Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '13

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
597
 

Düziçi’nin sorunları biter mi?

Düziçi’nin sorunları biter mi?
 

Düziçi kent merkezi 1970-2012


Düziçililer nasıl geçinir?

Kent merkezindeki on dokuz mahallede toplam 43.000 kişinin yaşadığı Düziçi ilçesi Çukurova'nın kuzey doğusunda bulunan Dumanlı Dağı (1900 m.), Düldül Dağı (2300 m.) ve Haruniye Kaplıcası  ile ünlü bir kentimiz. Çevre yerleşimleri ile birlikte yaklaşık 79.000 kişinin yaşamakta olduğu Düziçi’nde toplumun geçim alanları tarım, hayvancılık, ticaret ve hizmet kesimlerinden oluşmaktadır.  Yerfıstığı, buğday ve zeytin üretimi yanında elma, nar, portakal gibi üretimler de ilçe ekonomisine güç katmaktadır. Toprak özellikleri ve güneşlenme bakımından uygun olmasına rağmen ne yazık ki seracılık için gerektiği gibi uğraşılmadığından özellikle sebze ve meyve üretimi bakımından Düziçi kendisine yeterli bir durumda değildir.

Bu bağlamda ekili alanların yetersizliğinden dolayı Düziçililer maydanozdan limona, salatalıktan lahanaya, patlıcandan portakala ve muza kadar dışa bağımlı bir durumdadır. Düziçi büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği ile süt üretimi bakımından az da olsa kendine yeterli olduğu gibi bu üretimlerin ticareti ile canlı bir alış veriş ortamına sahiptir, diyebiliriz. Son yıllarda gelişen konut yapımı da ilçedeki önemli bir uğraşı alanı olmaya başlamıştır. Düziçi Küçük Sanayi Sitesi yöredeki araçların bakım ve onarımları yanında demir doğrama, marangozluk ve mermercilik alanlarında hizmet vermektedir. Yıldan yıla gelişen zeytin üretimine bağlı olarak sofra zeytinciliği ile zeytinyağı üretimi de son beş yıldan bu yana ilçenin önemli bir gelir kaynağı olmuştur.

Düziçi son yıllarda çevre köylerden göç almaya başlasa bile iş alanlarının yetrsizliği yüzünden özellikle Osmaniye, Gaziantep ve Adana'ya göç veren bir ilçemiz. Mevsimlik iş için Düziçi'nden dışarıya geçici olarak giden işçiler ile ustaların sayısı ise en az üç bin kişiyi bulmaktadır.

Elbistan’dan doğarak Akdeniz’e doğru akan Ceyhan Irmağının kıyısındaki Haruniye Kaplıcası ise en az üç bin yıldan bu yana sindirim bozukluklarından sinir hastalıklarına kadar şifa dağıtan özellikleri ile ülkemizdeki ilk on kaplıcadan biri. Özellikle Nisan ve Eylül ayları arasında 'altermatif tıp' bakımından çevre illerden bazı hastalıkları için şifa bulmaya gelen yurttaşlarımız için her türlü hizmet sunulmaktadır.

Düziçi’nin bugünkü sorunları nelerdir?

Her toplum yapılanması gibi Düziçi de bazı çağdaş sorunlardan soyutlanamaz. Bu bakımdan ağırlıkları yıldan yıla değişen bazı toplumsal ve ekonomik sorunlar Düziçililerin de yakasını bırakmamaktadır, diyebiliriz. İlçedeki en önemli sorunun işsizlik ve geçim sorunu olduğunu söyleyebiliriz.

Düziçi Haber adlı sanal yayınımızda üç aydan bu yana uygulanan bir anket sonucuna göre Düziçililer:

1) Tiyatro, müzik, festival ve açıkoturum gibi kültürel etkinliklerden yoksun,

2) İş alanlarının yetersizliğinden dolayı işsizlikten şaşkın,

3) Günden güne artan araçlar yüzünden trafik akışındaki düzensizlikten dertli,

4) Kent içi ve çevre köylere ulaşımdaki yetersizliklerden dolayı sabırlı,

5) Sağlıkta Dönüşüm süreci kapsamında hastalık hastası,

6) Okullaşma oranının yeterliliğine rağmen eğitimdeki bazı sorunlar yüzünden çaresiz,

7) Doğal güzellikleri ve kaplıcasına rağmen Düziçi’nin yeteri kadar tanıtılmadığından ‘kendi yağı ile kavrulmaktan’ bıkmış bir durumdadır.

Düziçi’nin konumu

Düziçi ilçesi verimli Çukurova'dan pek yüksek olmayan Karagedik Dağları ve Ceyhan Irmağı ile ayrılır. Doğusunda Gaziantep Kuzeyinde ise Kahramanmaraş vardır. Adana - Gaziantep - Şanlıurfa - Mardin - Bağdat karayolu ile Ortadoğu'ya açılan ulaşımın sekiz km. yakınında bulunur. Ayrıca yine Adana - İslahiye - Nusaybin - Bağdat Demiryolu sekiz km. ötesindeki Yarbaşı adlı istasyondan geçer.

Düziçi’nin iklimi

En çok kırk km. uzağındaki Akdeniz'den yüksekliği ise ortalama 440 m'dir. Bu yüzden Akdeniz iklimi etkisi altındadır. Düziçi'nde yazlar sıcak ve kurak, kış ayları ise yağışlı ve ılık geçer. En sıcak aylar Temmuz Ağustos ve Eylül aylarıdır. Bu aylarda eski çağlardan beri yaylak kışlak geleneği vardır. Bu nedenle Düziçililerin biri yaz aylarında Dumanlı, Söğütlügöl, Kurtlar, Karkın ve Hodu adlı yaylalara göçerler. En soğuk aylar ise Aralık ve Ocak aylarıdır. Bugüne kadar doğalgaz kullanımına geçilememiş olan Düziçi’nde evlerde tüp gaz kullanılmaktadır.

Düziçi’nin kısa geçmişi

İlkel çağlardan beri mağara yerleşmeleri yanında Hititler çağında ilk köy yerleşimlerinin görüldüğü yörede ayrıca Abbasi, Roma, Osmanlı eserleri vardır. Roma İmparatorluğu dönemince İ. S. 50’li yıllarda İrenopolis adlı bir kentin kurulduğu bilinen alanda bugün kale, duvar, suyolu, işlenmiş mermer, mozaik, tuğla, taşlara Grekçe yazılı kitabeler ile değişik el sanatları gibi kalıntılar bulunmaktadır. O çağlarda yörede bulunan Grekler ile Romalılardan oluşan toplumunun gelişen İslam akınlarına karşı konulabilmesi için Doğu Anadolu’dan Ermeniler ile Trakya’dan da Peçenek Türkleri getirilir. Yöre Abbasi Devleti’nin Türk komutanlarından Faraç Bey tarafından 790’larda fethedilerek Bağdat’a bağlanır.

Dönemin Sultanı Harun Reşit’ten adından dolayı İrenopolis adı Haruniye olarak değiştirilir. Abbasi topraklarında bulunan Türklerden küçük bir bölümü yöreye yerleşmeye başlar. Dumanlı Dağı eteklerinde bulunan eski kale onarılarak Harun Reşit Kalesi ya da Kurt Kale olarak adlandırılır. Yüzyıllar boyunca yerli Hristiyan toplum ile yan yana yaşayan Türklerin sayısı 1071’de kazanılan zaferden sonra yeni gelen göçlerle artar. Osmanlı Devletinin çöküş dönemine kadar kullanıldığı bilinen ve Düziçi Ovası ile Çukurova’ya egemen konumdaki Kurt Kale 2008’de başlanan yenilenme çalışmaları sonucu 2012’de turizme açılmıştır. 

Düziçi’nde eğitim

17 Nisan 1940 günü Haruniye Nahiyesinde kurulan Düziçi Köy Enstitüsü ile birlikte Türkiye ve dünya çapında tanınan Düziçi bugün okullaşma oranı ve güçlü eğitim kadrosu ile ülkemizin saylı ilçeleri arasında bulunmaktadır. Özellikle Halk Eğitim ve Çıraklık Eğitimi çalışmaları ile Düziçili gençler ile ev hanımları yeni yeni meslekler kazanarak geçim sorunlarını gidermeye çalışmaktadırlar. Ayrıca Osmaniye’de bulunan Korkutata Üniversitesi’ne bağlı Meslek Yüksek Okulu ilçenin ekonomisi ve tanıtımı için önemli bir etkendir, diyebiliriz.

Düziçi'nde belediyecilik

Üç yıl öncesine kadar yolları, kaldırımları ve çevre düzenlemesi yönlerinden tozlu topraklı büyük bir köy durumunda olan Düziçi bugün bu sorunlarını aşarak temiz ve geniş yolları yanında gece aydınlatması, alışveriş merkezleri ve derelerin ıslahı gibi yeşil alan düzenlemeleri ile görülmeye değer bir kentimiz olmuştur. Ayrıca Kurt Kale'den başka Aslantaş Baraj Gölü, Sabun Çayı vadisi, Karacaoğlan Kültür Merkezi, Gençlik ve Spor Tesisleri, açık hava stadyumu ile Eski Düziçi Köy Enstitüsü yerleşkesi gezilip görülmeye değer yerler arasında sayılabilir.

Sanal soruşturmada da görüldüğü gibi Düziçi’li gençlerin bazı sorunlardan uzak tutularak gerekli spor, eğitim ve kültür çalışmalarına yönlendirilmelerinde fayda vardır. Gönül ister ki Düziçi yukarıdaki sorunları yanında kentleşmeye de bağlı olarak bazı alanlarda işlenmeye başlanan suçları da yenerek örnek bir kentimiz olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Düziçi için güzel bir tanıtım, güzel bir hizmet. Düziçililer kıymetini bilsinler. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 03.03.2013 10:34
Cevap :
İlginiz için teşekkürlerimi sunarım İsmail Bey. Var olunuz. Özellikle Düziçi Tarihi konusunda eski yazıtlara ve Osmanlı kayıtlarına da bağlı olarak bir çalışmam var. Umarım yakında burada yayınlayacağım... Her şey gönlünüzce olsun.  03.03.2013 13:52
 

Kalemine, yüreğine sağlık. Gıyılı-kıpılı toparlaşmışsın olayı ve görünümü. Ancak bir karşılaştırma yaparsak; Andırın'a göre Düziçi Hong Kong syılır !... M.TOLU

musa tolu 
 01.03.2013 17:03
Cevap :
Musa Kardeş ilgin için teşekkürler.Bence de 'gıyılı gıpılı' oldu.Dert çok da,derman yok! Hangi derdi yazsam ki diye de düşündüm,bir ara yazamadım.Yoksa bazı çarpıklıklar almış başını gidiyor:Çarpık kentleşme,başta hırsızlık olmak üzere bazı suçların artması,kaldırım ihlalleri,esnaf ve sanatkarların günden güne erimeye başlaması,belediyenin bütün çalışmasına rağmen bazı evlerin çöp severliği,hayvan besiciliğinin hastalıklara yol açabileceği,bahçe sulama suyu ile gençlerin unutulmuşluğu ne olacak?Bu konuda bir kaç yazım daha vardı.İlk olarak 2007'de Düziçi için var mısınız,başlıklı bir yazı yazmıştım.O yıllarda Düziçi yazın tozdan topraktan geçilmiyor,kış aylarında da çamur içinde yüzüyorduk.Adı büyük SivilToplumKuruluşları da adı var endileri yok bir biçimde yuvarlanıp gidiyor.Bizim Bağlama Çayının çevresindeki çalışmalar yenice biterek gezip tozmaya açılmış.Andırın pek gelişmiş,duyuyorum.on beş yıldan beri görmedim.Umarım bir gün Düziçi'nde Adana'da ya da Andırın'da oturup çay içeriz.  01.03.2013 20:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 968
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster