Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ZEREN KEZİBAN KARAASLAN

http://blog.milliyet.com.tr/zerenkezi

02 Mart '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1087
 

Dutlu kahve ya da tarihi kır kahvesi

Dutlu kahve ya da tarihi kır kahvesi
 

Bunaltıcı yaz günlerinin sıcağında”ben bir karaağaç gölgesi bulurum cebimde ümitlerim”i mırıldanarak serinleme umuduyla kendinizi nereye atarsınız.... Ya da kışın soğuk, güneşin son derece cimri olduğu hatta hiç çıkamdığı kasvetli günlerde canınız sıklıdığında aklınıza gitmek için neresi gelebilir... Her kentte deniz kenarı olmasa da kahve ve çay içeceğiniz ve sohbet edebileceğiniz bir yer vardır... Sait Faik’in; o akıcı insanı alıp götüren anlatımıyla, öykülerinde rastladığımız bir kır kahvesi ya da bir kahvehane mutlak vardır...
Gelin kahveyle ilgili zihnimizde şöyle bir sörf yapalım: Önce bir öykü!...Veysel Karani develerini otlattırken beyaz çiçekli bir bitkiye rastlar bu çiçeklerin gün geçtikçe oval şeklinde bir çekirdeğe dönüştüğünü görür... Her nimetin bir faydası olduğunu düşünerek tadına bakar çok acı bulur... Bitkiyi dalıyla ateşe atar, ateşte kavrulan bu bitkiden mis gibi koku yayılır... Tekrar tadına baktığında lezzeti bu defa hoşuna gider... Rivaayet bu ya; taneleri çiğnerken zihninin açıldığını ve keyif aldığını farkeder bunun adı keyfe olsun der...Tabii keyfe zamandaki yolculuğuyla kahve dedirtir kendine...Sonra kırk yıllık hatır yükletir bir fincanına... Ve kendi adına evler açtırır...
Bu evler yani kahvehanelerin ülkemizdeki tarihsel sürecinde ise bir çok ayrıntıya rastlariz... Ancak burada, ilk kahvehanelerin müşterilerinin daha çok aydın sınıfından olması dikkatimi çok çekmiştir .... Buralara gelen guruplar; bu mekanlarda edebi sohbetler, sanatsal ve felsefi tartışmalar, karşılıklı fikir alışverişleri yaparlar.... (Bu gurupların arasına girmek , kabul görmek hem zor hem de çok önemlidir...)
Hem keyf veren hem zihin açan kahve de bu toplantıların vazgeçilmezi olmazsa olmazı olur tabii...Şaire; "Gönül ne kahve ister ne kahvehane/ Gönül bir dost ister kahve bahane" dedirten bahane nedenidir de aynı zamanda ... Bir çok derin sohbetlere ve öykülere tanıklık eden kahveler böylece bir kültür de oluşturur, günlük yaşamda önemli yer tutarlar.. .....
Kahve dendiğinde benim aklıma hemen Pierre Loti gelir, Pierre Loti dendiğinde ise Eyüp sırtlarında Haliç’e gururla bakan Pierre Loti Kahvesi gelir akla...( Bu ismin değiştirilmesi düşünülüyormuş bu günlerde, niyeyse...) Bilindiği gibi Pierre Loti’nin Aziyade adlı kitabının yazılmasına vesile olan o mağrur, o dillere destan aşkın temelleri burada atılmış... Pierre Loti ile Aziyade burada buluşup görüşebiliyorlarmış ancak... Memleketine dönmek zornda olan Pierre Loti geri geldiğinde Aziyadesini bulamaz, geri dönülmeyecek olan yolculuğuna çıkmıştır sevgilisi...Ama o İstanbul’da kaldığı günler, hep bu kahveye gelir oturur... Ve derlerki kitabı da burada yazar... Pierre Loti’nin yaşadığı bu aşkın büyüklüğü , oraya o kahveye Pierre Loti denmesini sağlar... Sonra günümüze kadar gelip bakışlarımızı uzağa çok uzağa taşıtarak anlatılacaklar arasındaki yerini de alır böylece...
Evet mekanların önemi, o mekanlara yüklediğimiz anlamlar...Mekanların insanla olan iletişimi, aldıkları-verdikleri ...Nefes aldırmak, mola verdirmek için vardırlar sanki...Bir dinlence yeri, bir söylencedir kahveler...
Şimdilerde tek tük kalmış pek fazla rağbet görmeyen kahvehaneler yeniden eski itibarına kavuşmaya uğraşıyor...
Gaziantep de unutulup gitmiş bir dönem Dutlu Kahve denilen tarihi kahve de bunlardan biri... Restore edilip yeniden hizmete açılmış durumda...Şimdilerde tarihi kır kahvesi deniliyor..( kır kahveleri kırlık alanlarda olur aslında yani yeşil hakimdir)Ana binaya dışardan bakıldığında, üst kısımlarında ahşap kullanılmış ve serander havası var... Pencerelerinin bir kısmında göze çarpan, renkli camlarla binanın hoş bir görüntüsü var......
Bahçe giirişinde yaklaşık 150 yıllık olduğu söylenen ağaç ve bir çeşme var size hoşgeldiniz diyen edasıyla sizi karşılıyor...Bahçede sanırım yedi ağaç bulunmakta...Dut ağaçları...(Dutlu Kahve denmesinin nedeni)
Ağaçların kenarları yaklaşık bir metre boyunda taşlarla çevrilerek yükseltilmiş ve içine toprakla dolgu yapılmış... Donuk bir hava var ama masaların oturma düzeni , ışıklandırması ve çalışanlarının hareketliliğiyle bir süre sonra bu haava ortadan kayboluyor... Bahçe zeminine de sanırım temizliği kolay olsun fazla uğraştırmasın diye tamamen taş döşenmiş... ( Tarihi doku pek fazla korunamamış gibi geliyor bana bu restorasyonda ama biz yalnızca gidilebilinecek bu mekanın havasıyla ilgilenelim...)
Eskiden Tabakhane denen tarihi kimliğe sahip semtte bulunan kahveye uğrayıp kendinizi kentten soyutlayarak sohbet edebilir, soluklanabilirsiniz ... Tabakhane Gaziantep in en önemli semtlerinden tarihsel ve bu günkü konumuyla hala bu özelliğini korumakta..Şehri ikiye bölen Allaben deresi de bu semtin içinden geçiyor...
Eski antep evlerinin önemli kısmı harap halde olsada bu semtte bulunuyor.. Şimdilerde yer yer eski evlerin önemi farkedilip; restore edilmeye başlanmış, turistik gelişimin umudu haline gelmiştir...Semtlerin bulundukları şehrin kimliğine kattkısı yadsınamaz... Tabakhane de bu açıdan öemli konumda... Turizme kazandırılmaya başlanmış...
Dutlu Kahve tam da kalenin ihtişamını seyredebileceğiniz bir yerde , kalenin hemen yanıbaşında...Kahvede oturup kahvenizi yudumladığınızda; kaleyi seyrederken, tarihin sayfalarında dalıp gidiyorsunuz bir anda... Sörf yaaparken zihnimizden akan söylemlerin arasında kendine yer açacağa benziyor Dutlu Kahve...Ya da Tarihi Kır Kahvesi
Ulaşım açısından da uygun bir semt burası... Daha çok new age tarzı çalınan müziğin kalitesi de kahvenin özgünlüğünü vurgular nitelikte..
İster kahvehane deyin, istar kahve, isterseniz kır kahvesi... Önemli olan günümüze kadar taşıdıkları mesajlar.. Umarım dönem dönem burada antep kültürüne yönelik etkinlikler düzenlenir... Örneğin; eski dönemlerden; buranın müdavimi olan birine ulaşılıp söyleşi yapılabilir... Eski Tabakhane'yi Allaben'i bize hevesle anlatacak birini dinlemek , eminim çok keyifli olacaktır bu mekanda.. .Ve
"Kadifeden kesesi/Kahveden gelir sesi"
Eski taş plak dinletisi, ayda bir defa... Ne dersiniz...

Keziban Karaaslan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 549
Kayıt tarihi
: 18.02.09
 
 

Bağımsız bir yaşam sanatsız düşünülemez! diyen bir kaç yıldır Gaziantep' te yaşayan, kamuda çalışan ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster