Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '07

 
Kategori
Alternatif Enerji
Okunma Sayısı
2344
 

Düşüncelerinizi gerçeğe dönüştüren gizemli trafo.

Düşüncelerinizi gerçeğe dönüştüren gizemli trafo.
 

İçim daralıyor. Nefes alamıyorum. Nedeni bilemediğim bir sıkıntı sanki beni boğuyor. Hiç bir şey yapmak gelmiyor içimden. Korkuyorum. Sanki bu günlerde başıma bir şey gelecekmiş gibi tedirginim. Hayattan zevk almıyorum artık. Kimse benimle ilgilenmiyor. Yalnız kaldım. Kimse beni anlamıyor. Herkes bana kötü kütü bakıyor. Galiba bu dünyada pek yapacak bir şeyim kalmadı. Herşey kötüye gidiyor. Bir terslik var anlayamadığım. Çok şanssızım. En yakın arkadaşım bile beni kandırıyor. Bu baş ağrılarım beni öldürecek. Midem yanıyor. Yediklerim sanki ağzıma geliyor. Ne çileli başım varmış. Gitmek istiyorum buralardan. Yalnız kalmak istiyorum. Aslında bir doktora görünmem lazım acilen. Evet evet ben hiç iyi değilim. Galiba yaşamayı pek sevmiyorum artık.

Evet siz hastasınız. Acilen bir doktora hatta psikoloğa görünmeniz şart. İçinizi kara kara dumanlar bağlamış. Beyniniz stres çöplüğü olmuş adeta. Çevrenizde ne kadar sıkıntı varsa hepsini depolamışsınız beyninize. Ayırım yapmadan sahiplenmişsiniz sıkıntıları. Kimin olduğuna ve nasıl ortaya çıktığına bakmaksızın elektrik süpürgesi gibi çekmişsiniz ruhunuza. Sıkıntıları tüm içtenliğinizle ve samimiyetinizle rol olarak kabullenip, harika bir oyun çıkarmışsınız. Beyninizi ve tüm benliğinizi çok daha zor rolleri başarıyla oynayabilecek bir robot haline getirmişsiniz. Bravo size. Yakında bağırsaklarınız, mideniz ve ona bağlı organlarınızın iflası ile ilgili dahiliye kliniklerinden randevunuzu alabilirsiniz.

Pekala ne yapmalıyız bu duruma düşmemek için. Yıkıcı hastalıkların üzüntüsü ve ölümlerin getirdiği stres ve bunalımların sonrasında tabiki insan ister istemez depresyona girebilir. Fakat günlük yaşamımızda beynimizi olumsuz çalışmaya iterek, kendimizi adeta problem makinası haline getiririz farkında olmadan. Sürekli kayıt halinde olan beynimiz, kendi yarattığımız ve çevreden satın aldığımız senaryoları adeta kendi rolümüz gibi kurgular ve bir drama şaheseri gibi önümüze koyabilir. Bir müddet sonra anlamını dahi bulamadığımız sıkıntılarla başbaşa kalıp, depresyona girebiliriz. Olumsuz enerjiler, diğer olumsuzlukları mıknatıs gibi çekerek, içinden çıkılamayacak terslikler zinciri ile boğuşmaya başlarız.

Şanssız olduğumuzu düşünerek şanssızlığı davet ederiz. Kötü olduğumuzu düşünerek kötü oluruz. Zaten beyin denen çözülmesi zor fakat dengesinin bozulması bir o kadar kolay olabilen elektrik yüklü trafo, en küçük olumsuz sinyallerden bile etkilenir. Bulunduğumuz ortamlar dahi beynimizi etkileyerek, strese girmemizi kolaylaştırabilir. Pozitif enerji ve bol oksijen alabilen beyinler çok daha olumlu reflekslerle bize inanılmaz bir rehberlik örneği verebilir. En sıkıntılı olduğumuz zamanlarda biraz hava almak ve düşünme aralarındaki nefesler, yaşamımızdaki bir çok hayati yanlışları engelleyebilir.

Beynimizdeki doktor en büyük yardımcımızdır aslında. Beynimizdeki doktoru keşfederek, beynimizi gereksiz etkileşimlerle stres çöplüğü haline getirmemeliyiz. Olumlu düşünerek, beynimizin diğer organlarımızla uyum içinde olmasına yardımcı olmalıyız. Beynimizi çok önemli olmayan bilgilerle ve sıkıntılarla doldurmamalıyız. Bu gibi durumlarda not defteri kullanmak, hatta biraz unutkan olmayı da göze alarak, beynimizi boş bilgilerden arındırmak en güzeli aslında.

METİN ÖZKAYA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bahsettiğiniz düşünceler, bana KGK(Kendini Gerçekleştiren Kehanet)i hatırlattı.Gerçekten sabah kalktığımızda stresli,sıkıntılı,sinirli ,öfkeli bir haldeyken işlerimiz genellikle ters gidebiliyor.Daha sakin ve olumlu olduğumuzda ise işlerimiz rast gidebiliyor.Yazınız,"Nasıl Düşünüyorsak Öyle Yaşıyoruz" savını destekler mahiyette.. Yüreğinize sağlık...

s.alkan 
 16.12.2007 21:32
Cevap :
Gerçektende söylediğiniz gibi biraz da kendimiz hazırlıyoruz enerji yolumuzu. Teşekkürler bu güzel ve anlamlı yoruma. Sevgilerimle  16.12.2007 22:19
 

Kendime kızıyordum Metin Bey. Demek ki farkında olmadan beynime iyilik etmişim. Nasılsınız bu arada? Sevgiler.

Ayrıntıda gezinmek 
 04.08.2007 22:06
Cevap :
Evet beynimizi fazla doldurmamak en güzeli galiba. Sevgilerimle  05.08.2007 23:49
 

Hayat tabi ki her zaman bize gümüş tepsiler içinde mutluluk sunmuyor. Arada biraz canımızı da yakıyor. İnsan bu durumlarda yüzünü ne kadar çabuk güneşe dönerse o kadar çabuk toparlanıyor. En kötüsü ne biliyormusunuz Metin bey. Günümüzde insanın etrafında bu gruba giren insanlardan o kadar çok var ki. Bu bahsettiğiniz durum onların genel ruh halini anlatıyor.Eğer onlarla yaşıyorsanız, onlar sürekli sizin enerjinizi çalıyorlar sizi de bir süre sonra kendilerine benzetiyorlar. Siz kendinizi kötü hissettiğinizde size kendinizi toparlamak için yardım etmiyor aksine yaranızı kaşıyor yada tuz basıyorlar. Çünkü onlar –dediğiniz gibi- hiç bir şeyden asla mutlu olamayıp her şeyden şikayet ediyorlar. Blogda da var aslında böyle insanlar:) Onlardan uzaklaştığınız an rahatladığınızı hissediyorsunuz. Beynimizi doğru kullanmak hakikaten çok önemli. Her sabah kalktığınızda aynada gülümseyerek bugün bomba gibi bir gün demeniz bile sizde bilirsiniz günümüzü çok etkiliyor. Yüreğinize sağlık:)sevgiler

Haşim Arıkan 
 01.08.2007 13:17
Cevap :
Gerçekten çok haklısınız. Bazı insanlar varki negatif enerjileri yüzlerine vuruyor. Her zamanki gibi bloğumu tamamlayıcı ve etkili bir yorum yazmışsınız. Çok teşekkür ederim. Sevgilerimle  01.08.2007 14:58
 

Yazının ilk paragrafı, beynimizin en küçük negatif sinyallerden bile etkilenerek dengesinin bozulduğu elektrik yüklü bir trafo olduğunu ispatlar gibiydi!.. (Ruhum daraldı yahu!..) Ters mantıkla; olumlu, neşeli, sevimli, huzur ve sebepli-sebepsiz mutluluk veren ortamları fırsat bilelim. Şen şakrak, etrafına neşe ve gülücük saçan, pozitif enerji yayan insanlara sakız olalım derim ben, naçizane!.. Enerjini (pozitif olanını dememe gerek yok, sende negatifi barınamıyor zaten!) bizlerden esirgememen dileğimle... Sevgiler...

habişş 
 18.07.2007 20:07
Cevap :
Evet sevgili Habişş. Zaman zaman hepimizin pozitif enerjileri yitirdiği ve negatif enerjilerinin hırçınlığına kurtarıcı gibi sarıldığı zamanlar oluyor. Hatta karşı tarafa oh çok iyi oldu zaten haketmişti dediğimiz zamanlar. Çok dengeli insanlarda normal değildir bence. Dengesizliğin çılgın cazibesini yaşarım kimi zaman. Güne böyle dengesiz başladığım günler, akşama kadar sürer negatiflik alışverişim. Herşey ters gider o gün. Kısa süreli negatif enerjilerde insanın boşalması bakımından iyi olur zaman zaman. Düşünebiliyormusun devamlı sırıtan ve herşeyi olumlu karşılayan bir insanı. Hiç çekilmez herhalde. Genelde pozitif olmak ve sevgi adına ışık yaymak en ideali galiba. Siz zaten bu sıcaklığınızla pozitif enerjilerin trafosu olmuşsunuzdur herhalde. Yorumuna çok teşekkür ederim. Sevgilerimle  18.07.2007 22:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3113
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster