Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Duygusal Özgürlük

Duygusal Özgürlük
 

Yaşadığımız birbirinden farklı her anda hayat bizim karşımıza seçimler çıkarıyor. Kendini tanıyan insanlar, karakter özelliklerini doğru yorumlayanlar, hangi durumun kendisini mutlu edeceğini/etmeyeceğini düşünerek birbirinden farklı tutumlar geliştiriyor.

İnsanlar ve tepkileri her zaman ilgimi çeker. Neden bir olaya birbirinden farklı birçok tepki verilebilir? Elbette kişinin kendi karakteristik özellikleri, genetik yapısı, eğilimleri, sosyal çevresi, yaşanılan olayların bıraktığı etkiler, kişinin yanlış algılarının olması vs. Bunlar gibi pek çok şey sıralamak mümkün.

Kişiler olayları kişiselleştirmeden, kendileriyle çok ilintilendirmeden gelişen olayların farkına vardığında ve empati kurduğunda olayların algılanışı değişiyor.

Seçimlerden bahsetmişken, her şeyin bizim seçimimiz olduğunu kabullenebilmek ise tam bir farkındalık yaratıyor. Evet, tercih her zaman bizlerin elinde. İnsanın kendisine inanması ve kabul etmesi, büyük bir değişim ve dönüşümün önünü açıyor. Değişim yaşamımızın her anında. Sınırlı kalıplara takılmaktansa evrenin muazzam gücüne teslim olmak ve o enerji akışında olduğunu hissetmek insanı oldukça özgürleştiriyor.

Kişilerin kalıpsal inançlarının olması düşünsel hareketsizleşmeye yol açıyor. Oysa her insan için belki de farkında olmadığı binlerce olasılık var. Bunun için kişinin kendi evrenine dönmesi ve ruhsal bir farkındalık içerisinde kendi özüyle bağ kurması önemli. Böyle zamanlarda her kişinin ödülü olan yaşamına daha çok özen göstermesi ve sonsuz olasılıklar arasında kendini gerçekleştirebilmenin hazzını yaşaması için "kendini tanımaya" dair adımlarını içselleştirmesi ve bu içsel yolculuğun sonrasında bu gelişimi hayatına dahil etmesi, davranışsal boyuta geçirmesi ve yansıtması gerekir.

Yaşam, seçimler silsilesi… Seçimlerin etkisi kısa sürede olmasa bile uzun vadede mutlaka hissediliyor. Kritik anlarda verdiğimiz kararlar ile hayatımızın seyir defterinde büyük bir kırılma çizgisi oluşuyor.. “Hayat ileriye doğru yaşanır geçmişe bakarak anlaşılır” ifadesindeki gibi her seçim anındaki kararlar ile hayat resmi farklı bir anlam yolculuğuna çıkıyor.

Duygusal özgürlük mü? Kendi varlığımızı kimsenin onayına bağlı kalmadan kabullendiğimizde, narsistik bir egoyla değil ama içten onaylı olduğumuzda ve evrenin muazzam enerjisine teslim olup, hayat akışımıza güvendiğimizde duygusal özgürlüğümüzü de bulmuş oluyoruz..

Sevgiler

 
Toplam blog
: 42
: 3194
Kayıt tarihi
: 29.05.07
 
 

İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümünden mezun olmuştur.  Aynı üniversitede  Pedagojik formasyon..