Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
512
 

E-günlük belgeseli

Toplasan iki veya üç tv kanalını izlerim. Onlarda izlediğim bir program olmadığı zaman yabancı müzik veya belgesel kanallarına bakarım... Genelde belgesel seyrederim. Bu aralar belgesel kanalları da bir tuhaf olmuş. Onlar da "insan" laşmış. Zavallı hayvanlar için, kendilerine has kavramlar kullanmaya başlamışlar. Hayvanların duygularını hiçe saymaya, düşman ilan etmeye başlamışlar... Uzun zamandır uyguladıkları bu anlatım biçimini hiç beğenmedim. Sanırım bir çok kişi de şaşkınlıkla izliyordur...

Merhaba e-günlüğüm; Çok doğru ya! O ne garip anlatım öyle. "katil balina", "o bir ölüm makinası" "gördüğü her şeye saldırıyor", "ondan asla kurtuluş yok" gibi "şiddet" sever bir anlatım hakim olmuş. Yahu hayvan içgüdüleri onlar. Senin ne dediğini bile bilmiyor. Hiç kimseye hiç bir zararı olmayan hayvanlara böyle mi bakmalı bir belgesel kanalı? O sözler inasan denen hayvana ait. Hiç olmazsa durup dururken bir birlerini öldürmüyor, yavrularına tecavüz etmiyorlar. Ailesini balta ile doğrayan hayvan gördünüz mü hiç? Boykot ederim vallahi. Seyretmezsem kapanırsınız. Fena olursunuz...

Kimin ölüm makinası olduğuna bir bakın: "Yurt genelinde, 9 günlük Kurban Bayramı tatili süresince meydana gelen trafik kazalarında, 134 kişi öldü, 697 kişi yaralandı." (ntvmsnbc) Bunuda mı o hayvanlar yaptı?
Şöyle haberler olsa ne iyi olrdu: "9 günlük bayram süresince hiç trafik kazası olmadı, 134 kişi hayata yeniden bağlandı, 697 kişi yeni evlerine kavuştu ve binlerce yardıma muhtaç kişiye sınırsız yardım ve iş sağlandı, işten atılanlara yeni iş sahaları açıldı..." Güzel haber olurdu. Hem de bayrama yakışır bir haber olurdu... Ama olmadı, olamadı.

Bu aralar bir "ıssız adam" modeli oluşturma modası almış başını gidiyor. Nedir bu adamlardan istediğiniz? Metroseksüel, retroseksüel yaptınız, maço yaptınız, taş fırın erkeği yaptınız, light yaptınız olmadı, şimdi "ıssız" mı yapacaksınız? Hem ıssız adam ne demek? Issız ada gibi. Yazıyı okumasam, "bakir" anlamında diye düşünmüştüm ama değilmiş. Neyse beni ilgilendirmez. Ben ıssız falan değilim, halka açık bir durumdayım. Hatta işyerimin, evimin kapıları bile açık...

Kaçan keyfim hala gelmedi. Demek temelli kaçmış. Bu gün de gelmezse benden günah gitti. Kendime yeni keyif yapacağım. Eskisi artık hükümsüz olacak ve yenisi ile hayata devam edeceğim. Hem bu sefer sıkı bağlayacağım ki kaçmasın. Keyfim de bir tuhaf oldu. Eskiden de kaçardı ama hemen gelirdi. Bu sefer gelmediğine göre bir bildiği vardır veya, kandırılmıştır...

Değerli e-günlüğüm. Cumartesi akşamı tam kendime gelmiştim ki, dolabı açtığımda bir şişe açılmamış beyaz şarap gördüm ve ona "derhal beni kendimden geçir" dedim. O'da bana "zaten hayatta en iyi yaptığım iştir" dedi. Dediğini yaptı zaten.

Pazar sabahı kalkıp kahvaltı yaptım ve köpeklerimle ilgilendim. Ardından valide'yi ziyaret edip yürüyüşe çıktım. Yine bir kaç rakadaşa uğrayarak, uzun bir yürüyüş yaptım. Eve dönmek istemiyordum ama Linda'nın yemek saati gelmişti. Mecburen döndüm ve o'nu dışarı çıkarıp, yemeğini verdim. Boss'un yattığı yer çok tüylenmişti, elime süpürge ve faraşı aldım (başka ne alabilirdim ki?) güzel bir temizlik yaptım. Sonra etrafı iyice sirkeleyip Boss'u yerine oturttum. Sonra akşamları benim ve gelenlerin oturduğu yeri (balkonvari) temizledim. (Boss'un yerinden daha çok pislenmiş)

E-günlüğüm; arabamın aküsünü şarj ettirmem lazım, hep ihmal ediyorum. Bu günlerde yolda kalırsam "ben sana demiştim" deme sakın.

Sabah erkenden işe geldim ve ilk iş olarak arabayı çalıştırdım. Ne olmaz, ne olmaz, çalışmazsa çaresine bakmam lazım. Zor çalıştı ama çalıştı. Bir de ön sol lastiğin havası inmiş. Her halde o da patladı. Daha önce yazmıştım. "Kişi negatif elektrik yayarsa etrafında çok şey bozulur, aksilikler bitmez" diye. Bu elektriğim en kısa zamanda düzelmezse daha neler olur bilinmez...

Günümüz, her pazartesi olduğu gibi hareketli geçmekte ve gidip gelip yazmaktayım.

Akşam yine Boss ziyaretimize geldi ve sonra yerine gitti. Gittikten sonra biz Linda ile yemeğimizi yedik. Şimdi sigaramı yaktım ve çayımı içiyorum.

Birazdan seni azat edeceğim e-günlüğüm ama önce Ö. Hayyam'dan oynak bir parça çalayım... Yarın yazışmak üzere. Hoşçakal

Ne güzel gün! Hava ne sıcak, ne de serin;
Bir bulut tozunu siliyor bahçenin;
Bülbül coşmuş sesleniyor sarı güle;
Şarap iç, şarap da yüzüne renk gelsin!...
Ö. Hayyam

Biliyor musun: Amerika'da her saat 40 kişi, kanser yüzünden hayatını kaybetmekte imiş... (gripten ölse kanser derer)
Çirkin söz: "Gelinin dini yok, kaynananın imanı..." (Anadolu deyişi)
Güzel söz: "Kavak ağacını beğenen ve seven pek az kişi gördüm, çünkü dosdoğrudur.." Cenap Şehabettin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:)

shalimar 
 16.12.2008 9:18
Cevap :
gülücükleri özlemişis:))  16.12.2008 12:28
 

Şarabın adı kötüye çıkmış, kendi hoş, Hele bir güzelle içersen daha bir hoş; Harammış şarap, olsun, bana göre hava hoş: Hem, bana sorarsan, haram olan herşey hoş. Bende hayyam la katılayım yoruma.

Fatma Güneş ERGEN 
 15.12.2008 23:46
Cevap :
bütün yazdıkları doğru zaten, katılmamak elde mi? :))  16.12.2008 12:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 538
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster