Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
408
 

E-günlük çok buruk...

Bugün içimde bir burukluk var. Yok yok Irak, Afganistan, Pakistan, Çin veya bir başka ülke de ölen çocuklar, sivillerden değil. Açlıktan ölen Afrikalı çocuklar, yoksullar, işsizlik falan da değil. Firmalar iflas etmiş, insanlar işsiz kalmış, aileler parçalanmış umurumda mı? Kene ölümleri, domuz gribi de değil. Geçen yıl bir hastane de on üç bebeğin ölmesi, gençlerin bir birini bıçaklaması, töre davalarında ölenler, ambulansa'da bıçaklanan genç kızlar... Kapitalizmin baskısı, emperyalizm, hormonlu gıdalar, kimyasal gübreler, yanan ormanlar... Hayır hayır hiç biri değil... Merhaba e-günlüğüm; İçimdeki burukluk Michael Jackson'ın ölümü ile ilgili. Şu anda dünyada daha önemli hiçbir şey yok. Hayatım boyunca biriktirdiğim parayı yatırıp (yüz bin dolar) törene bir bilet aldım, bu akşam oraya gideceğim. Dünyadaki olaylar kimin umrunda Michael ölmüş... Eskiden bir türkü söylerdik "Mezarlardan çıktılar bayram benim neyime, / Çekip Şerif'i vurdular, kan damlar yüreğime..." diye. Az kaldı buna benzer bir söz yazılacak yakında Michael için... Devlet adamlarının tamamı böyle bir hayran kitlesine sahip olamadıkları için komplekse girmiştir kesin. Kahpe dünya, kahpe düzen, sen neymişsin be...

İnsanlığa ömrü boyunca hizmet etmiş, insanlık uğruna ölümü göze alıp çalışmış bilim insanlarını bile böyle uğurlamadık. Neyiz biz, bizim için ne önemli, neye önem veriyoruz? Popülarite peşinde koşan bir yaratıklar topluluğu mu olduk, hayranlık duyacağımız birilerini mi arıyoruz yaşamda? Yoksa aktivite meraklısı mıyız? Açlıktan ölen çocuklara, savaşlara, haksızlıklara, adaletsizliklere, özgürlüklerimize neden bu kadar yoğun bir şekilde sahip çıkmıyoruz? Neden bizim için gerçek anlamda ve yaşam da önemli olan olaylarla ilgilenmiyor, öz çocuklarımıza bile neden bu kadar ilgi göstermiyoruz? Amerika yıllardır milyonlarca insanın ölümüne sebep oldu, neredeydi bu insanlar. Hiç mi kılları, tüyleri kıpırdamadı? Hormonlular diyarı Amerika ne olacak...

Ne olduysa 17. yy. kölelik döneminin ortadan kaldırılmasından sonra oldu. (aslında kalkmadı) Eskiden "köle" diyorlar dı, insanlar da karşı geliyor, özgürlük savaşı veriyorlardı. Şimdi "özgür insan deyip, geçinip karnımız doyacak kadar para verip çalıştırıyorlar ama "köle" demiyorlar. Sahiplerimiz belli, köleler belli. Sadece küçük bir kelime değişikliği yapılmış o yüzden böyleyiz... Köleyiz köle... Ben anlamam merkez anlar. Ailesi özel Jet göndermiş benim için. (ama bilet parasını aldılar) Akşam törene katılıp döneceğim. Fırsattan istifade Madonna, Tina, Raquel, Cindy, Ornella, Mariah ile de görüşme fırsatı bulacağım. Anca gidersin e-günlüğüm. Dönüşte yazarsın artık. Dün gece eve gider gitmez "rus salatası" imal ettim ve bu sabah için hazırladım. Sonra Joker'in bahçede kalma süresi doldu ve Boss'un yemeğini verip çıkardım. Oğlum köpekler için bir tencere yemek yaptı (artık öğrendi) Ben de sıcaklık artışlarından dolayı bitkisel tedbirlerimi almaya başladım. Bir haftalık kişisel kürümü yapacağım. Elektrik süpürgesinin içi dolmuş onu temizledim. Temizlerken milyarlarca bakteri ve mikropla haşır neşir oldum. Çaresi: Çok kolay. Bakteri ve mikroplara karşı savaş açan deterjanlarla bir güzel banyo yaptım. ("uyarılar" kısmında banyo yapılmaz yazmıyor ki. Hatta, sigara paketlerinde yazdığı gibi "sağlığa zararlı" bile yazmıyor.) Üzerimde hiç bakteri ve mikrop kalmadı. Hatta vücudumda hücre bile kalmamıştır. Sonra doğru yatağa ve biiiip. (dolunay vardı ve dişlerim, tüylerim, kıllarım çıkmıştı)

Sabah erkenden kalkıp etraflarda kimse yokken derin derin nefes aldım ve olmayan oksijeni depoladım. Gün içinde alamıyorum lazım oluyor. Kahvaltımı yapıp Linda ile işe geldim. Sabah servislerime çıkmadan limon suyumu içtim. Öğlene doğru saunamın sıcaklığı arttı ve saunaya koyduğum havluyu sabunlu su ile yıkayıp sıkmadan yanıma aldım. Klimadan güzel serinletiyor. En azından rüzgar yapmıyor ve bir yerlerim tutulmuyor. Hem terleyip silindikçe güzel kokular yayıyorum. (sabun ve parfüm birleşince çok güzel kokuyor)

Oğlum da öğlene kadar benimle servislere geldi ve kısa da olsa yardımcı oldu. Tam yemeğimi yedim siparişlerimiz geldi ve kamyonu boşalttık. Ardından yine servislere. Öğleden sonra oğlum Joker'i tekrar çıkarmak için eve gitti. (günde en az üç kez çıkarması gerekiyor) Saat 13:00 ile 16:30 arası hiç telefon çalmadı, neden? Çünkü insanlar sıcaktan bayıldı ve 17:00 civarı kendilerine gelip sipariş vermeye başladılar. Akşam üzeri hava sıcaklığında bir düşüş olmadı ve ben de "mutlaka bu sıcak hava bir işe yaramalı" diye düşündüm ve buldum. "Ne kadar "soğukkanlı" ve soğuk kalpli" insan varsa hepsi dışarıda, güneşin altında dolaşsın" diye çağrı yaptım... İyi fikir... Böylece "sıcakkanlı" ve "sıcak kalpli" insan sayısında artış olacak... (bu buluş yüzyılın buluşuna aday olabilir)

Bir çağrı daha: Ölen arkadaşlar! lütfen spermlerinize sahip çıkın. Sizin yüzünüzden ülkemiz kaç aydır bu konuyu araştırıyor... Adam ölmüş, otopsi yapılırken, spermleri aynı yerde ki başka birine bulaşmış. Hem de bu kişi Münevver Karabulut' muş... Devamı şöyle: Sonra adam canlanmış ve "şaka yaptım" "kandırdım, kandırdım" demiş... Yok böyle bir şey ya! Buruk buruk akşam yemeğimi yedim, (acımız büyük, tatlı yemedim) gidiyorum. Hazırlanmam lazım. Kolay değil onca kişi ile taziye görüşmeleri yapacağım. Sen de hazırlan e-günlüğüm seni de götürürüm belki... Şimdilik yerlerimize dönelim sonra yine görüşürüz. Görüşemezsek yarın yazışırız. Hoşçakal biliyor musun: 25 haziran 2009'da Michael Jakson ölmüş ve cesedine iki kez otopsi yapıldıktan sonra 7 temmuz 2009'da veda töreni yapılmış... Çirkin söz: ''Sahte ölümünü planladı" Weekleyworldnews.com'da yer alan, Michael Jackson hakkında bir teori (sabah) Güzel söz: "Gözlerim dünya'daki en büyük kitaptır...” Michael Jakson

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 542
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster