Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '06

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
2182
 

Duygusal zeka

Duygusal zeka
 

İnsanlık var oluşunu duyguların insan ilişkilerindeki gücüne borçludur. Kararlarımızı alıp hareketlerimizi yapılandırırken hislerimiz çoğu zaman düşüncelerimizden daha fazla ön plana çıkar Duygular bizi yönettiği zamanda, zekadan da olumlu olumsuz bir sonuç alınmaz...

Duygularımız bizi harekete geçiren dürtülerdir. Bir bakıma biz çift zekalıyız ; Düşünen ve hisseden. Birbirine oldukça zıt olan bu iki kavram, zeka yapımızı oluşturmak için birbirini etkileme durumdadır Mantıklı zeka, bilincimizde daha kolay kabul edeceğimiz zeka'dır çünkü, düşünebilir ince hesaplar, analiz yapabilir.

Diğer tarafta ise güçlü ve asi kimi zaman tamanen mantıksız olan bir kavrama, algılama vardır; bu da duygusal zeka'dır. Duygular ağır bastıkça, duygusal zeka devreye girer ve akılcı zeka tesirini kaybeder.

Duyguların, akıl üzerindeki baskın olduğunu anlamak için beynin gelişimini incelememiz gerekir. Korteks, mantık ve düşüncenin merkezidir.Duyumsadığımız şeylere düşünce katar. Dikkatli olmak,farkına varmak ve yaşamda olabilmemiz için gerekli olandır.

Bir çoğunuz Amigdala'yı bilirsiniz bu duygusal hafızayı sağlayan muhteşem bir merkezdir eğer, amigdala olmasaydı anlamısız ve yaşamdan soyutlanmış kişiler olurduk ve yaşamımızda anlam kalmazdı Amigdala, en yoğun duyguların gücünü yansıtır ve akıl ile olan herşeyin üstüne çıkabillme gücüne de sahiptir.

İşte şöyle bir düşünürsek,salt mantık ile doğru yol alamayabiliriz hislerimizin de yardımına ihtiyacımız vardır bu durumda yanlıza IQ değil, EQ da gereklidir ve bu iki kardeş diyebileceğim kavramlarla yaşam sürdürebiliriz Yaşamımıza bu iki kavram yön verir. Sadece akıl ile duygusal zeka olmadan verim alamayız

Bilinen mantık zekasının, duygusal yaşamla alakası yoktur. Bireysel ilişkilerde zeka, diğer insanı/insanları anlamaktır. İlişkileri yürütmek, Bilinç,duygu kontrolleri, eyleme geçmek,algılayabilmek duygusal zeka'ya aid özelliklerdir ve insani yapılanmayı sağlarlar

Verdimiz kararları, sadece mantık çerçevesinde alamayız; geçmişteki deneyimlerimize, anılarımızın birikimine ve bir konuda karar verebilmemiz için hislerimize ihtiyacımız vardır bizi bunaltan duygularımıza, yine duygusal sağlımız açısından hakim olabilmemiz gerekmektedir Duygular gereğinden fazla sürüyorsa, işte o zaman öfke,kızgınlık,stres ve depresyona kadar gidebilme riski vardır.

Duygusal zeka'da en önemli şey bilinçli olarak,yaşanılanları kontrol altında tutmaktır, en önemli denge unsuru ise Empati kurabiilme yeteneğidir

Empati, zor engelleri aşma gücünü de beraberinde getirir dolayısı ile de yaşamla mücadele etme gücünü elde edebilir kaldı ki;Ahlaki ve etik değerlerde empati sayesinde belirlenir.

En önemli etken ise, eşler arasında olan duygusal zeka ifadeleridir. Doğal olarak,erkek ve kadının duygusal zeka ifadeleri de farklıdır

Duygusal zeka'da kadınlar, sözlü olarak, ifade edilsin veya edilmesin, duygusal işaretleri anlayabilir ve duygularını ifade etmekte başarı kazanır, erkekler ise, suçluluk, korku ve acıyla ilgili duygularını en aza indirmeyi başarabilmiştir. Bu da ikili ilişkilerde ve evliliklerde önemli rol oynar.

Evliliklerde en önemli başarı gelişen duygusal zeka dengeleri ile olur eşler arasındaki doğan sıkıntılı dönemler için ,gelen duyguların yatışmasını sağlamayı öğrenmeleri gerekir.Bu da eşler arasında konuşarak, savunmacı olmadan dinleme, sakin konuşma karşılıklı saygı ve sevgi ile birlikteliğin sağlamlaşmasına, olumsuz sonuçlarınsa uzaklaşmasına yardımcı olur

Her ortamda duygusal zeka harekete geçer,iletişimde, insan ilişkilerinde,duygusal sinyaller yansıtarak, diğerlerini etkileme gücünü ortaya çıkarır.

Mantıksal zeka ise çözüm bulma, kişisel anlaşma, sosyal analiz yeteneği, ortamları veya grupları organize etme bulunur

Öfke,endişe,kuşku kronikleştiğinde, insanların bir dizi hastalığa karşı direncini kırabilir. Depresyona girerek olası hastalıkların bağışılık sistemini çökerterek davetiye çıkarabilir. Pozitiflik, umud etme, iyimser bakış açısı, şifa gücüne en iyi anahtardır.

Bir başka konu ise çocukların, okuldaki başarısızlıklarının ardında olan sebep, duygusal zekanın dengelenmeyişidir.
Yeni yetişmekte olan bir çocuk ( iletişim kurma,güven,okula hazırlanma, amaçları, öğrenilmiş yanlış alışkanlıklar, özdenetim) duygusal zeka ile yeniden şekildendirilebilir
Son olarak, öğrenmemiz gereken empati, duyguların verimli kullanımı, duyguyu yönetme ve dengeleme olduğunu söyleyebilirim
Duygusal zekanın kullanılması öğrenildikçe, bir çok zararlı madde bağımlıları da dahil, pek çok konuya çözüm getirdiği söylenmektedir

Umarım bir an evvel, bu konuyu iyice öğrenip, yaşamımıza uyarlayabilir, çevremizi ve kendimizi daha huzurlu ve mutlu kılabiliriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 113
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 5150
Kayıt tarihi
: 11.09.06
 
 

Kişisel gelişimde, düşüncelerin kullanımını sanat gibi gördüğümden, 1986yılından itibaren çok sevdiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster