Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
465
 

Duymak istemiyorum

Duymak istemiyorum
 

Ne yazık ki toplumsal yaşantımızın acı bir gerçeği gibidir argo konuşmak, küfür etmek ve bunları duymak zorunda kalmak… İnsanların kızgınlıkları anında yenik düştükleri zavallılıklarının en açık göstergesidir belki de. Oysa ki topluluk içinde, insanlarla bir arada yaşarken uymak zorunda olduğumuz bazı etik değerler ve kıstaslar vardır. Birebir ilişkilerde sürekli argo ve küfürlü konuşmak , hem de bunu büyük bir marifetmiş gibi tekrarlamak… 

Kulaklarımızı tırmalayan bu nahoş sözcüklerin kullanım gayesi nedir peki? Bayan ya da erkek bu tarz konuşmayı yaşamlarının her anında fütursuzca kullanan insanları ne yazık ki anlayamamanın ötesinde saygı sınırlarını zorlayan insanlar olarak da görüyorum. 

Bu nasıl bir davranış şeklidir? Bir tür rahatlamam yolu mu? Kendini daha iyi ve güçlü hissetme mi? Yoksa tuhaf bir tatmin şekli mi? Kızgınlıklarımızın şiddeti içindeyken; ağzımızdan çıkan kelimelere sahip olamamanın verdiği bir tür zayıflık mı? Enteresan olan yanı ise çok yazıktır ki; sarf ederken ve işitirken insanların bunu tebessümle, gülümseyerek karşılayabilmeleri. Özellikle bu tatsız kelimeleri minicik çocuklar sarf ettiklerinde, onları adeta teşvik edercesine alkış tutulmasına ne demeli? Ne kadar da acı. 

Aslında argo, sözcük anlamı olarak; bir toplumda içe dönük yaşayan ve toplumun geri kalan kesimlerinden ayrılmak ve/veya korunmak isteyen, daha çok kapalı grupların kullandığı özel sözcükler bütünüdür. Oluşumu, ortaya çıkma sebebi de bu amaçla olup belirli bir gizliliği de içermektedir. Bir nevi karşı çıkma öğesidir. Her ne kadar şaka ve mizah duygusu içerse de zamanla kaba ve küfürlü sözcükler haline gelmiştir. Ama içindeki gizlilik her zaman ilgi uyandırmaya devam etmiştir. Bu nedenle de azınlık grupları, bir tür şifreli konuşma tekniği olan bu dili ısrarla kullanmaya devam etmişlerdir. Ancak argonun; yersiz , zamansız ve çok sık kullanıldığında kaba ve küfürlü sözcüklerle sıkıcı olaya başladığı da yadsınamaz bir gerçektir. 

Ben ısrarla diyorum ki, egosunu tamamen yenmiş, kendisiyle barışık olan, kendi kişiliklerine güvenleri tam olan insanların gerçek konuşma dili böyle olamaz. Gerçeklerini kendi içlerinde bulmuş olan insanlar anlık kızgınlıklarına, öfkelerine sahip olmayı; ağızlarından çıkan her sözcüğün arkasında yer almaları gerektiğini bilir ve konuşma üsluplarını sahiplenirler. Alınan eğitimle de yakın alakalı olmakla birlikte temel nokta kişilik saygısıdır. Kısaca, kendine saygısı olan insanlar konuşma dillerine de sahip çıkarlar. 

Son olarak; ben küfürlü konuşmaları ister istemez duyduğumda ne mi yapıyorum? Kulaklarımı tüm seslere kapatıp, orada olmamayı diliyorum.  

Peki ya siz? 

Sevgiyle kalın. 

Belgin ERYAVUZ 

24.01.2004  

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili BELGİN ERYAVUZ;ne demekse şu"argo"denen gündelik kullanım dilinin,ağızda uzun süre kalan sakız misalince yapılan ve aslında bir saldırı niteliği taşıyan konuşmalarla hiç işim olmadı.Neden olsun ki?!..Ve bu yazınız beni ta gerilere,çocukluğuma götürdü.Kardeşlerin büyüğü olan ben ve ağabeyime babam,"Eğer küfür ettiğinizi duyarsam eve almam;size yapılan küfürlere karşılık verdiğinizi de duyarsam sizi hem eve almam hem de aç bırakırım."derdi.Argonun da küfür ve kötü sözlerin çok uzağında kalarak büyüdük. Benim de ağırıma gider "şaka" şemsiyesi altındaki argo sözler ve tebessümle hoşhörmeler!.. Evlatlar büyür ve gün gelir anne-baba olurlar. Duyarlı,merhametli,sevgi yüklü yaşamla özdeşmiş anne babaların çocukları değillerse her kim olursa olsun,evlatlarımız da olsalar bu ve benzer hayat yanlışlarından kendilerini kurtaramazlar.Öğretmenler de ikinci derecede sorumludurlar.Doğru insan olmak, iyi vatandaş olmak;düzgün konuşmak ve düzgün yaşamak erdemliliğine erişmek gerekir.Sevgilerimle

Cemal Hüseyin Çağlar 
 11.09.2011 16:50
Cevap :
Sevgili öğretmenim, Ne kadar haklısınız. Keşke her öğretmen sizin gibi ince düşünebilse ve duyarlı olsa. Benim gözlemlediğim de o zaten. Çocukken alışıyorlar ve büyüyünce de artarak devam ediyor. Düşünsenize bir hanımefendi ya daa beyefendinin ağzından çıkaracağı bir argo kelimenin onun tüm şahsiyetini nasıl yerle bir ettiğini. Sevgiyle kalın efendim  12.09.2011 16:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 437
Toplam yorum
: 256
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 549
Kayıt tarihi
: 09.04.11
 
 

Makine mühendisiyim, bir kız annesiyim. Okumayı, yazı yazmayı, yazarak paylaşımlarda bulunmayı, insa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster