Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
502
 

E-günlüğün "dini" olur mu?

Eski zamanlarda tur rehberliği yaptığım günler olmuştu. Görevimiz yolculara, yol boyunca ve tatil boyunca güzel zaman geçirtmekti. Öyle ya, yol uzun, onca insanı oyalamak zor du. Çok güzel bilmeceler üretir, bulur ve sorardık. En popüler soru "otobüsün plakası" idi. Kimse binerken dikkat etmediği için bilemezdi. Sonra bir kaç rehber arkadaş bir bilmece bulup kimseye cevabını söylemeden (en zor, en erotik şartlarda bile) uzun süre yolcuları oyalamaya karar verdik.

Soru şu: Şöförün sık sık rastladığı, terzinin ara sıra rastladığı, Allah'ın hiç rastlamadığı nedir? Bu bilmece bizi uzun süre idare etmişti, fakat bir arkadaşımız güzel bir bayanın, bir gece yarısı odasına gelmesine yenik düşmüş ve cevabı kusmuştu... Şimdi bu soruyu Parti liderlerine sormak lazım, bakalım ne cevap verecekler...

Bu hikayeyi anlattım çünkü, Başbakanımız bir konuşma yapmış ve bu doğrultuda bilmecenin cevabının, geçerliliğini yitirdiğine inandım... -Başbakan Erdoğan, Galataport projesi için karşılarına engel çıkarıldığını belirterek, “Biz Galataport’u sahiplendik, verdik. 'Bak gitti Yahudi’ye, Musevi’ye verdi’ dediler. Paranın Musevisi, Müslümanı olur mu?” dedi. (ntvmsnbc) Olmaz tabi. toprağın olur mu, doğanın olur mu, denizin, ormanın, suyun, dağların, çimenlerin, hayvanların, bitkilerin, sanayinin, binaların, atmosferin, güneş'in, ay'ın, gezegen'in Musevi'si, Müslüman'ı olur mu? Olmaaaaaz. Dünya da geriye ne kalıyor: İnsan... Hiç bir şeyin dini olmuyor da neden insan denen yaratığın dini oluyor? Ben bilmem, onlar bilir. Ben anlamam merkez anlar... Tanrı'nın yarattığı onca şey arasında neden bir tek insan tanrıya inanır? (mı) (beynimde ki paranoya elektrotları bu konularda hep açıktır.)

Merhaba e-günlüğüm; "Su kaynaklarının korunması ve bilinçli su kullanımı" adı altında başlayan forum, su kaynaklarına yatırım yapma, ekonomik krizi su kaynaklarına yapılacak yatırımla (satışla) atlatma projelerine dönüştü bile. Hani "allahın suyu" idi, Doğal kaynakları satarken Allah'a danışan var mı? Hepsi meslektaş adayı oldu... Bir su kaynakları kalmıştı satılmadık, onları da satın... Doğru ya paranın Musevi'si, Müslüman'ı olmaz... Paranın üzerinde yönetilen bir dünya'da, her şeyin para ile ölçülür olduğu bir zaman da, "paranın dini olmaz" diyenlere bak. Kapitalizmin hangi tarafı bu? Marks'ın kulakları çınlıyor.... Ne demişti: "kapitalist, gölgesinden faydalanamadığı ağacı satar..." Bazıları yakında inançlarını bile satışa çıkaracaklar... (çıkardılar bile) Erzak, yakacak yardımı ve cep telefonu ile oylar satın alınıyor. Demek ki "her şeyin bir fiyatı var" derken bunu kast ediyorlardı... Dikkat! Bir fiyatı olmayan insanlar halen var bu dünya'da... Hatta senin de fiyatın yok değil mi e-günlüğüm? (başını salladı ben gördüm)

Kısa bir not olarak: Yeryüzünde gelmiş geçmiş, Tanrı'ya inanan, ona ve yarattıklarına inandıklarına, saygılı olarak yaşayan tek bir topluluk tanırım. Kızılderililer... Konuşmaya gelince "her şeyi Allah yarattı" demesini bilenler şimdi Allah'ın yarattığı her şeyi satıyorlar... Tabi geleceğimizi de...

Ah be e-günlük cüğüm; Ne laf yetiştirirsin ki bunlara. Sen de mi biryerlere adaysın yoksa?
Bu yazdıkların derin konular, anlamı, algılanması her kişiye göre değişik konular. "Neye göre", kime göre" demogojisini gündeme getiren konular. Ben yine de danışmadan edemeyeceğim: Pekiiiii, E-günlüğün, Musevi'si, Müslüman'ı olur mu? Olmaz mı? (doğru cevaplayana rakılar benden)
Bilirim, E-günlük, her zaman objektif ve rasyonel olmaya çalışır... Çanakkale Zaferinin 94. yıldönümü kutlu olsun... O zafer olmasay dı, bırakın düşünmeyi, şimdi belki de hiç birimiz olmayacaktık...

Değerli e-günlüğüm; dün gece iş çıkışı eve gitmeden küçük bir alışveriş yaptım. Tabi rakı almayıda unutmadım. Bahçede tezgahımı kurmadan önce traş olup banyo yaptım ve köpeklerimin yemeğini ocağa koydum. (iki saat pişiyorlar) Biraz geciktiğim için Boss vızırdamaya başladı. (benim yemek saatlerim geciktiği için ben de Boss'un yemeğini geciktirip intikam alıyorum) Hemen yemeğini hazırlayıp verdim ve kendimede bahçede masayı kurdum. (lafın gelişi yazıyorum. Masa falan kurmuyorum, masa kurulu zaten.) Serin bir gece sonunda içeri girip tencerenin altını kapattım ve küt, yatağa... (makas)

İnsanın günü gününe uymaz derler ya, köpeklerinde öyle. Bu sabah da Linda uyuşuktu. Ben de inat olsun diye işe gelirken onu koşturdum. Pis pis suratıma bakıyordu koşarken. İş yeriine gelip hemen çayımı demledim ve bilgisayarı açtım. Telefonun ekranında bir kaç numara var dı. Çayımı, sigaramı içerek mesai saatinin başlamasını bekleyip hemen servise çıktım. Öğlene kadar hareketlilik devam etti... Öğlen yemeğimi yedikten sonra biraz dinlenme fırsatı buldum ve yine devam...

Öğleden sonra harika bir güneş, hafif bir rüzgar ve serinlik var dı. Çalışırken ısınan vücudumu soğutması güzel oluyor. Akşam üzeri güneş gitti, serinlik ve rüzgar kaldı. Ben yemek yerken ortalık soğumuştu. Linda'ya bu akşam yemekten sonra tatlı niyetine kemik verdim çok sevindi. Hatta sevincinden yanına kimseyi yanaştırmadı. Yanaşana hırlıyor... Ben tarhana çorbası, bulgur pilavı, hodan ve peşinden sütlaç yedim. (yuh amma yemişim) Şimdi de e-günlüğüm, seni yollayıp çayımı içeceğim. Yarın yazışırız...


Biliyor musun: Dünya'da en az 300 bin düşünce suçlusu var mış... (o kadarcık mı?)
Çirkin söz: "Onları incitmek istemedim, onları sadece öldürmek istedim..." David Berkowitz
Güzel söz: "Devlet adamı koyunu kırpar, Siyasetçi koyunun derisini yüzer..." Austin O'Malley

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 541
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster