Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '06

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
484
 

Düzene serzeniş...

Düzene serzeniş...
 

Şimdi… Şu anda… Bugün… Sevmiyorum… Sevemiyorum bugün ne kendimi, ne bahçemde ufaladığım ekmeği çekingen sıçrayışlarla yutan serçeyi. Oynamıyorum işte. Verin misketlerimi geri. İstemiyorum her güne ümit etmeyi… Canım sıkılıyor tamam mı? Ülkeyi bu halde görünce canım sıkılıyor. Memleket tek tek yabancılara satılıyor... Bir anlaşmazlık olsa, savaş filan çıksa... Paran da, irtibatın da, ekmeğin de onların elinde olduğu için sen dımdızlak kalacaksın.

Hadi savaşı boş verdim. Fazla "ütopik" diyelim. Toplumun ve insanlığın düştüğü durumları izledikçe de içim acıyor. Tecavüzler, kap-kaçlar, cinayetler… İpsiz sapsız tipler haplanıp, olmadık işlere karışıyor. Sevmiyorum ben bugün insan olmayı.

Değersiz yaşayanlar arasında, inançsız, mantıksız yaşayanlar arasında olmak hoşuma gitmiyor. Dürüstlük nedir bilmeyen, nerede hır gür, orada aç kurtlar gibi bekleşip duran nicelerine inat ayakta durmak lazım. Biliyorum.. "Böyle olunur insan. Böyle olunur evlat. Böyle olunur kadın, adam…" diyebilmek lazım. Sesim öyle cılız çıkıyor ki...

Arada ümitlenir ve bir tek denizyıldızını kurtarabilmek için bile olsa hayatı değiştirmeye uğraşırız ya bazen hani. Hani damlaya damlaya göl olur da, şu göle hoca gibi biz de maya çalmaya kalkışırız. Hani ya tutarsa…

Ne bileyim… Ben… Şimdi… Şu anda yok oluyorum aslında. Yok olmak… Ağlayamamak… Haykıramamak… Gerçi cesaretle söylüyorum derdimi, niyetimi ama duyulmadık öyle sözüm var ki… Sesim öylesine cılız çıkıyor ki… Sevmiyorum bugün kendimi. Soyumdan da ümidim kalmadı artık. Böyle gelmiş, böyle gider kervanına katılmışız… Düzene mecburcu muyuz? Neyiz?

Her birimiz bir deniz yıldızını kurtarsak, bir kaşık maya çalsak? Düzelir mi düzen?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benimde son yazım bu düşünceler üstüne. Bazen koyu bir karaltı gelip oturuyor insanın üstüne , una kül karışmış duygusu rahatsız ediyor insanı. Ama ''bunun için fark etti'' demek yani deniz yıldızlarını kurtarmak, bana ne ? dememek iyi geliyor insana. Okuyan ve düşünen insanlar oldukça enseyi karartmayalım bizde. selamlar size.

Sevgiağacı 
 05.12.2006 0:57
Cevap :
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Şimdi yazımı tekrar okudum. Farklı bir psikolojide... Ama aynı duyguları derhal hatırlayınca birkez daha üzüldüm insanlığıma. Umarım okuyan ve düşünen insanların korosunda çıkıyordur sesim ve gürlüyordur ufka... Sevgilerimle  05.12.2006 14:59
 

Sevgili Seda, Dün gazete okurken arka arkaya okuduğum haberlerden sonra, gazeteyi bırakıp "Ben bu ülkeyi nasıl seveceğim, ben bu ülkeye dair nasıl umut besleyeceğim?" dedim karamsarlıkla.Bizler hala umud edenler, kendimizi toparlayıp en iyiyi en güzeli yaratmak için çabaladıkça, o umut kırıntılarını birleştirmeye çalıştıkça, olanlar zaman zaman ruhumuzu daraltıyor. O umut kırıntıları uçup gidiyor. ama çare yok. O umudu içimizde tutmalıyız. Yoksa herşey elimizden kayıp gidecek...Sevgiler....

Fulya 
 27.11.2006 18:44
Cevap :
Sevgili Fulya, ben gazete okumayı ve haberleri izlemeyi çoktan bıraktım. Sinirlerim kaldırmıyor ve inanılmaz mutsuz oluyordum. Devekuşu misali, kafamı gömsem de toprağa, bir tarafta öteki yanım umursuyor olanları. Umarım bir yerlerde birey olmayı bırakıp, birlik olmayı başarabilir ve iyiyi, güzeli kayıp gitmeden yakalayabiliriz. Yorumun ve katkın için çok teşekkürler... Sevgilerimle...  28.11.2006 8:51
 

Sevgili Seda Hanım. Bazen hepimiz böyle hissedip kapatıyoruz kendimizi. Ama yine de dayanamayıp tekrar atlıyoruz hayatın içine. Belki de düzenden toptan vazgeçtiğim için ben tek denizyıldızlarının peşine düştüm. Çünkü sesim sizden daha cılız, kabul ediyorum. O yüzden ben bir tane de olsa .... diyorum. Ya tutarsa ümidimi hiç kaybetmemeye çalışıyorum. Saçma bile gelse bir çok insana bu ümit de olmazsa yaşayamamam sanırım. Sevgilerimle....

Deniz 
 27.11.2006 17:34
Cevap :
Kapatıyoruz... evet. Kendi kendimize kapanıp, kendi kendimize açmaya niyetleniyoruz tüm iyi duygularımızı. Yani iş başa düşüyor. Başka kimsenin umurunda değilmiş gibi... Size katılıyorum. Ümitsiz olmuyor. Sevgilerimle...  27.11.2006 18:59
 

Ne büyük bir rastlantı ki, siz yazınızı yazarken sizden bağımsız olarak ben de binlerce kilometre uzakta "Nasreddin Hoca: "Ya tutarsa!" derken niyeti yoğurt yapmak değildi" başlıklı yazımı yazıyordum. Farklı yönlerden aynı düşünceleri paylaşıyoruz. Ancak hiçbir zaman ümitsizliğe düşmeyiniz! Bizim çalacağımız mayalar mutlaka tutacak. Yeter ki biz tüm bu olumsuzluklara karşı mücadelemize sabırla devam edelim!

Arada Bir 
 27.11.2006 17:23
Cevap :
Evet, ben de yazınızı okudum. Hemen hemen dertlerimiz aynı. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Umarım bu cılız sesler koroya dönüşebilir ve birilerinin kulaklarına kadar gider sesimiz... Sevgilerimle...  27.11.2006 19:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3101
Kayıt tarihi
: 09.10.06
 
 

Marmara İng. İşletme mezunuyum. Pazarlama bölümünde uzmanlaştım. Reklamcı olmak istiyordum. Olmad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster