Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
511
 

Duyguların sentezi olur mu?

Duyguların sentezi olur mu?
 

Sentez kolay kolay olur mu?(Sabahattin Gencal)


Çalışanlar için haftanın günlerinin anlamı az çok değişiyor. Emekliler için, çalışmayanlar, çalışamayanlar için de değişir mi? Ben bazen “Benim için hergün Pazar.” diyorsam da öyle değil. Benim için de, benim gibi üretime katkı sağlayamayanlar için de günlerin anlamı değişir. Sonuçta aynı gemideyiz. Herkes birbirlerinin etkisinde. Ben de gazetelerden gelen yüksek basıncın etkisini duyanlardanım. Özellikle Pazarları gazetelerden alıntılar yapanlardanım. 

Bu yazım, Milliyet Bloglarda yazmaya başladıktan sonraki 5. Pazar yazım oluyor. Acaba, diyorum Pazar yazıları diye özel bir grup mu açsak. Başlangıçta hiç böyle düşünmemiştim. İlkin Milliyet yazarlarından başlamak üzere rastgele yazarlardan alıntıları yazmıştım. Şimdi planlı olarak alıntı yapmayı düşünür oldum. Hem günün anlam ve önemine uygun olsun, hem çeşitli yazarlardan olsun, hem okuyucuların ilgileneceği konular olsun. İşte bu düşünceler yazıyı öldürür. Ne demek öldürür? Şu demek ki yazının saltanatı bir günlük olur. Yazının saltanatının uzun sürmesini isteyenlerdenim. Onun için öyle arada bir gelen planlı çalışma düşüncelerini bir kenara atıyorum. Sakın plansızlıktan yana olduğum sanılmasın. Demem o ki denemeyi öldürecek düzenlemelerin keyif kaçırdığıdır. Pazar günleri olsun keyfimiz kaçmasın. İşte fazla keyif kaçırmayacak alıntılarımız: 

Taksim’de bugün 1 Mayıs kutlaması yapılacak. Amerikalı işçilerin hak mücadelesinden doğan İşçi Bayramı, 1890’dan bu yana enternasyonalist bir dayanışmaya sahne olurken Türkiye işçi sınıfının 1 Mayısları özgürce kutlayabilmesi için neredeyse bir asır geçti. Türkiye’de ilk 1 Mayıs 1909’da kutlanmış. İlk miting 1922’de Saraçhane’de yapılmış. 

Derya Sazak Siyaset Günlüğü, Milliyet, 01. 05. 2011 

 

…Kusura bakmayın ‘1 Mayıs kutlu olsun’ demek içimden gelmiyor! Ancak, 1 Mayıs, herkes için daha eşit, daha özgür, daha onurlu bir yaşam mücadelesi vermek için ‘uyanış günü’ olsun diyebiliyorum. 

Nuray Mert, Milliyet, 01. 05. 2011 

*

…Bunu da seçim meydanlarındaki şamatacılar için yazmışız:
Kilisenin kapısında iki dilenci varmış, ikisi de politikacıymış, içeri girenler birinin yüzüne bakıp, sadakayı ikinciye veriyorlarmış. Oradan geçen bir Müslümanın dikkatini çekmiş. Bakmış ki bir dilencinin yakasında haç, diğerinde de altı köşeli yıldız var. Yani Musevi işareti... Kiliseye girenler önce Musevinin yıldızına bakıyorlar, sonra göğsünde haç olana para veriyorlar. Müslüman adam, Musevi dilenciyi bir kenara çekmiş:
“Oğlum sen havranın önüne git, kilisede sana para vermezler!”
Musevi dilenci gülmüş:
“Aldırma beyim, aramızda kalsın, onun da adı Salamon’dur! Bana kızıp parayı ona veriyorlar. Akşam olunca paylaşıyoruz.

Hasan Pulur, Olaylar ve İnsanlar, Milliyet, 01. 05.2011

*

Her şeyden önce, bazı asgari müştereklerde sosyal bir beraberlik duygusunun ve yapısının oluşmasına ihtiyaç var. Demokrasi kökleriyle beslenen, gövdesiyle yükselen, dallarıyla farklılaşan, yapraklarıyla çiçekleriyle renklenen bir ağaç gibidir. Eksiktir ama oldukça elverişli bir benzetmedir bu. Her şeyiyle farklı olan aşiretlerden, gruplardan, kesimlerden meydana gelmiş bir toplumda böyle bir yapı nasıl meydana gelecek? Demokrasi kâğıt üzerindeki sihirli bir formül değil ki, alıp uygulayasın. Kimya sentezi yapar gibi gerçekleştiresin. .

Ahmet Selim, Zaman, 01. 04. 2011

*





Ahmet Kaya'nın (1957- 2000) bestelediği, güftesi Mehmet Akif'e ait olan ve Uğur Kaya'nın okuduğu bir Kürdi şarkı da vardı...
Ahmet Kaya'nın bestesi :


”Ey sürüden arkaya kalmış yiğit
Arkadaşın gitti haydi sen de git
Bak ne diyor cedd-i şehidin işit
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun uğurlar ola"


Mehmet Barlas, Sabah, 01. 05. 2011* 

Yazıları sonlandırmak kolay değil. Bir konu işlemiş olsaydık konunun amacına uygun bir temel yargı cümlesiyle bitirirdik yazımızı. Ama böyle alıntılı yazılarda bir yargıya varmak hiç de kolay değil. Bir sentez yapmak gerek anlaşılan. Kimya sentezi mi olur, şiirle müziği; nükteyle…her neyse onu birleştirmekle mi olur.? En iyisi. 

İyi Pazarlar… 

 

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 01. 05. 2011 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Selahhattin bey, keyifli bir pazar sentezi yazısı olmuş)) kaleminize sağlık ve size de iyi pazarlar. Ayrıca emekli olsanız da hafta sonlarının ayrıcalığını kendinizi şımartarak hiç kaçırmayın derim ben. Sevgiyle kalın

BELGİN ERYAVUZ 
 01.05.2011 12:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 627
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster