Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '15

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
20791
 

Düşünen Adam heykeli neden Bakırköy Akıl Hastanesi bahçesinde.

Düşünen Adam heykeli neden Bakırköy Akıl Hastanesi bahçesinde.
 

 Yıl 1962.Aylardan Haziran.16 yaşında lise son sınıfa geçmiş bir öğrenciyim.Günlerdir sosyoloji öğretmenimiz Ziya Somer'in planladığı gezinin heyecanı içindeyiz bütün sınıf. Ziya hocamıza bütün kızlar aşığız. Orta yaşın biraz üzerindeki bu karizmatik adam güzel ve etkili konuşması ile hepimizi büyülüyor adeta.

 3 Haziran günü Kadıköyden vapura binerken bütün kızlar hocamızın yanında oturmak için adeta yarışıyoruz. Gezimiz Bakırköy Akıl Hastanesine.O güne kadar hep müze ve kültür gezisi yapan bizler için bu gezi çok ilginç.

 Bizi Hastane kapısında  Başhekim Dr. Faruk Bayülkem karşılıyor. Hastane girşindeki devasa heykele dikkate baktığımızı görünce çok şirin bir ses tonu ile size onun da öyküsünü anlatacağım diyor.

 Hastane bahçesinde konuşlanmış çeşitli hastaların arasından geçip Başhekimin odasına doluyoruz hepimiz.Gördüğümüz hastalar bizi çok etkiliyor.

 Dr. Bayülkem hastaneyi, kuruluşunu anlatıyor sakin sakin. Konu nihayyet  bahçedeki heykele geliyor.Bahçedeki heykelin bir önceki başhekim tarafından hastanede yatan bir heykeltraşa yaptırıldığını öğreniyoruz. Heykeltraş, heykelin bitmesine  yakın emeğimin karşılığını isterim diye tutturup bir de çok yüksek bir bedel söyleyince, zaten bu konuda tahsisatı olmayan hastane yönetimi elleri olmayan  heykelle kalakalmış.

 Bu olaydan 6 ay sonra gene hasta bir subay tarafından elleri yapılan heykel bahçeye konmuş. Orijinalinin Paris'te Rodin müzesinde olduğunu ve Auguste Rodin tarafından 1906 yılında yapıldığını da bu söyleşide öğreniyoruz. Ne mutlu ki bu olaydan yıllar sonra 1998 de Paris'te yaşarken Rodin müzesini gezdim ve felsefi düşüncenin dünyada simgesi olan bu heykelin orijinalini yakından gördüm.

 Dr. Bayülkem bu heykelin bir çok kopyasının olduğunu ve bunların dünyanın bir çok ülkesinde müze girişlerinde,Üniversite bahçelerinde konuşlandığını da anlatıyor.

 Gerçekten çok mizahi bir kişiliğe sahip olduğunu bu kısacık  zaman diliminde öğrendiğimiz doktorumuz bu heykelin akıl hastanesi bahçesinde olmasını da şöyle özetliyor.

 Dışardaki deliler içerdekilerden çok daha kötü durumda olduğu için Düşünen Adam onları düşünerek kaygılanıyor.diyor.

  O gün hastane ziyaretimizde Doktorumuz Delilerin aslında anlaşılmayan dahiler olduğunu da anlatıyor bize. Gerçekten daha sonraki saatlerde hastanede atölyeleri gezerken hastaların yaptığı şaheser tablo ve diğer eserlere bakarken doktorumuzun bü fikrine katılıyoruz.

 Şimdi nereden çıktı bu düşünen adam konusu diye düşünebilirsiniz. Dün sosyal  paylaşım sitelerinden birinde  Düşünen Adam heykelinin bir çok ülkede sanat müzelerinde, Üniversite bahçelerinde olduğunu , bizim ülkemizde ise neden Akıl Hastanesi bahçesinde olduğunu sorgulayan bir yazı okudum.

 Ben bire bir neden hastane bahçesinde olduğunu heykelin yapımında rol oynayan başhekimin ağzından  duydum. Bunu da sizlerle paylaşmak istedim.

NAHİDE ÇELEBİ, Nur Eşmeli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de görmüştüm. Çok da ilgimi çekmişti.

Kerim Korkut 
 11.02.2016 17:15
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederim.Saygılarımla  11.02.2016 18:13
 

Canım paylaşımınız çok etkili etkilendim selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 18.10.2015 11:23
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederim Sevgili Nahide Hanım, Selam ve sevgilerimle  18.10.2015 12:00
 

Paylaştığınız “Düşünen Adam” heykelinin öyküsü oldukça ilginç. İlginç bulduğum iki önemli nokta var: Birincisi heykelin para ödeme sorunu nedeniyle yarım kalması, altı ay sonra yarım kalan ellerinin bir subay tarafından tamamlanarak bugünkü hale getirilmesi. Demek ki paranın bittiği, kurumların tökezlediği zamanlar Bakırköy’ün yolcuları da artıyor. İkincisi Bakırköy’ün ‘bakır’ kısmı da ilginç; çünkü insanlık kentsel uygarlığa ‘Bakır’ deviyle birlikte geçiş yapmıştır, bu süreçte kent devletlerini kurmuştur. Gelin görün kurduğu uygarlığı bir adım sonra yıkmayı da bir maharet görmüştür ve de hâlihazırda görmektedir. Düşünmeyenlerin uygarlıklarını her adımda yerle bir ettikleri, bu süreçte düşünenlerin de Bakırköy’de doğum sancıları çektiği bir gerçek. Ama gerçek hastaların düşünmeden uygarlıklarını yıkanlar olduğu doğru olsa da, onların hastalık tanıları henüz daha yapılabilmiş değildir. Bir başka ifadeyle onlar, tanısı henüz daha konulamayan akıl hastalarıdır. Görüşmek üzere, sevgiler.

Rıza Üsküdar 
 16.10.2015 23:19
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederim Sayın Yazarım,Size de yazılarınızda başarılar dilerim.Saygılarımla  18.10.2015 12:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1005
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster