Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '21

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
7
 

DÜŞÜNME ZAMANI

Kendini geliştirmek isteyen herkesin öncelikle kendine ayıracağı zaman, bir nevi baltasını bileyeceği zaman bulabilmesi, bu zamanı kendisi için kullanması, bu zaman zarfında bazen yalnız, bazen de tamamen bulunduğu yerlerin, rollerin dışında olması iyi olur. Çünkü bu şekilde farklı yerlerden aynı ortama bakması gerekir.

Tabi kişi ancak sorarak kendini geliştirir.

Çoğu insan sormaz, soracak zaman bulamadığından değil; ne sorması gerektiğini bilmediğinden sormaz.

Her şey göründüğü gibi olsaydı ancak değildir. Neden olsun ki? Bu şekilde olsa her şey çok basit olurdu. Her şey bir zaman sonra düzelirdi ama gördüğümüz gibi her sorun yaşandığında soruna çare olarak düşünülenler daha büyük sorunun parçası olmuyorlarsa ilaç da olmuyorlar. Neden?

Dünyadan neden bu kadar şey beklediğimizle ilgilidir buna cevaplar. Dünyada neden bu kadar şey bekliyoruz. Diyelim ki oldu, sonra ne olacak? Amacı kesinlikle dün de bugün de farklı olmayan zümreler her ne yapıyorlarsa bunu mükemmel yaptıkları için insanların üzerindeki hâkimiyetlerini devam ettirebiliyorlar. Pratik zekâları, kıvraklıkları en büyük yetenekleri. Onlar için çalışan daha yetenekli ancak onlar kadar hile düşünmeyen insanlar, diğerlerini onlar adına tuzağa düşürüyorlar.

Filmler hazırlıyorlar, kitaplar yazıyorlar, yazdırıyorlar, sipariş projeler üretiyorlar. Kısaca insanları daha kolayca yönetmek, uysal balıklara dönüştürerek kendi elleriyle kendilerini av yapacak havuzlara hapsediyorlar. Bu bana şöyle tasvir oluyor, açık denizde yaşayan balıklar, kendilerinden denizin kenarına yapılmış havuzlar akın ediyorlar, oraya gitmek için yarışan balıklar sonralarının ızgara olduğunu anlamıyor. Asıl olan kendi mutlulukları olduğunu göremiyor. Medeniyet insanı dönüştürdüğü kadar gerçekçi oluyor. Kendinden ayırdıkça güçleniyor.

Kitaplar filmler, daha fazla satılan her şey bir şekilde insana dair gelecekte yaşanacak diğer adımın izini taşıyor. Buna isterseniz alıştırma koltuğu, yürüteç, örümcek de diyebilirsiniz. Şimdi 80’li yılların filmleri şimdilerin gerçeği ile paralellikler aynılıkların olmadığını kim iddia edebilir? Ruhu şad olsun, Kemal Sunal’ın bugünlerde emeği oyunculuk açısından büyük, asıl emek sahipleri ise elbette senaryo yazarları…

Düşünmeden, neler oluyor diye sormadan hayatın akışına kendini kaptıran miyop olan milyonlar görmüyor mu? Herkes kendince görüyor, gördüğünü sananlar farklı şeyler görüyor bu zenginlik. Hileli zarları ise çok az kişi görüyor kimi söylüyor. Kimi susuyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2250
Toplam yorum
: 321
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 158
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster