Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
502
 

e-günlük olanlara sinirleniyor:)

Bu güne kadar, bütün gösteri yürüyüşleri, mitingler, protesto gösterileri yapanların, güvenliğini almak adına alanlara yerleştirilen emniyet güçlerimiz, emekçiyi, işçiyi, memuru, öğrenciyi, öğretmeni, çevrecileri, bankacıyı, sendikacıyı bir güzel dövmüş, tartaklamış, sopadan geçirmiştir. (Türkiye'de dayak yemeyen kalmamıştır) Yıllardır bütün bu guruplara, hatta şahıslara suçlu gözüyle bakmış, her fırsatta Türkiye'nin her meydanında bir güzel meydan dayağı çekmiştir... Amaçları demokratik bir şekilde seslerini duyurmak, şikayetlerini dile getirmek, isteklerini gerekli yerlerin duymasını sağlamak dı... Hep dayak yediler, hep dövüldüler, hep dövüldüler... Çoluk, çocuk, kadın erkek, yaşlı ayrımı yapılmadan (demokratik bir şekilde) joplandılar... Oysa o kişilerin hiç bir suçu olmadığı artık gün ışığı gibi ortada. Dövülecek, joplanacak kişiler devletin en üst kademelerinde görev yapıyorlarmış da kimsenin haberi yokmuş. Hadi şimdi gidip amirlerinizi, şeflerinizi, emir aldığınız üstlerinizi dövün. Joplayın onları, üzerlerine tazyikli su püskürtün, biber gazı sıkın... Ne duruyorsunuz, emir veriyorum. Gerçek amiriniz sesleniyor. Vatandaş sesleniyor. (beni de döverler mi acaba?)
Merhaba e-günlüğüm; Bak yine neler yazmışsın öyle. Ben yazdım sanacaklar sonra. Halbuki ben asla böyle şeyler yazmam.

Ben bu gün okulları gezdim.. Gazze'de hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunulmuş. Milli Eğitim Bakanımız Hüseyin abi emretmiş. "Çocukların beynini derslerle, yeterince bulandıramıyoruz, bari saygı duruşu falan yapın. Nasılsa bir şey anlamazlar" demiş. Doğru demiş, pek bir şey anlamazlar, çocukluklarını bile yaşayamadan düşmanlık tohumları ekilir. Çoğu okulda İsrail karşıtı sloganlar bile atılmış. Haydi kızlar, erkekler eve dönün. Okula falan gitmeyin. Öğretimsiz olsanız bile, bu devletin başındakilerin provokatör olduğunu, senelerdir halkı ve toplumu birbirine düşürmek için gayret ettiğini anlarsınız... Bizim bizden başka düşmanımız yok ki... Hiç bir zaman, hiç bir ülke halkına, hiç bir dine, ırk'a, milliyet'e karşı değiliz, sadece Hüseyin abi gibi o ülkenin toplumunu yanlış yönetenlere, yönlendirenlere karşıyız. Bu ülke de binlerce yahudi, ermeni, hıristiyan, alevi, protestan, katolik yaşıyor. Ey Hüseyin abi! İsrail düşmanlığı ve beraberinde yahudi düşmanlığı bir işe yarayacak mı dersin? Daha iki gün önce sinema sanatçıları ile ziyafet veren siz değil miydiniz? Neden saygı duruşu yapmadınız? Karıştırın ortalığı, karıştırın... Şimdi sizin emrinizle saygı duruşu yapan çocukları, nasılsa büyüdüklerin de, meydanlara çıkıp, haklarını istemeye kalkarlarsa, eşek sudan gelinceye kadar joplayacaksınız... (Eşeğin sudan geldiği falan da yok)

Dün gece eve gidip, işlerimi bitirdim ve bir bardak "kanali" içip biraz yürüyüş yapmak için çıktım. Cadde'ye indim ve bir süre hızlı tempo ile yürüdüm. Dünya'da ve ülkemizde olanlar insanların pek umrunda mı bilmem ama, eğlence yerleri, restoranlar, alışveriş merkezleri tıka basa dolu idi. Her halde insanlar dünya'da ki yoksul insanlar adına alışveriş yapıyorlardı... (oysa yardım yapmak kişilerin değil, devletlerin görevidir.) Bir saatlik bir yürüyüşün ardından eve döndüm ve Boss'u çıkarıp bahçeye kuruldum. Son bir şişe şarabım kalmıştı, onu bitirdim. Böylece bir daha ki indirime kadar şarap mevsimini kapatmış oldum. Artık rakı, bira ve viski'ye devam.

Sabah kalktığımda vücudumda kırgınlık var dı. Ya yürürken üşüttüm, ya da gece üstüm açıldı. Kahvaltımı yapıp, görevlerimi tamamladıktan sonra yine yol arkadaşım Linda ile birlikte iş yerine geldim, çayımı demledim, cihazları açtım, etrafı kontrol edip güne başladım. (zaten değişik bir şey yaptığım yok) Değişiklik olsun diye bu gün bir atılım yaptım ve bekaretimi açık artırma ile sonlandırmaya karar verdim. (ne para veriyorlar mış öyle) Yaşam oyununu hep rasyonel düşünme uğruna inşa ettik bu güne kadar. Meğer akılsız beyinlere göre oynamak daha mantıklı imiş. Evet ben bir bakirim (şahit yok nasılsa) ve satılığa çıkardım. (Bakalım nasıl bir duygu) Vay be insanlar tarihi eser veya antika alır gibi bekaret almaya çalışıyorlar. Aklımın zerresi alıyorsa namertim. O ilanı veren kişinin akıl bekareti zaten çoktan bozulmuş. Derdi başkadır onun...

Değerli e-günlüğüm; Öğlen rahat bir şekilde yemeğimi yedim ve gidip gelip sana yazmaya başladım. Biraz zor oluyor ama, ne yapalım katlanmak zorundayım. Sen de benim zırvalarıma katlanıyorsun, böylece ödeşiyoruz.
Öğleden sonra işler sakin geçti. Haftada bir iki gün sakin geçmesi iyi oluyor, fırsattan istifade dinleniyorum.

Bu gün üç adet hafif hasarlı trafik kazası gördüm. (ikisi önümde oldu) Dün akşam da iki üst sokakta ki tekel soyulmuş. "Maskeli kişilerce" demiyorum, çünkü maskesiz kişilerce soyulmuş. Sigara almaya gittiğim de öğrendim. Akşam saat 21:00 de üç kişi elinde silahla gir dükkana ve kasa da ne var ne yok götür. Sigara içki almayıda ihmal etmemişler. Giderkende etrafa ateş açıp yaptıkları soygunu kutlamışlar. İki arabanın ve bir evin camı kırılmış. Teksas, Tommiks, Kaptan Swing, Zagor döneminde bile böyle şeyler olmuyordu. Tabi devletin işleri bu aralar yoğun, ortalık çapulculara kaldı. (ne zaman onların değil ki?) Bunlar daha iyi günlerimiz...

Akşam üzeri hareket olsun diye camları yıkadım. Bayağı kirlenmişler ama çaktırmıyorlarmış. Şimdi pırıl pırıl oldular. En azından içeriden bakınca dışarısı görünüyor. Günler hep böyle geçerse bahçeyi, arabayı, hatta sokağı bile yıkayabilirim. Boş oturmak bana yaramıyor.

Evet e-günlüğüm, tahmin ettiğin gibi akşam yemeğimizi yedik ve peşinden bir kaç servis yapıp yine vedalaşmak için karşına oturdum. Bütün gün sakin giden işler akşam olunca biraz hareketlendi. Bu yüzden de geç kaldın e-günlüğüm. Yarın yazışmak üzere seni sepetliyorum. Hoşçakal

Biliyor musun: Her gün dünya nüfusunun yedide biri, yani 900 milyon insan aç kalıyor muş... (zaten dünya liderleri, daha fazla insanı nasıl aç bırakırız diye canla başla çalışıyorlar)
Çirkin söz: "10 yaşındaki kızlar evlenebilir ve bunun çok erken bir yaş olduğunu düşünenler kızlara haksızlık yapar" (El Hayat gazetesinin haberine göre, Suudi Arabistan başmüftüsü Şeyh Abdül-Aziz bin Baz'ın verdiği fetva)
Güzel söz: "Hiç bir şey eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz..." Konfiçyus amca

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eh kocadam. Otur oturduğun yerde.Kimsenin etlisine butlusuna karışmadan. Bu aralar emekçiler sokaklara çıkmaz oldular dolayısıyla Jop şov , tekme tokat, gaz bombası şovunu unutmuştuk. Şimdi secim stardını verdik herkes onun peşinde . Açlık işsizlik falan hikaye. Karıştırma ,uyandırma gaflet uykusundan insanları. 13 yaşındaki kızcağıza tecavüzü önlemek için evlenme fetvası verilmiştir. Çocuklarımızı savaşa hazırlıyoruz. Ülkemizin düşmanı çok.

Yapukay 
 15.01.2009 19:40
Cevap :
Tamam oturuyorum:)) Katkılarınız için teşekkürler  16.01.2009 8:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 543
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster