Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
160
 

Düşüncelerimizin sessiz çığlığı

Düşüncelerimizin sessiz çığlığı
 

Kimi zaman iç sesinden kaçmaya çalışırken bulacaksın kendini..

Sessizlik olduğunda içinde saklamaya çalıştığın düşüncelerinin çığlıklarını duymaktan korktuğun zamanların… Bil ki, o anlar yok saymaya çalıştığın acılar ve korkularla yüzleşme zamanıdır. Müziğin sesini sonuna kadar açarken şarkıları mırıldanırsın, birilerini arar onlarla havadan sudan konuşursun. Ya da olmadık şeylerle oyalanırsın. Tüm çabalar kendinden uzaklaşmak içindir. İçinde bulunduğun  An dan kaçmak ve kurtulmak…… ….

Ama, er ya da geç kendinle yüzleşeceksin; herkesten ve her şeyden kaçtığın zamanların olacak ama kendinden asla. Bir gün hiç ummadığın an da, ansızın içinde kopan fırtınaların sesiyle uğuldamaya başlayacak kulakların... Bir yumru sıkışacak boğazına... Gözlerin boşluğa dalacak.... Zihninde canlanan tüm yaşananlarla birlikte, içine akan gözyaşlarının buğusuyla ıslanacak kirpiklerin... Sessizliğin sularında kaybolacak düşüncelerin....Bir ok saplanacak yüreğinin bir köşesine .. Aldığın her nefeste hissedeceksin  acını...Yutkunacaksın.... Bastırmak istercesine çığlıklarını.... Ve susacaksın..... İnsansın ya, elbet incineceksin ve her incindiğinde bir kez daha hatırlarsın kabuk bağlayan yaralarınla yok saydığın kendini…

Her kaçış daha da büyütecek içindeki çığlığı. Suçluluk duygusu, ayrılık acısı, pişmanlıklar, gelecek endişesi bir çığ gibi büyümeye devam eder sessizliğin içinde..

Niyetle başlar, Nefsinle yaşar, Vicdanınla tamamlarsın her An’ını. Varolan bir şeyi yok sayamazsın ya da olmayanı var kabul edemezsin. …. Kendin olmak istiyorsan şayet, kendini sevmeyi, kendinle barışmayı öğrenmelisin. Varsın hataların olsun, başarısızlıkların olsun. Her başarısızlık seni başarıya taşıyacak tecrübeler kazandıracak. Kimse mükemmel olmak zorunda değil ki.

Hatırla, çocukken kaç kez düştüğün yerden kalkarak devam ettin koşmaya. O zamanlar vazgeçmedin se, bugün de vazgeçmeyeceksin. Düştüğün yerden kalkarak mücadeleye devam edeceksin. Başlangıçların kadar sonların olduğunu  da kabulleneceksin yaşamında. Her başlangıç sonun habercisi değil mi? Ve her son da yeni bir başlangıcın. Sen doya doya içindeki A’nı yaşamayı öğreneceksin..

Doğduysan, biliyorsun öleceğini.,, Kim ölümü düşünerek ya da bekleyerek yaşamış ki?

Önemli olan sana sunulan hayatı kucaklaman. Bugün yaşadığın herşey, yarınlarında hatırlayacağın bir anı olarak kalacak. Uğradığın her hayal kırıklığında mutluluğu başkalarında aramayı bırakıp ‘mutluluk benim’  demeyi  öğreneceksin,  Ne başkaları seni mutlu etmek zorunda ne de sen başkalarını. Sen istemedikçe kimsenin seni üzemeyeceğini bileceksin. Mutluluk sensin. Ve onun yaratıcısı sensin. En önemlisi,hayatının kontrolünü başkalarının eline bırakıp , mağdur rolü oynamaktan vazgeçeceksin. Bu rolü, yaşamının tüm kontrol ve sorumluluğunu büyüklerine bıraktığın çocukluk yıllarında yeterince oynadın. Şimdi yaşamın ikinci perdesindesin.  Artık gücünün farkındasın, kendinle ilgili kararlarını alabilecek ve sorumluluklarını taşıyabilecek kadar büyüdün.

Artık,başkalarının hayatlarını yaşayarak ya da başkalarının mutluluğuyla mutlu olmak yerine, sana sunulan yaşam hakkını kendin için kullanmaya başlama zamanı…

Unutma, HAYAT senin hayatın. Ve sen  bu  evrende, Teksin, Özelsin, Eşsizsin..

Ve

Bugün öyle güzel bir şeye Niyet et ki, bir gün bugüne iletebileceğin bir teşekkürün olsun.

Tijen Özpınar 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 107
Kayıt tarihi
: 18.07.16
 
 

Davranış Bilimleri Kişisel Gelişim Uzmanı, Profesyonel Yaşam Koçu, NLP Koçu, Spiritül Yaşam Koçu, N..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster