Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1046
 

E-günlük de küçük yaşta evlilik ve damacanaların perde arkası:))

Kızlarımız, küçük yaşta evleniyor, istismar ediliyor, taciz ediliyor, tecavüze uğruyor ve bütün bu olanlar sadece haber olmaktan öteye gidemiyor. Neyi kime duyurmaya çalışıyoruz ki? http://www.tccb.gov.tr/sayfa/hanimefendi/ adresinde şu bilgi açıkca mevcut: 1965 yılında İstanbul Beşiktaş’ta doğdu. Çemberlitaş Kız Lisesi’nde okudu. 1980’de Abdullah Gül ile evlendi. Ahmet Münir (1983), Kübra (1985) ve Mehmet Emre (1991) adlı üç çocuk sahibidir. Hadi buradan yakın!!! Kız olsun, erkek olsun, çocuklar, çocukluklarını yaşamalı. Evcilik oynamalı ama evlilik oynamamalı...

Merhaba e-günlüğüm; Bu arada aramızda kalsın, hiç geç evlenenlerden veya evlenmeyenlerden söz eden yok. (dikkat, "evlenemeyen" demedim, "evlenmeyenler" dedim) Onlar da evlenmeyerek, küçük yaşlarda evlendirilen kız çocuklarının intikamını alıyor ve uzun sürli direniş yapıyorlar. (pek iyi bir yol değil ama ben karışmam)

E-günlüğüm; Dün geceyi soracaksın biliyorum... Hava çok güzeldi, evde süt ve sigara yoktu. Boss'a "sen biraz bekle" deyip süt ve sigara alıp geldim. Boss gözlerini dikmiş, sessizce bana bakarak. "hadi be kardeşim, sabahtan beri seni bekliyoruz, açlıktan öldüm burada, çabuk hazırla şu yemeğimi" diyordu. "tamam şimdi hazırlıyorum" dedim ve ilk iş olarak onun yemeğini hazırladım ve verdim. İçinede büyük bir kemik koydum ki biraz geç bitirsin diye. Ben de bu arada traş, banyo işlerimi hallettim ve rakımı hazırladım. İşlerim bittiğinde Boss kemiği ve yemeğini silip süpürmüştü. Hemen saldım ve bahçe de serbest bıraktım. O koştururken ben rakımı içip gecenin tadını çıkardım.

"Damacanalar bakteri yuvası..." Evet doğru bakteri yuvası ama hangileri? Çok kazanmak için, gidip her hangi bir (ruhsatsız kaynaklar, artezyen suları, ruhsatlı olup ne olduğu belli olmayan kaynaklar) kaynaktan, boş damacanalar yıkanmaksızın dolum yapanlar var. Bu işlemin maliyeti çok düşük ve kar oranı çok yüksek. Vatandaşın büyük kısmı, su tanıtırken "içinde hangi oranda hangi mineraller var" diye sormuyor. "Kaç para" diye soruyor... Dolayısı ile bu soruya ekonomik cevap veren bir sürü su firması açıldı. İşte bunların damacanaları gerçekten bakteri yuvası... Marka firmalar olarak tabir ettiğimiz 6-7 firma var ki onların damacanalarının içinden bakteri değil bakterinin "b" si bile çıkmaz. Ancak "su" diğer bütün doğal içecekler gibi kapağı açıldığı andan itibaren bakteri üretmeye başlar ki bunlar insanın yaşaması için gerekli (zararsız) bakterilerdir. Zararlı olrak nitelenen bakterilerin büyük bir kısmı, ev koşullarından ve pompalardan, su sebillerinden kaynaklanmakta ve oluşmaktadır. Bunun suçlusu damacanalar değildir.

Gelelim işin perde arkasına... Bu haberlerin ardındaki hesaplardan ne haber? Kimse Milyar dolarlardan söz etmiyor... Kullan at damacanalara geçişe zorlanıyor firmalar. Tesisler hazır, ama o damacanaları toplayacak ve dönüştürecek sistem hazır değil. Korkunç bir atık çöplüğü oluşur. Çok yakında . "en sağlıklısı kullanılıp atılan damacanalar" haberleri saracak medyayı. Ta ki yeni bir piyasa yaratacak, para kazandıracak sistem ve ürün bulununcaya kadar... (daha önce en sağlıklısı şu anda kullanılan damacanalar dı) Bu yayınların ve anlatılanların arkasında ne yazık ki doktorlar, profesörler var. Yoksa bile, çıkıp bildiklerini söylemedikleri için ben öyle düşünüyorum. Herhalde tıp fakültesinde ilaç yazmayı öğretmekten, neyin sağlıklı, neyin sağlıksız olduğunu öğretemiyorlar... En sağlıklısı cam yavrum, en sağlıklısı cam evladım. Öğretmediler mi size tıp fakültesinde... Doğal sıvılar ve içecekler Cam dışında bütün ambalaj malzemeleri içinde etkileşime uğrarlar. Bütün plastikler ve bütün yapışkanlar kanserojen madde içerir. Yiyecek içecek maddelerinde ve ambalajlarında, yapışkan bile kullanmak sağlıksızdır... (hadi bu iyiliğimi unutmayın, bir sürü şey öğrendiniz.)

Değerli e-günlüğüm; dünden belli idi bu gün hareketli olacağı. Dün oturduk, oturduk, bu gün oturamadık, oturamadık. saat 15:30 da başladım yazmaya. İki parmakla çok hızlı yazarım. "Damacanalar bakteri yuvası" muhabbeti gittiğim bazı kapılarda devam ediyor. Süper açıklamalar yapıyorum. "bizim damacanalar efsunlu bakteri yaşamaz" veya "bizim damacanalar AB standartlarında ve anti bakteriyel" diyorum. (sonra gerçeği açıklıyorum)

Şu, belediye mi yoksa trafik şube mi gelecek, kim gelecekse ortalığı bir düzene soksalar iyi olacak. Her gün hatalı sistem yüzünden onlarca kavga çıkıyor. Birine bir şey olunca mı düzeltecekler? İnsanlar "ana avrat" küfürlerle, yumruk yumruğa birbirlerine girmeye başladı. Kaza olunca kimin veya neyin trafik canavarı olduğuna karar vermek zor oluyor. Ben mi? Bütün kuralları ihlal etmeye başladım. Bir kere ihlal edince bir şey olmuyor, sonra da alışkanlık oluyor... (yok yok şaka, bir iki yol hariç, trafik ihlali yapmıyorum, herkese yol veriyorum) Yakında "yolveren abi" diyecekler.

Çok yoruldum bu gün e- günlüğüm. (yalan söylüyorum) Doğru dürüst çay, sigara içemedim, (bu doğru) kendimi hastalıklı gibi hissettim. Neyse akşam hırsımı çıkarırım.
Değerli, saygıdeğer e-günlüğüm; biraz önce biraz boş kaldım ve alelacele yemeğimi yedim. (Linda zaten hep, biri alacak diye alelacele yiyor)

Valide hazretleri durumunu koruyor. (bir iyi, bir kötü) Yeni bir teşhis yok. Ara sıra yine ilaç kullanması söylenmiş. (her halde ilaçlar metabolizmayı iyice bozuncaya kadar teşhis konamayacak)

Ben zaten hep iyiyim. (kötüleşmek için global krizi bekliyorum) Sen zaten hiç kötü olmazsın... En iyisi mi artık seni ait olduğun yere göndereyim. Yarın yazışmak üzere. Hoşçakal

Biliyor musun: Bebekler doğduklarında diz kapakları yok muş...
Çirkin söz: "Haricen tentirdiot, dahilen aspirin" (eczacılık fakültesi esprisi mi?)
Güzel söz: "İnsan yarım elma gibidir. Öteki yarısı dosttur; onu bulamazsa ömrüne yazık..." Pythagoras

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim arkası yarın piyesim, linda ya selamlar.

Fatma Güneş ERGEN 
 26.11.2008 18:25
Cevap :
evet öyle olmuş:) Okudum ve çok güldüm. Hatta yorum bile yazdım:) sevgiler saygılar.  26.11.2008 18:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 547
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster