Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
605
 

E-günlük uzak durulacak erkekleri belirledi:)

Bu gün konumuz: Uzak durulacak beş erkek tipi...
Neymiş bu tipler: İnek tipli, maço, çapkın, imaj adamı ve kıro tipli erkekler... Bir kere bu araştırma eksik olmuş. Dini bütün erkek, mafya erkek, siyasi erkek, ana kuzusu gibi tipleri saymamışlar... Üstelik açılımları da yetersiz. Örneğin: "inek tipli" ne demek? İneğe benzeyen erkek mi? O'ndan zaten sadece kadınlar değil erkeler de uzak durur...

Tamam araştırmaya sözüm yok ama bu araştırmayı biraz eşitlikçi yapsaydınızda "uzak durulacak kadınlar" konusunda da görüş bildirseydiniz fena olmaz mıydı? Olmazdı. Kadınları incitmeye, kızdırmaya gelmez... Kendim için söylemiyorum, hani çok tecrübeli erkek arkadaşlar var onlar faydalanabilirdi... Neyse bu araştırmayı okuduktan sonra kadınlar adına bir kez daha üzüldüm. Bu özellikler görünüm olarak erkekler de fark edilmesede hepsinde bir miktar vardır. Yani kadınlar yine yalnız kaldı. Yani bütün erkeklerden uzak durmaları gerekiyor. Yani başlarının çarelerine bakmak zorundalar. Yani artık bana da yanaşmayacaklar ve ben de yalnız kalacağım, ben de başımın çaresine bakmak zorundayım... (suratımı astım, elimi başıma koydum ve siyah siyah düşünmeye başladım.)

Merhaba e-günlüğüm; Bu araştırmaların ışığında sonumuz kötü. Ortalık bir süre sonra eşcinsel kaynayacak... Yok ben almayayım. Elbet bu araştırmayı okumayan bayanlar vardır. Onları tespit edip hayatıma devam ederim. Bu araştırmacılar kimi kimden uzak tutmaya çalıştıklarının farkında değiller. Her kadına göre erkek, her erkeğe göre kadın vardır bu evren de. Bu araştırmayı okuyan bir sürü günümüz kadını, "boşver tipini, sen işinden parasından varlığından bahset" diyor...

Dün gece benim, maço, inek, hormonlu, iyi niyetli, sevimli, akıllı gençler gelmeden bahçe keyfimi tamamladım ve sonra içeri girip onlara, sofra hazırladım ve gelmeden sipariş ettikleri kızartmaları yaptım. Sayıları azalmaya devam ediyor. Sistem ve teknoloji sayesinde gittikçe yalnız adam, ıssız adam, kızsız adam, damsız adam, sapsız adam olmaya başlıyorlar. Bu geçici bir dönem ama onlar, hem kendilerini, hem de bir birlerini sorgulayıp duruyorlar. Azınlık olarak geldikleri için ("azınlık" lafı ile "ne demek istedin" diye içeri atacaklar beni) yine sohbet etme fırsatı bulduk. Sıkıcı olan yaşam ve hayatın gerçek yönleri, görünmeyen yönleri hakkında biraz doğruları söyleyip, canlarını sıktım... Bir nevi özel konuşma oldu. Benim ki yine kız arkadaşından ayrılmış (bu sefer uzun sürdü) ve çok dertli. Ona, kız arkadaşının ayrılırken söylediklerini söyledim, çok şaşırdı. "İnanmıyorum, nerden biliyorsun, yoksa seni mi aradı" gibi panik sorular sordu. Bak yavum, bak oğlum, bir kız söze "seni çok seviyorum, sen çok iyi bir insansın, ama... diye başlıyorsa ayrılmayı düşünüyordur" dedim. Bu en önemli derslerden biri idi. Hep böyledir. Kalıplaşmış cümleler vardır. "bir süre ayrı kalmamız lazım", "ben sana layık değilim", "sana layık olamadım, çok üzgünüm", "sorun sende değil, bende", "ailem sorun çıkarıyor", "artık bir süre yalnız kalıp kendimi dinlemem lazım" vs. vs. vs. vs. O'na hayatı boyunca benim gibi yapmasını, psikoloji'yi, iletişim'i, beden dili'ni iyi öğrenip, zamanı geldiğinde bu cümleleri kızlara karşı kullanmasını öğütledim. Ancak esas dileğim, hiç bir zaman böyle olmaması idi... (tam bir politikacı gibi yazdım)

Joker havlamaya başlamış. Artık liderlik taslıyor. "Bağırma benim mekanımda, kes sesini" diye Linda'da o'na havlıyor. Galiba su vermeyi unutmuşlar, Joker gelince üç kap su bitirdi. Sonra da olduğu yere bütün ihtiyaçlarını giderdi... Sahibi temizlemek zorunda kaldı tabi.

Ülke, ekonomik durum, haberler, olaylar güzel ve iç açıcı olmasada, havalar güzel gitmeye başladı. Sabah kalktığımda güneş çoktan açmı ve toprağı ısıtmaya başlamıştı bile. Linda ile iş yerine gelip (en sadık elemanım... Ne konuşur, ne söylenir, ne dert yanar, her gün düzenli olarak işe gelip gider) İş başı yaptık. (kuş başı gibi bir şey) Ben çayımı demledim ve içmeye koyuldum. Öğlene doğru servisler başladı ve güneş'in yardımı ile bol bol ter attım. Yine vücudumda nikotin, alkol gibi yararlı maddelerden eser kalmadı....

Öğle yemeğimi yedikten sonra işler hareketlendi. (genelde cumartesileri böyle oluyor) İşler hareketlendi ama trafik kitli. Her hafta sonu olduğu gibi beni, iş değil, trafik yoruyor. Bütün hafta yorulmuyorum, cumartesileri yorulduğum kadar... İyiki etrafta ağaç ve köpek dostlarım var. Araba kullanırken trafikte durunca onlarla sohbet ediyorum, biraz yorgunluğum gidiyor.

Haftanın son gününe bir çırpıda geldik ve haftayı bitirdik. Linda ile yemeğimizide bitirdik. Şimdi çayımı içiyorum ve bitmeden seni göndereyim dedim e-günlüğüm... Yeni bir hafta da tekrar yazışmak üzere. Hoşçakal

Biliyor musun: Özel bir meditasyon tekniği budist rahipler 'Turn-mo' adı verilen bir meditasyon tekniğiyle metabolizma hızlarını yüzde 64 oranında düşürebiliyorlar. Aynı zamanda vücut ısılarını da 17 derece kadar arttırma gücüne sahipler miş...
Çirkin söz: ''İlgili bölüme bakan personel askere gitti'' (İstanbul Adli Tıp Kurumu, İzmir'de görülen bir cinayet davasında olay yeri görüntülerinin çözümlenmesini isteyen mahkemeyeverdiği yanıt)
Güzel söz: "Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır..." Socrates

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 538
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster