Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '15

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
300
 

Düşünsel türler

Düşünsel türler
 

O'na özlem, gereksinim giderek çoğalıyor!!!


Düzyazıda bir amaç için oluşturulan, bilgi veren gazete ve dergi yazıları olarak da adlandırılanlardır. Bunlar: makale, deneme, eleştiri, köşe yazısı, söyleşi, gezi yazısıdır. Bir de gerçek yaşam ve yaşantıdan kaynaklanan anı, günlük, yaşam öyküsü, gerçek özyaşam öyküsü, mektup türlerini sayabiliriz.
 
DENEME
 
Deneme, “ben”in ülkesidir. Yazar iç dünyasını katmıştır yazısına. Yazarın kanıtlama gereği duymadan ortaya koyduğu görüş ve düşünceleri kapsar.
 
DENEME TÜRÜNÜN ÖZELLİKLERİ
 
Konu seçiminde sınır tanımaz.
Bilgiççe bir tutum görülmez.
Konuşuyormuş havasında bir tutum izler.
Senli benli bir anlatım içerir.
Savı, düşünceyi kanıtlamaktan kaçınır
Başka düşünceleri çağrıştırır.
Dile özen gösterir.
Felsefeyle edebiyatın buluştuğu   yer.
Özyaşam öyküsü içinde kurmaca.
Konuyu bütün yönleriyle ele almaz.
Felsefeyi gerçeklikte denemek, diyalektiğin örneklerini  bulmak.
Söyleyemediklerini düzene sokmak.
Güvenilir saptamalar yapma.
Deneme yazmak deney yapmaktır.” 
 
(Hasan Cüneyt Bozkurt, Aydınlık Kitap, 5 Eylül 2014, s.5)
 
HARİTASIZ YÜZLER
 
"Öyle yüzler görüyorum ki, yumurtadan yuvarlak; sekilenilecek bir düzlüğü yok, ona konuk olamazsınız; anlamaktan ve anlatmaktan öylesine soyutlanmış ki üstünde ne bir sevinç kanat vuruyor, ne de üzünç kıvranıyor.Donuk bir göl yüzü, buzu yalınkat. Üstünde anlam arayışına çıksanız, kırılacak, soğuk derinliğinde yitip gideceksiniz."
 
(Osman BOLULU, Atatürk’le Aklın Aydınlığında, s.28-30)
 
 MAKALE
 
Yazar savunduğu düşüncesini kanıtlamaya çalışıyor.Bu yazı türünü  makale olarak adlandırırız. Gazeteyle birlikte doğmuş, gelişmiş bir yazı türüdür. 
 
MAKALE TÜRÜNÜN ÖZELLİKLERİ
 
Yalın ve yoğun bir anlatımlı, “biz”li anlatıcılıdır.
 
Yazar, söz oyunlarına başvurmaz; dolaylamalar, biçimsel kaygılar makalede yer almaz.
 
Düşünceyi geliştirme yöntemlerinden yararlanarak öne sürülen düşünceyi ya da savı kanıtlar.
 
Konu girişte okurun ilgisini çekecek içimde ortaya konur.
 
Kanıtlanan, neden-sonuç ilişkisi içinde sonuçlandırılır. Sonuç bir iki tümceyle vurgulanır.
 
"Eğitimin bir azınlığın tekelinde olması, toplumsal iletişimin kurulmasını da engellemiştir. Halkla aydın arasındaki kopukluğun nedeni de bundan ileri gelir. Aydın, halk anlayışında başka bir gezegenin insanı gibi görülmüştür..."
 
( Adnan BİNYAZAR, Okuma ve Metin İnceleme, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, s. 54-55 
 
ELEŞTİRİ
 
Eleştiri bir düşünsel türdür. Bundan önce gördüğümüz makale, deneme gibi. Eleştirmen ne övgü ne de yergi havası içinde yazar. Eleştirinin özelliği nedeniyle bu türde bir yapıtın, yazarın, ozanın, kısaca konu olan kimse, olumlulukları, olumsuzlukları iç içe 
bir arada bulunur. 
 
Açıklama, 
inceleyip çözümleme 
değerlendirme 
 
eleştirinin üç temel boyutudur. 
 
İşlevi okurla kurulacak köprülük görevini gereği gibi yerine getirmesine bağlıdır. Okurun, üzerinde durulanı olumlu olumsuz yönleriyle kavrayıp algılamasını sağlar. 
 
Eleştiri türleri:
 
okura, 
topluma,
sanatçıya, 
yapıta 
 
dönük olarak sıralanabilir.
 
Eğer, yalnız olumsuzlukları içeren bir eleştiri söz konusuysa bunu yergi olarak adlandırırız. 
 
EDEBİYATTA ÜÇ BOYUT
 
Amerikan eleştiricilerinden biri, eşya gibi edebiyatın da kendine göre üç boyutlu olabileceğini ileri sürüyormuş. Eşyada ne vardır? Boy vardır bir de derinlik vardır; bunlara karşılık edebi eserlerin de genişlik, derinlik ve yükseklik gibi üç boyutlu olduğu söylenebilir diyormuş. 
 
Yükseklik güçlü bir inana dayanan yazıların niteliği; bu inan ister din ve ahlak sorunlarını gözetsin, ister yalnız toplum sorunlarını içine alsın. Derinlik, daha çok karar veremeyen ve şüphe edenlerin özelliği; sanatçı sorup anlamak derdiyle derinleşiyor. Genişlik de ruh ve inan sorunlarını ikinci sıraya bırakıp, insan topluluklarının çeşitli davranışlarını öne alan sanatçılarda bulunur. 
 
Gerçekten büyük yazarlarda bu boyutların üçü de bulunur, bir kısmında ikisi görülür, çoğundaysa ancak biri. Eleştirici birkaç Amerikan yazarını bu denemeden geçirmiş ve bugünkü yazarların çoğunun iki boyutlu kaldığı yargısına varmış.
 
Bununla beraber, büsbütün kederlenmeye yer olmasa gerek. Çünkü dünya klasikleri arasında bile üç boyutun üçünü birden kendinde toplamış sanatçılar bol değil.
 
(Orhan BURİAN, Denemeler-Eleştiriler)
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 934
Toplam yorum
: 307
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 624
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster