Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
397
 

Düşüncelerimle katilim, tutuklayın Beni!

Düşüncelerimle katilim, tutuklayın Beni!
 

Dünyanın en büyük katiliyim bugün. Öyle bir silah taşıyorum ki elimde, kalemden keskin, baldırandan acı, silahtan daha sessiz. Ölmek ve seni öldürmek istiyor bugün düşüncelerim.

Beynimin içinde tüm ayrıntılar. Önce, inceden senin katilin olmaya yüz tutmuş ruhum bedenimle savaşıyor. Şeytan hiç bu kadar şaşkın olmamıştır. Aklımdan geçenleri anladıkça "Yok artık, bu kadarını ben bile düşünemezdim" diyor bana fısıltıyla. Yüreğime oturmuş taş, elle tutulamayacak kadar sıcak. Seni o taşın üstüne koyup ,kalbimin ateşinde yakıyorum. İçim kavruluyor, küllerin içime savruluyor. Duymuyorum tiz çığlıklarını.

Bana söylediğin binlerce söz, gözlerin, gülümsemen. Hepsi bir bir film karesi gibi gözümün önünden geçerken, ruhum elinde tuttuğu makasla birer çentik atı atıveriyor her bir görüntüye. Senden geri hiçbir şey kalsın istemiyorum. Hiçbir şey hatırlamak. Varlığını unutmak. Seni hiç tanımadığım zamanlara dönmek istiyorum. İçimdeki isyanı bastırmak için tüm duygu orduları gelmiş. Sıcak bir iç savaş var. Kellesi uçan uçana. Bir tek sena bir şey olmuyor. Hayallerimden çıkarmam lazım seni. Ne kılıç işliyor sana, ne ok, ne mızrak. Dimdik karşında o ağzı bozuk halinle dikiliyorsun. Hiçbir şey olmadığını bilen ve bensiz hiçbir şey olduğunu söylediğin sen, yalvaran gözlerle bakıp ayakta kalmak için beyninin sana öğrettiği "iyiyim ben" kurgusuna inanıyorsun. Bana zehir zemberek sözler söylerken, beynime çaktığın çivileri elimde kerpeten birer birer çıkartıyorum şimdi şimdi.

O yalvaran gözlerinin arkasında, nasıl ruhsuz bir bedene sahip olan bir insan sureti olduğunu ne kadar geç fark ettiğim için kendime kızıyorum aslında. Önce ruhumu dize getirmem gerek biliyorum. Senin hayalinin, varlığının bitmesi için tek bir şey gerekiyor biliyorum. Sevgi dolu sıcacık bir elin yanağıma dokunması. Affedilmek. Sevgi dolu gözlerle görülmek. Beni gerçekten seven bir adamın eli. 

Hiç bu kadar yabancı kalmamıştım taşıdığım bedene. Aynanın karşına gözlerimin içine baktığımda gördüğüm yangından korktum. Bu yüzün benim yüzüm olduğuna, ruhumu şeytana satan bedenin bu beden olduğuna inanmak beni kör kuyulara attı. Şimdi ne yapsam boş. Kendime biçtiğim en güzel ölüm bu. Kibirimden, hırsımdan, mesnetsizliğimden başka nasıl kurtulurum? Işıksız, az bir havayla aç ve susuz yavaş yavaş öldürmek lazım. Her an bir umutla, birinin elini uzatıp beni çıkaracağını düşünerek ama gelmeyeceğini bildiğim bir umutsuzlukla.

O umutsuzluğa inandığım an, ancak o zaman ölürüm ben! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar güzel yazmışsınız. İnanın kaç kere girip okudum bilmiyorum. Kaleminizi yüreğime dokundurdunuz. Tebrikler, emeğinize, yüreğinize sağlık sevgiler.

FULYA TNR 
 19.03.2012 15:03
Cevap :
Güzel yorumunuz ve ziyaretiniz için çok teşekkür ederim.  19.03.2012 17:08
 

Ne kadar uzak kalırsak yaşadığımız gerçeğe o denli "yabancılaşırız (bence)taşıdığımız bedenlere"... Ama aşk, ama sevda, ama dostluk ama arkadaşlık adına söylensin... Bedeli bu kadar ağırsa, bizleri gerçeklerden ırak düşüren bu haller ne diye? Teşekkürler ve içten selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 16.03.2012 14:11
Cevap :
Şiir gibi okunası yorumunuz için ne kadar teşekkür etsem azdır. O teşekkür benden size asıl.  19.03.2012 16:19
 

'' Senden geri hiç bir şey kalsın istemiyorum. Seni hiç tanımadığım zamanlara dönmek istiyorum. Gelmeyeceğini bildiğim o umutsuzluğa inandığım an, ancak o zaman ölürüm ben...'' Bu yazıyı, kalan değil giden yazmış aslında ama öyle bir yazmış ki hızlı okuyanlar inanır sadece. : ) Giden de bir sihir vardır nedense. Mecazi olarak da olsa, ölen de geçmiş zamanlara dönmek isteyen de hep gidendir... ''Seni bırakıp gittim o bulvarda, kalabalıklar üstüme üstüme camekanlar sana doğru'' (Metin Üstündağ'a selam olsun, buna benzer bir cümlesi vardı yirmi küsur yıl önce) Aslında asıl kahraman o kalabalıkların ortasında kalandır elbet, giden değil... Her şeyi bırakıp çekip gitmenin o büyüsüdür aslında gideni çekici kılan ama intikam giderek değil, kalarak alınır bence. Ne yaptı da kahramanınız böylesi kaçası var hislerinden Sevgili Hazanda? Müzik tadında olmuş yazınız ki hep böyleydi aslında bloglarınız... Sizi okumayı seviyorum ama çok uzun ara veriyorsunuz, lütfen daha sık yazın. Sevgiler selamlar.

Adil Serkan SATI 
 14.03.2012 2:26
Cevap :
Vay vay :) Teşekkür ederim. Bir blogun müzik tadına olması güzel bir şey. Dün hava kapalıydı buralarda. Bir kasvet bir kasvet... Dellenivermiş kalemim. Zaten kan damlıyordu. Elimden geldiğince daha sık yazabilmeyi umuyorum. Teşekküre derim.  14.03.2012 12:02
 

Çok güzel bir anlatımınız var... Son zamanlarda okuduğum en etkileyici yazıydı.Yüreğinize sağlık, sevgiler.

Leyla Kanat 
 13.03.2012 16:05
Cevap :
Değerli yorumunuz ve ziyaretiniz için teşekkür ederim Leyla Hanım.  14.03.2012 9:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 92
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 330
Kayıt tarihi
: 30.01.12
 
 

Bir sonbahar mevsiminde sarı yaprakların yere düştüğü anda bir damla düştü anlıma. Biliyordum ki se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster