Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '17

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
161
 

Düşünen Adam

Düşünen Adam
 

August Rodin / The Thinker


Sevgi, sanat her şeyi çözer. İnsanların içine sevgi tohumları ekmek gerekir. İlerde bu tohumlar mutluluk çiçekleri açar. "Yetenek bedelini ödetiyor; ne yaşam, ne acı... Sanat kabiliyeti son derece tehlikeli bir kabilyettir, çok az kişi direnebiliyor buna." Camille Claudel  kardeşi Paul'e yazdığı mektuptan bir alıntı..

Evet yetenek büyük bir ödüldür, ama bunu anlayıp değerlendirebilene...                                       1988 yılında Isabelle Adjani ve Gerard Depardieu nun başrolleri paylaştığı, iki Oscar ödülü alan film, Camille Claudel'in hayat hikayesini konu alıyor, gerçek hayat hikayesinin sinema aktarılmış hali. Kesinlikle seyretmenizi tavsiye ederim.

Kim bu Camille? Soracak olursanız. Camille, heykeltraş Auguste Rodinin büyük aşkı. 1864 yılında Fransa'da dünyaya gelen Camille çocukluğu çamurdan heykel yapma çabaları ile geçti.1883 yılında Auguste Rodinin atölyesinde eğitim görmeye başlar, hem ilham kaynağı, arkadaşı ve kara sevdası olur. 1905 yılına kadar inişli çıkışlı bir ilişki yaşarlar, en sonunda Auguste Rodin sinir krizi geçiren Camille'yı tımarhaneye kapatır. 30 yıllını tımarhanede geçeren, Camille öldükten sonra tüm eskizlerini  Auguste Rodin kullanır. Düşünen adam heykelinin eskiz çalışması, yani fikri Camille'nın olduğu söylenmektedir.

Herkes bildiği "Düşünen adam" heykelinin kopyası Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinin bahçesini süslemektedir. Bu heykelin kopyasının yapımının ilginç bir hikayesi var.

1940'lı yıllarda, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Başhekimi Fahri Celal Göktulga, Düşünen Adam'ı ilk önce dergide görür ve yapılması için girişimlerde bulunur. Tabii ki her zaman ki gibi,  ödenek meselesi gündeme gelir. Göktulga, o sırada hastanede tedavi gören heykeltraş Kemal Künmat 'ta konuyu açar, o da bedeli karşılığı yapmayı kabul eder. Heykeli yapmaya başlar, heykel bitmek üzeredir. Fakat  istediği ücreti alamaz. Heykeldeki adamın çenesine yaslayacağı el bitmemiştir. Künmat'ın istediği ücret ödenmediği için, bitirmeden hastaneden ayrılır. Altı ay heykel yarım olarak bahçede sergilenir. Depresyon tedavisi için hastaneye gelen Yzb.Mehmet Pişdar'a tamamlaması rica edilir. Başhekim yeteneğini sınamak için bir demo çalışması yaptırır, sınavı geçer ve heykeli tamamlar.

Türkiye böylece Düşünen Adam' la tanışır. Heykel dünyada felseyi temsil eden bir imge olarak anılır. Belçika, Almanya, Norveç, Japonya, Fransa ve Danimarka gibi farklı ülkelerde müze ve üniversitelerin bahçelerini Düşünen Adam heykeli kopyaları süslemektedir, yalnızca ülkemizde Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesindedir. Ben de Camille Claudel  ya bir gönderme olarak düşünüyorum. Heykelin açılışında gazeteciler sorar; " Neden düşünen adam heykeli? " Başhekimi Fahri Celal Göktulga cevabı ilginçtir ; " Dışarıdakilerin durumu içerdekilerden daha kötü, ne olacak bunların hali" diye traji komik bir cevab vermiştir.                                                                                                                          

Camille Cladudel'in sözleriyle yazımı bitiriyorum.  

 "Ben Hayatı Seviyorum, aşkı, umudu, Ödülsüz olsalarda "  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 13548
Kayıt tarihi
: 09.05.15
 
 

Bursa karagöz sinema atölyesinde "iki yıl sinema,  iki yıl senaryo yazarlığı, bir yıl oyunculuk" ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster