Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
507
 

Duvarlar neyi örter?

Duvarlar neyi örter?
 

resim kaynağı:www.benimblog.com


Kapıdan içeri girince dışarıda bırakılan sadece sokaklar mıdır? Kapı ve evi çevreleyen duvarlar camdan yapılmış olsaydı, kapatılan kapının ardında bırakılacak olan yine aynı sokaklar mı olacaktı?

Evin içini dışarıdan göstermeyen duvarlar, dışarının bakışından kurtarır insanı. Sürekli olarak başkalarının bakışının kendi üzerinde olduğunu hissetmek, yaptığı her davranışın gözetlendiğinin farkında olmak , rahatsız eder insanı. Kendine göre değil başkalarına dönük davranarak bir yaşam sürmek doğallığı bitirir ve yapay bir rol oynamaya benzer davranışları öne çıkarır.

Oysa duvarlarla kaplı, dışarıdan içerinin görünmediği bir evde insan kendisiyle baş başadır. İnsanın kendisiyle baş başa kalabilmesi, onun doğallığını yaşamasıdır aynı zamanda. Rol yapmadan, içtenlikle hareket edebilmesi, belki biraz da doğallığını yaşaması rahatlatır mı insanı? Gerçekten de insan kapalı duvarlar ardında toplumsal ortamda yapmaktan kaçındığı her şeyi rahatça yapsın ve yaptığını da sadece kendisi bilsin diye mi görünmez yapmıştır duvarları?

Toplum içerisinde herkesin birbirini dikkate alarak ve birbirini rahatsız etmeden yaşaması söz konusu olduğundan, insanın bedensel yanına ait ihtiyaçların karşılanması kimsenin görmediği bir yerde , yalnız kaldığında mümkündür. Toplumda sürekli insan yanımızı ortaya koyarız. Yalnızlığımızda da insan yanımızı mutlaka ortaya koyarız ama aklı başında hiç kimse tuvaletini herkesin görebileceği yerde yapmaz. Çünkü ayıplanır. Çünkü hayvansal yanımızdır bu ihtiyacın giderilmesi.

Kapıdan içeriye girerken bizi izleyen binlerce gözü dışarıda bırakırken; görünmesini istemediğimiz yanımızın da yani alabildiğine doğallığımızın da içeride gizlenmesidir. Duvarlar içinde olmayan , sürekli dışarıda olan bir yaşam; ölene kadar frak giyip dolaşmak gibi çekilmez bir şey olurdu herhalde.

Maskeleri eşikte bırakıp kendimiz giriyoruz içeriye. Dışarıda bıraktığımız sokakta sadece sokak ve başkaları değil, biraz da içtenliksiz biz varızdır kim bilir!

Dışarıyı göstermeyen duvarlarla örülü evimizin kapısını açarak içeriye adım atmak;

arkamızda kalan sokaklarda , kalabalıklar içinde yaşadığımız koskoca bir yalnızlık bırakıp; sessiz sakin bir limana sığınmak ya da bir dostun omzuna yaslanır gibi bir başına çoğalmaktır belki de!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kapı da kapansa, farkeden bir şey yok. Size verilenlerle yaşamaya devam edersiniz.Sadece biraz daha rahat hareket edersiniz. Birisi ziyarete gelse size öğretilenler doğrultusunda hemen evinizi toplarsınız. Kapılar aslında hiç bir şeyi örtmüyor.Siz neyseniz o olmaya devam ediyorsunuz. Sevgilerimle.

serhatt 
 12.05.2008 9:24
Cevap :
Ben kapıyı kapattıktan sonra içeriye kimseyi almayı düşünmedim. İçeriye giren olsa içerinin sokaktan farkı olmaz zaten. Yani bir başımıza kaldığımız zamalardan söz etmeye çalıştım. İlginiz için teşekkürler  12.05.2008 13:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 1089
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1091
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1956 Sarıkamış Kars doğumluyum. 6 şiir kitabım ve 2 deneme kitabım var. son kitaplarımı B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster