Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
324
 

E-günlük Mevlana'yı andı

"Dünyanın bir bölümü sınırsız bir şekilde tüketirken diğer bir bölümünün de açlık nedeniyle hayatta kalma mücadelesi veriyor..."

"Barışın, refahın, kardeşliğin, güvenliğin, huzurun küreselleşmediği bir dünyada kimsenin mutlu ve huzurlu olma imkanı kalmamıştır"

Aman yarabbim!!! Şu sözlerin güzelliğine, gerçekleri yansıtma biçimine, doğruluğuna bakın... Hani yazının altında "Marks" veya "Engels" veya "Lenin" söylemiş ibaresi arıyorum ama yok, yok, yok... Ben de o zaman Mevlana'yı anmadan edemiyorum...

“Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek bir cevabım var.
Lakin bir lafa bakarım laf mı diye.
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?” demiş. Acaba neden demiş? O tarihlerde bizi uyarmış mı?

Müziği değiştirelim... Siyasal Bilgiler Üniversitesinden bir halk müziği çalalım...
Öğrenci söz alıp şöyle demiş... ''Bu ülkede 12-14 yaşındaki çocuklar asker kurşunuyla sorgusuz sualsiz öldürülmekte, Engin Ceberler öldürülmekte'' "Türkiye'de yaşam çok pahalı" ''Bu ülkede, elektriğe, suya, her türlü tüketim maddesine defalarca zam yapılırken, işçiler, memurlar yaşama sınırının altında bir ücretle geçinmeye mahkum edilirken, böyle bir ülkenin Başbakan Yardımcısı olarak sizin çok fazla söyleyebilecek sözünüz olduğuna inanmıyorum. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şu anda kendisini protesto ediyorum böyle bir ülkeyi yönettiği için...''

Ayakta alkışlıyorum, kutluyorum, tekrar tekrar alkışlıyorum. Sanırım delikanlı editör korkusu ile sözlerini tam olarak dile getirememiş. Oysa daha söylenecek çok şey olduğunu düşünüyorum... Bunlar benim sözlerim olmadığı için, alıntı olduğu için rahat rahat yazıyorum. Benim fikrim olmamalı, olursa yayın ilkelerine aykırı olur ve hakaret içerir...

Değerli e-günlüğüm; umarım rahatlamışsındır. Döndüğüne sevindim. Nasılsa hiç bir şey değişmedi, hiç ara vermemiş gibi devam ederiz beraber. Zaten bu ülke de en büyük sorun yönetenlerin beyinlerinin çok dar ve küçük olması. Cerrahi bir operasyonla genişletilip, büyütülmesi, geniş açı verilmesi gerekiyor... Tıp bunu icat etti mi?

Tıpkı ay'ı bombalayanlar gibi... Ben de bu sıralar ev de bomba yapımına başladım. Bahçede su olup olmadığını anlamak için önümüzde ki günlerde bahçeyi bombalayacağım. Akıl ve zeka fakirleri bunlar. Parasızlığın getirdiği fakirlikten daha vahim bir durum...

Dünya'nın emniyet müdürü Nobel barış ödülü almış. Bizim Başbakanımız aday olsaydı, IMF toplantısında yaptığı konuşma ile kesin o alırdı... Beni de çağırdılar, aday olmam için yalvardılar ama reddettim. "Siz bir aldatmaca, bir yanılsama, bir özürlüler topluluğusunuz" dedim onlara... Hemen söylediklerimi sansürleyip beni dışarı attılar...

Oğlum ve atlı arkadaşları sık sık bizim eve gelmeye başladılar. Onlara gelmelerini ben söyledim. Ev de eğlenmelerine izin vererek gözümün önünde kalmalarını sağlıyorum. Ev biraz (ne birazı epey) dağılıyor ama olsun. Cadde şiddetten geçilmiyor. Gazeteler yazmıyor ama gençler çeteler halinde dolaşıp, akşamları kavgalar ediyorlar. Çok yaralanan oluyor. Hatta emniyet güçlerinden dayak yiyip eve gidenler bile var. Her yer polis kaynadığı halde her gece sahil de kavgalar çıkıyor... Bıçaklar, zincirler, şişeler, havada uçuşuyor... Polisler devriyelerine devam ediyor...

Bu yüzden ev de bir arada eğlenmeleri daha güvenli diye düşünüyorum. Ortalık pek tekin değil bu sıralar... Sivil uygulama geldi ya, ondandır...

Dün gece iş çıkışı bahçede sakin bir biçimde rakımı içtim. Gençler yoktu, sohbet, hareket, gürültü yoktu. Saat ilerledikçe gökyüzü'nden, yıldızlardan, hava'dan, toprak'dan, su'dan gelen seslerle baş başa kalıyorum. Çoğu kimsenin pek duyamadığı sesler. Huzur veriyor, dinlendiriyor, içimi rahatlatıyor. Yabancı (kirpi) uzun zamandır görünmüyor. Sanırım havaların bozacağını önceden anlayıp (bilim adamlarını küçük düşürecek şekilde) uykusuna yattı.

Sabah Linda ile işe geldim ve çayımı demleyip ortalığı düzenledim. Sonra bir kaç servis ve arkasından meşhur kamyonumuz... Kamyonu boşalttıktan sonra işlere devam.

Karşımızda ki iki meslektaşımdan biri (rakibim demiyorum, olamazlar) dükkanını kapattı. Diğeri mücadelesini sürdürüyor. Sabahları "günaydın" demekten aciz, selam bile vermiyor. Onlar benim meslektaşım ama sanırım ben onların bir numaralı düşmanıyım. Bakış açısı işte... Yakın zamanda o da kendine başka iş arar.

Dün akşam ve bu gün birer abone daha yaptım. Çok sıkı tutuyorum işi ama rakiplerim çok güçlü ve çok saygın kişiler. Doktorlar... Abonelerimle sohbet ederken bol bol konusu geçiyor ve söylediklerine inanamıyorum. Bir meslek uzmanı bu kadar mı bilinçsiz olur? Neyse, iyi ki abonelerim bana doktorlardan çok güveniyorlar. Kolay değil beş senedir dersimi çalışıyorum. Bu sene "su" konusunda yüksek lisans ve master yapacağım. Önümüzde ki seneler konferanslar vermeye başlarım.

Değerli e-günlüğüm; aynı döngü sen yokken de, şimdi de devam ediyor. Akşam yemeğimi yedim (mangal partisinden kalan tavukları ve mezeleri yemeye devam) ve gidiyorum. Giderken seni de yolluyorum. Yolun açık olsun... Yazışmak ümidi ile... Hoşçakal.

Biliyor musun: Oxfam yardım kuruluşu, Doğu Afrika'da 23 milyondan fazla kişinin yoksulluk ve kıtlık tehdidi altında olduğunu bildir miş...

Çirkin söz: ''Evlilik insana çok şey öğretir. Sadakat, sorumluluk, hoşgörü, anlayış gibi. Ancak bekar kalırsanız, zaten bunların hiç birine ihtiyacınız olmaz... Burt Reynolds (insan isen evlilik dışında da ihtiyacın olur)

Güzel söz: "Politikacılar en katı ahlaksızlık kurallarına sahiptirler..." Malcolm Bradbury

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine de andığınız için teşekkür ederim. Saygılarımla...

Ali Haydar ÖZKAN 
 17.10.2009 23:22
Cevap :
Aslında daha sık anmak lazım değil mi:)) Saygılarımla  19.10.2009 9:37
 

Çok güzel tanımlama yapmışsın. Sevgilerimle.

Fatma Güneş ERGEN 
 14.10.2009 7:56
Cevap :
sağolasın.:))  14.10.2009 12:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 543
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster