Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
466
 

E-günlük prostat kanseri riskini ele aldı:)

İşte bu habere bayıldım. (birisi beni ayıltsın) Aktif cinsel hayatı bulunan erkeklerin prostat kanserine yakalanma riski daha yüksek... Araştırmayı yapan ekibin başı: Dr. Polyxeni Dimitropoulu (ntvmsnbc) Ne yapmak istedikleri ortada. Erkekleri kandırma yolları arıyorlar. Daha önce yapılan araştırmalarda tam tersi açıklama yapılmıştı. Ben anlamam arkadaş. Kendi araştırmamı kendim yaparım ve otuz beş senedir araştırıyor gözlemliyorum. Onlar gibi 400 erkek bulup soru, cevap yöntemiyle oluşmadı benim araştırma sonuçlarım. Adama cinsel yaşamını soruyor ve verdiği cevabı doğru kabul ediyor. Yahu olmaz. Erkekler o konularda doğru söylemez... Günde "5-6 kez yaptığını", çok iyi olmasada "çok iyi olduğunu", "bir çok kadınla birlikte olduğunu", "hemen her gün seks yaptığını" anlatır ömrünün sonuna kadar... Prostat kanseri kimin ne mal olduğunu, doğru söyleyenle, söylemeyeni ayırt eden bir doğal testtir. Babam, dedem, (85 yaşında sekizinci eşini almıştı. Çocuklarının bir çoğu birbirini tanımadılar. Kurtuluş savaşı anılarını anlatırken savaşta karşılaştığı ve tanıştığı kadınları anlatırdı) dedemin dedesi ve bendeniz (henüz ve hiç bir zaman) bu hastalığı tanımadık ve tanımayız. Seks yaşamı zayıf olan erkekler ve kadınlarda, ilerki yaşlarda neler olacağı bilinir. Bu sadece seks yaşamı değil, beslenme ve yaşam tarzı ile de alakalıdır.

Sakın konuyu "genetik bilime" bağlamayın, öyle bir bilim dalı bile olmadığını iyi biliyorum... Gelmez, gelmez. Erkekleri çekemezsiniz kliniklere. Sizlere ve sizin gibilere elletmezler kendilerini. Erkekleri hastanelere çekmek istiyorsanız, onların paralarını muayenelere harcamasını istiyorsanız, bunun tek yolu var. Doktorların hepsinin, 30-35 yaşında alımlı ve güzel bayanlardan oluşması. Bak o zaman araştırmaya, açıklamaya gerek var mı? Hepimiz abuk sabuk sebeplerden, muayene olmak için koşarız hastanelere... Düşünsene e-günlüğüm, Bir hastanenin üroloji servisi doktoru "Hadise" ve bütün muayeneyi tek başına, hasta ile birlikte odasında yapıyor... Veya Billur Kalkavan veya Ayşegül Aldinç veya Beyonce... Kuyruk olur hastanenin önünde, izdiham olur. Erkekler bir an önce muayene olmak için birbirlerini "şey" lerinden vururlar...

Merhaba e-günlüğüm. Sen bu haberlerin çoook dışındasın biliyorum ama yine de dayanamadım yazdım. Belki o araştırmayı yapan doktor, bloglarımı okurda bir şeyler öğrenir diye. Arasın beni de o'nu bir kaç gece alemine götüreyim. Araştırmaları bile bırakıp yanıma takılır her gece... (yahu ne alemi, ben her gece bahçede alem yapıyorum)

Gençlerin parası bitmiş dün gece. Bizim bara takıldılar. En hesaplısı bizim bar. Açık büfe. Ne içersen, ne yersen ye, hesap ödemeden kalkıp gidiyorsun. Üstelik bazan özel menülere bile rastlamak olası. Gelsinler tabi. Kapımız her zaman herkese açık nasılsa. (Boss izin verirse)
Onlar içeride oturup film izlerken, müzik dinlerken, atıştırırken, ben de dışarıda rakımı içiyor ve Boss ile sohbet ediyordum. Sonra yatma saatim geldi ve içeri girip gençlere "iyi geceler" türküsü patlatıp yattım.
Sabah işe gelir gelmez telefon çalmaya başladı ama, mesai başlamadan telefonu açmıyorum. Abonelerde biliyor. Çaldırıp kapatıyorlar. Sonra onların telefon numarasını ekranda görüyorum ve kim olduğunu tespit edip mesai başlayınca siparişlerini götürüyorum. (nasılsa halimi sormak için aramıyorlar, istedikleri belli)

Değerli e-günlüğüm; bu gün iki kamyon boşaltsam daha iyiydi. Okullar tatil oldu, kriz var, insanlar tatile gitmedi ve evde oturuyorlar. Gençler de sucu amcalarını sık görebilmek için çok su içiyorlar. Ben de yemeğimi bile yiyemiyorum. Ay çok koşturdum bu gün. Hafif yorulur gibi oldum. (mu) Öğle yemeğimi bir saat gecikmeli yedim ama olsun.

Dün kü güneşten bu gün eser yok. Hafif hafif yağmur yağıyor. Daha doğrusu bir yağıyor, bir yağmıyor. Yağmurdan çok çamura benziyor.

Yıllar sonra bu gün üst üste iki abone yapabildim. (yani bana "yıllar" gibi geldi) Gerçi artık abone yapmak istemiyorum. Değişik planlarım var. İki üç aya kadar bir şeyler planlıyorum sinsi sinsi. Eğer gerçekleşmezse abone yapmaya devam ederim.

Dünyanın gözü Davos'ta imiş... Benim gözüm başka yerlerde. Hatta aklım işte gözüm oynaşta.

Son dakika haberi: Alkol’ün cinsel yaşamlarında olumsuz etkisi olacağından endişelenen erkekler, yapılan son araştırmanın şerefine kadeh kaldırabilirler. bilinenin aksine alkol tüketiminin erkeklerin cinsel yaşamında olumsuz değil olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. Avustralya’da 1580 erkek üzerinde yapılan araştırma, alkol kullanan erkeklerin ‘yeşilaycı’lara oranla yüzde 30 oranında daha az sertleşme sorunu yaşadıklarını gösteriyor muş... (ntvmsnbc) Günaydın beyler... Ben niye her gece bahçede kadeh kaldırıyorum sanıyordunuz? Şerefe, sağlığa, güzelliğe ve yatağa... (her şey kararında)

E-günlüğüm; Ne oldu da harıl harıl çalışıyorum. İşler neden arttı? (dediğim gibi her halde tatil olduğu için) Bu gün sakin olması gereken bir gün dü ama bir türlü oturamadım. Akşam yemeğim de öğle yemeğim gibi gecikmeli oldu. Buna en çok Linda kızıyor. Akşam ıspanak yemeği var dı. Peşinden köyden gelen peynirimiz, (ıspanak da köyden) tatlımız var dı, onları götürdüm. Hızımı alamayıp simitin içine fisko birlik fındık ezmesi doldurup yedim. Sitem etmesin diye bir kaşık da bitmeyen aşureden yedim... (hala geliyor) Şimdi biraz oturabildim ve süratli bir şekilde yazıyorum. Bir yandan çayımı içiyor, bir yandan sağlığa zararlı sigaramı tüttürüyorum.

Evet e-günlüğüm; Bu gün böyle geçti. En kısa zamanda prostat testine git. Ne olur ne olmaz. Ben olmam ama senin seks hayatın pek parlak değil. Bir kontrol ettirsen iyi olur. Hadi ben gidiyorum. Sana mutlu ve sağlıklı günler. Yarın prostat olmazsam, yine yazışırız nasılsa.

Biliyor musun: ABD ve İngiltere, gelişmiş ülkeler arasında en yüksek erken hamilelik oranına sahip miş...
Çirkin söz: "Çoğu erkek, bir takım elbise bile seçemeyecekleri kadar loş ışıkta, bir kadına aşık olmuşlardır..." Maurice Chevalier (hadi oradan, alkol aldıkları için hormonları azmıştır)

Güzel söz: "Mert olmayan bir insanla işe başlamak, sonu gelmeyecek, ya da kötü bitecek bir yola çıkmak demektir..." Montesquie


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 547
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster