Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Uzman Psikolog Ebru Zorlutuna

http://blog.milliyet.com.tr/ebruzorlutuna

25 Şubat '19

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
546
 

Duyusal Hassasiyet

Hepimizin hassasiyet gösterdiği alanlar birbirinden farklı olabilir. Kişisel hassasiyetlerimiz mizaç yapımızla yakından ilgilidir. Mizaç, dünyaya nasıl tepki vereceğimizi belirleyen doğuştan gelen özelliklerimizdir. Bu yönüyle, bizi diğerlerinden benzersiz kılmaktadır. Çeşitli duyumlara karşı tepki derecemizin de mizacımızla ilişki vardır. Bazısı yüksek seslere ani tepki gösterirken bazısı ise duyarsız kalabilir. Kimi insanlar kalabalık ortamlara girmekten son derece rahatsız olur. Kimileri ise çok uzaktan gelen bir yemek kokusunu hemen tanıyabilir. Aynı zamanda bazı insanlar kıyafet etiketlerinden son derece rahatsız olabilir.

Herkes duyusal hassasiyetini farklı duyu alanlarında hissedebilir. Bunlar; görme, işitme, tatma, koklama ve dokunma alanlanlarıdır. İnsanların bu alanlardaki hassasiyetleri farklı tepki göstermelerine neden olabilir. Bir de duyusal farkındalığı gelişmemiş ya da daha az duyarlı olanlar vardır. Bu insanlar çevresindeki uyarıcılara daha az tepki verirler. Bu özellikte olan insanların da yaşadığı zorluklar olabilir. Tehlikeleri kolay fark edemezler. Yüksek ses ya da yanıcı şeyleri fark etmekte zorlanabilirler. Aynı zamanda tepkileri de yavaş olup kendilerini korumakta zorlanabilirler.

Kendinizi ve çocuğunuzu bir de bu açıdan değerlendirin. Duyusal hassasiyeti az olan bir ebeveyn duyusal hassasiyeti fazla olan çoçuğunun sürekli problem çıkardığını düşünebilir. Ebeveynine göre yüksek ses ya da kalabalık sorun değilken çocuğu için ciddi tehlike olabilir. Genellikle bu durumlarda çocukların hassasiyeti göz ardı edilerek zorlanabilir. Ebeveyne göre çocuğu inat edip şımarmaktadır. Duyusal hassasiyeti güçlü olan çocuklar belli duyuları diğerlerinden daha yoğun hissederler. Buna karşılık verdikleri tepkilerde daha şiddetli olabilir. Çoğu zaman ebeveynleri dahil çevre tarafından da anlaşılmakta zorlanılır. 

Çocuğunuzun duyusal hassasiyeti olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Çocuğunuz ayağı takılıp hafifçe düştüğünde ya da eline ufak bir diken battığında şiddetli ağlama tepkileri gösterir mi?

Bazı cins kıyafetlere ya da etiketlerine karşı aşırı tepkide bulunur mu? Tırnak ya da saç kestirmekte zorlanır mı?

Yemek tatlarına ya da farklılıklarına karşı aşırı hassasiyeti var mı? Yemeklerinizdeki ufak bir değişikliğe aşırı tepki gösterir mi?

Kokulara karşı hassasiyeti var mı? Koku farklılıklarını kolay ayırt eder mi? Sokaktan geçerken uzaktan gelen bir kokuyu tanımlar mı? Kokularla ilgili anlamlandıramadığınız şiddetli tepkileri olur mu?

Bazı seslere ya da hafif artış gösteren seslere karşı ani tepkiler gösterir mi? Uzaktan gelen duymakta bile zorlandığınız bir sesi fark edip tanımlar mı?

Uyurken odasının tamamen karanlık olmasını ister mi? Fotoğraf çekerken flaşına karşı aşırı tepki gösterir mi? Parlak ışıklar rahatsız eder mi?

Çocuğunuzun duyusal tepkilerini gözden geçirmeye çalışın. 0-hiç yok, 10-çok şiddetli olarak düşünerek puan verebilirsiniz. Çocuğunuz 5 üstü puan aldıysa muhtemelen duyusal hassasiyeti yüksek olan bir çocuktur. 5’in altında puan almışsa duyusal hassasiyeti az olan bir çocuk olarak değerlendirilebilir. Bu çocuklar etrafı tarafından vurdumduymaz görünebilir. Duyusal farkındalıkları ya da tepkileri yavaştır. Ebeveynleri olarak çocuğunuzu bundan dolayı etiketlemeyin. Aksine onlarla duyu çalışmaları yapın. Yediği bir yemek üzerine tatları fark etme oyunu oynayabilirsiniz. Farklı kokuları gözünüz kapalı koklayıp tahmin etmeye çalışabilirsiniz. Bir şarkı dinleyip çeşitli enstrümanları tanımlayabilirsiniz.

Her iki uçtaki çocuk sağlıklı ve bütünsel gelişimi için kendi mizacına göre desteklenmelidir. 5’in üstündeki bir çocuğun anlaşılması biraz daha zor olabilir. Ebeveynler, bu çocuklarla baş etmek için ciddi çaba sarf ederler. Çünkü tepkileri gerçekten şiddetlidir. Bu yönüyle ebeveyni tarafından fark edilmemiş bir çocuksa tepkilerini git gide artırabilir. O da haklı olarak anlaşılmadığını düşünür. Bu anlamda ilk yapacağınız şey çocuğunuzun duyulara karşı tepkilerini iyi anlamak gerekir. Örneğin bazı yemek tatlarını iyi ayırt ediyorsa yememesine odaklanmayın. Olumlu bir geribildirim verin. “Yemekteki tatları ne kadar iyi ayırt ettin.”, “Sen yemeklerdeki farklılıkları hemen anlıyorsun”.diyebilirsiniz. İşte o zaman anlaşıldığını hissedecektir. Aynısını kokulara karşı hassasiyetinde de yapabilirsiniz. Kalabalık alanlarda ya da görsel hassasiyeti olduğunda bir şeyleri diğer insanlardan daha kolay fark ettiğini söyleyebilirsiniz. “Sen gerçekten dikkatlisin, onu nasıl fark ettin” gibi anladığınızı gösterin fakat ortamda kalması için zorlamayın. Bazı kıyafet ve giysilerden rahatsızlık da duyabilir. Bundan her çocuk rahatsız olmamaktadır. İşte bu aşamada duyusal hassasiyeti daha iyi anlayabiliriz. Çocuğunuzun dokunsal hassasiyetini anlayarak etiketlerini kesebilirsiniz. Bazı kumaşlar onu rahatsız ediyorsa giydirmekte zorlamayın. Kimi çocuklar dokunsal temastan hoşlanmazlar. Başkaları tarafından istemediği halde sarılıp öpülmesine şiddetli tepkiler gösterebilir. Bu durumlarda kararı çocuğunuza bırakın. Kime sarılacağını ya da kimin sarılacağına o karar versin.

Yüksek sesten ya da bazı seslerden rahatsız olan bir çocuğunuz varsa yanınızda bir kulaklık taşımanız iyi olabilir. Bu durumlarda sevdiği bir müziği de kulaklıkla dinleyebilir. Parlak ışıklara maruz kalacağı ya da güneşin yoğun olduğu zamanlarda mutlaka ışığı en az geçiren gözlük takmasını sağlayın.

Çocuğunuzu bu hassasiyetinden dolayı “zor çocuk” olarak etiketlemeyin. Çocuğunuzun mizacı diğer çocuklardan biraz daha farklı olabilir. Ebeveyn olarak baş etmeniz zor olabilir. Tahammülünüzün azaldığı zamanlar da olabilir. Çocuğunuzun duyusal hassasiyetini kabul edin. Bunun ardından çözümlere odaklanarak baş edebilmeyi öğrenin. Çünkü çocuğunuzun hayatı sizden daha da zor. Çocuğunuzu tetikleyen belli uyaranları fark etmeye çalışın. Ona sakinleşebilme becerilerini öğretin. Duyusal hassasiyet yaşadığında kendini tehlikede hissettiğini unutmayın. Bu çocuklar tehlikeleri diğer insanlardan daha önce fark ederler.

Çocuğunuz hakkında planlar yaparken duyusal hassasiyetini göz önünde bulundurun. Kalabalık ortamlara karşı hassasiyeti olan bir çocuğu tatil köyüne götürmeyin. Bunun yerine daha az kalabalığın olduğu butik otel ya da yazlık ev kiralayabilirsiniz.

Çocuğunuza kendi duyusal hassasiyetlerinizden bahsedin. Bununla ilgili yaşantılarınızı ve baş etme yöntemlerinizi anlatın. Duyusal hassasiyetin aslında özel bir şey olduğunu da ekleyin. Koku, görüntü ya da tat gibi duyulardaki ayrıntıları ilk onun fark ettiği üzerine konuşun. Duyusal alanlarını takdir edin ve onaylayın. Çocuğunuzun böyle durumlarda nasıl hissettiğini konuşarak duygularına odaklanın. Onun için bir çok uyaranı erken fark etmek ve yoğun hissetmek gerçekten zorlayıcı bir durum. Ama iyi taraflarına da bakın.. Çocuğunuz bir müziğin en ayrıntı seslerini en hızlı fark edebilen iyi bir müzisyen olabilir. Tatları yoğun hissetmesiyle iyi bir aşçı da olabilir. Olumlu yanlarına odaklanmayı da unutmayın.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 236
Kayıt tarihi
: 07.04.17
 
 

  Psikoloji Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini Maltepe Üniversitesinde tamamlamıştır.  Çalışma ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster