Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '18

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
130
 

Duymak İstiyorsun Madem

Duymak istiyorsun madem, söyleyeyim. Ben seni sevdim. Konuştuklarımız sakladıklarımızın örtüsüdür, seni anlatacak değildim. Aklımı yitirmekten korkmadan bir rüya üzerine çıkıp geldiğim kentte aynı göğün içinde dolaşıyor olmak … Kovansız arıların dağıldığı gibi dağıldı düşlerim her yana.

Söz vermiştim kendime, kurcalamayacaktım. Bu bir felaket olurdu. Nasıl inandımsa artık öyle.

Çocukluğum boyunca oynadığım hayal kahramanım hissiyatımda beliren yol gitme eylemlerine sebep olduğunda anlamıştım. Yönüm sana doğru. O senaryoyu ben yazmadım. Öyle olsaydı eğer an durmaz bozardım.

Yaramızı aynı yerde saklıyorduk. Farklı zamanlarda başına gelip yokladığımız  o yara aynı yara. Karşılaştığımızda aynı anda yaramızı yoklamaya gelmiştik. Ne işin var yaramın başında diye tersledin, o benim de yaram diyemezdim.

Kendimi avuttuğum okumalarım yazmalarım hep oldu. Yaşamak yazmaktır kimileri için. Ben de biraz öyleyim. Nereye kaçsam kapsayacak, nereye sığınsam bulacak o gözleri tanıyordum öteden beri.

Elverişli duruma getirilerek yaşanılan kurgusal yaşamdan farklıdır hakikat. Bu sebeple kendime ihanet etmedim. Alışılagelmiş arayışlar çıkışı göstermez öyle değil mi? Arayış içinde olmayacak kadar yürüdüğüm izden emindim.

Arlanmaz kentlerin ödül vaatleri geniş adımlarla yürüyenlerin belgeliklerden kopyalanan birkaç evrakın karşılığını ödemeksizin sahip olunan değerlerle yüklü.

Sandığın gibi olmayabilir. Tüm zamanların raksına dönen bir düş elçisiyim. İçine doğduğum kültürün özüne dolandığım için ne geri var ne de ileri. Her şey olması gerektiği yerde, zamanda ve olduğu kadarla devinir.  Ömür denilen yaşam kesitinde yaşantıyla gelen ne varsa, inkarına kalkışmadım. Temiz ve düzgün yaşamış olmamın nedeni tektir o da sezgilerim.

 Göz kapakları dışa kapandığında   içe açılır. Bu haddi  erken yaşta aştığım için belki de … Bilmiyorum. Gönül evrenine götürülmektir uyku. Uyumayı severim. Saflığın olanca temaşesinden göz kırpışlar kapıp gün yüzüne uyanmak nedir iyi bilirsin.

Ben seni çok sevdim. Duymak istiyorsun madem söyleyeyim.

Kurcalama, yorarsın kendini. Böyle yaşanacakmış. Nedeni sen, ben, başkaları değil.

Emin olduğum bir şey var.

Tamamlanana kadar mecbur birbirimizin umuruna döneceğiz.

Arzı dünya olan canlılığın devr-i kararında daim olan ömürleriz.  Seyir yeri tersinden seyredilemezmiş. Gözlerinde gördüğümün ne olduğunu anladın madem şunu da söyleyeyim mitolojilere ve farklı coğrafyaların kültürlerine yansıyan denklikleri buldum. Edebiyatta çığır açamayabilirim belki ama ömrümce yazacağım kaynağa ulaştım sayılır. Vakit dolduğunda özgürlüğüne kavuşacak iki tutsak ruhuz biz evvela. Geçmiş olsun diyebileceğimiz vakte az kaldı nihayet. Kimi kimsenin hastası olur. Birimiz kim diğeri kimseydik ya işte öyle.

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 145
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 100
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Yazmak gönülden çağlayan bir sanattır. Vakti an, mekanı hayattır.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster