinde İstanbullu kadını ne gözle gördüklerini çok iyi gözlemlemiştim. O günden bu güne maalesef değişen bir şey olmadığı gibi daha da kötüye gitmiş. İnsanları eğitmedikleri sürece bu böyle devam edecek. Sevgiyle ve mutlu kal.  21.11.2008 14:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 363
Toplam yorum
: 946
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 984
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 1958 /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum. 38 se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster