Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '17

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
66
 

Duyguların anahtarı: Şiir

Duyguların anahtarı: Şiir
 

“Özünde, toplumdaki olumsuzlukları saptayan, onların çözüm biçimlerini araştıran akıldır; oysa toplumda direnişi ortaya koyan ve örgütleyen de duygulardır.”


Şiir üzerine yazmayı pek denemedim. Hatta düşünmedimde denebilir. İnternet üzerinden yayımlanan bir şiirime Almanya’da çıkan bir derginin editöründen aşağıdaki ifadeye benzer bir tepki geldi: “Hocam, şiiri biz gençlere bırakınız!..” Belki haklıydı bu genç ozan. Ama ayni ozan daha sonra yayımlanan bir şiirim için  de“Şapkamı çıkararak selamlıyorum” diye bir ileti gönderebiliyordu.

Ben uzun yıllardır şiir yazarım, ama şiir üzerine yazmadım. Oturdum“şiir ve eleştiri” üzerine bir tarama yaptım : okuduğum eski kitapları karıştırdım. Neler söylenmemiş ki şiir üzerine. Birbirini destekleyen görüşler olduğu gibi, tam tersini savunan tezler de yer alıyordu bu yazılarda. Kimileri topluma yol gösteren bir yöntem olarak algılamış (Mayakovski, NazımHikmet,vb…), kimileri de  “Şair yağmurda yaprakların sesini duyuran bir rüzgardır “ (B.Pasternak) şeklinde yorumlamış şiiri. Ancak bir noktada birleşiliyor : herkes şiir okur, hatta şiir yazar.

Özünde, toplumdaki olumsuzlukları saptayan, onların çözüm biçimlerini araştıran akıldır; oysa toplumda direnişi ortaya koyan ve örgütleyen de duygulardır. Duyguları da işlemek şiirin işidir. Şiire toplum ve insanlık adına çok fistan biçilmiştir. Amacım tek tek bu fistanları saymak değil. 45 yıldır sessizliğin koyağında şiir kozasını ören bir ozanın, A. Neyzar Karahan’ın şiirlerini sizinle paylaşmak.

Şiir üzerine yazanların çoğunluğu “şiirde ses ve ritim” üzerinde dururlar. “Türk şiirinde ses ve ahenk”e çok önem verildiği üzerinde durulur. Ritim ve ses şiiri mayalayan temel öğelerdir. “Oysa İkinci Yeni’den sonra Türk şiirinde “ahenk”in kaybolduğunu” öne sürenler var (Salah Birsel, 1986).

“Şair, şairin kurdudur” saptamasını yapan Asım Bezirci, edebiyat “Toplum ve doğa içindeki insan gerçekliğinin, imgesel yolla ve estetik biçimde dile getirilmesidir”  diyor bir yazısında. Bu tanımlama temel alındığında A. Neyzar Karahan’ın şiirlerinin edebiyat eleştirmenlerince  ciddiyetle ele alınmasının , Yeni Türk Şiiri açısından önemli olacağı kanısındayım[1].

T. AYHAN ÇIKIN

(Ünlem Sanat Dergisi, Sayı: 7, Eylül-Ekim 2004, İzmir, s.84)

Not: Abdullah Neyzar Karahan’ı 7 Ocak 2015’de kaybettik. Aşağıda bir şiirini paylaşıyorum :

 

Çoktandır sana gelmemiştim


Solgun bahçesinde yalnızlığın
Şimdi bir rüzgar oldum
Esiyorum çiçeklerin üstüne
Günlerden çarşamba
Güneş nisan gülüşleriyle 
Göz kırpıyor yüreğimin ırmaklarına

*

Nasılsın demeyeceğim
Sonsuzluğun bittiği yerde
Sen başlıyorsun
İçimde
*
Seninle oluşur yeni bir galaksi
Dağlar denizler bulutlar
Ayrılık değil falımda çıkan
Günlerden perşembe
Güneş nisan kelebekleri gibi 
Konuyor yüreğimin karanfillerine

*
Hiçbir şey anlatamıyorum sana
Kıskıvrak bağlanmışım karanlığın ipiyle 
Dilsiz bir orkidenin yalnızlığı
Tütsülenmiş gözlerinin buğusuna
Pencerelerin esrik gözleri
Düşer kirpiklerinden yıldız yıldız
*
Günlerden cuma ya da cumartesi
Ayrımsızdır benim için
Pazar pazartesi salı 
Her gün bir nisandır ışıltısıyla gelen 
Her gün büyüyen bir şiirdir
İçimde seninle esen

A.      Neyzar Karahan



[1]Ünlem Sanat Dergisi, Sayı: 7, Eylül-Ekim 2004, İzmir, s.84

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 174
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 447
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

Şair ve bilim insanı (Tarım Ekonomisi). 1 Ocak 1946, Muğla doğumlu. 1968'de asistan olarak girdiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster