Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
690
 

E-günlükde köpek sevgisi, ülke sevgisi:)

Canım benim, sen ne kadar güzelsin, ay çok tatlısın (bir taraftan ayaktan başa beni süzüyor), ay, ay, ay, bayıldım ben sana, bici bici (tam yazamadım acayip bir kaç anlamsız kelime söyledi) Çok güzelsin sen, çok. "Adı ne bunun?" (bana soruyor) "Linda" Ay ismi de çok güzelmiş, yerim ben onu, "dişi mi?" (hayır lezbiyen demek geldi içimden) "Evet dişi" diye mırıldandım. (hatta bakire, henüz hiç bir erkek köpekle, teşvik-i mesaisi olmadı) Linda bu arada bayan kişinin üzerine atlıyor ve ön ayakları ile sevgi gösterisi yapmak istiyor. "ay canım benim çok mu sevdin sen beni?" "Hadi seni bize götüreyim" (bir taraftan gözlerimin içine bakıyor.) Diyemedim ki; "ben de bir tane daha var, adı Boss, (Boss ismini kimse dişi köpeğe yakıştıramıyor nedense) o da dişi ve bakire, ama biraz farklı cüsseye sahip. o atlasaydı üzerine, şimdi sırt üstü yerde yatıyordun..."

Merhaba e-günlüğüm; Böyle köpek mi sevilir ya! İçimden neler dedim, ne espriler yaptım, duyamadı. Yakında köpeklerime kartvizit bastıracağım. Üzerinde telefon da olacak. Tabi ki telefona ben çıkacağım ve Linda veya Boss ile görüşmek, sevişmek isteyenler benden randevu alacaklar. Madem bu kadar severler, neden yolda gördükleri yakışıklı adamların köpeklerine gösterirler bu sevgiyi? (bu arada ben "yakışıklı adam" oluyorum) Evlerine köpek alıp besleseler ya... Sıkıyor değil mi? Aynı olayın tersi de olabiliyor. Bir bayan köpek gezdirirken, bazı erkekler de bayanın gezdirdiği köpeğe ilgi gösterirler. (acaba?) Burada ilgi köpeğe mi, değil mi bilinmez...

Değerli e-günlüğüm; dün geceden itibaren şarapçılığa ara verdim, şimdilik, rakı'ya devam. Ne demişler: "erkek adam rakı içer" (kadın adam var mı?, rakı içmezsem erkek olmam mı? ne biçim söz bu ya! Neyse yazmış bulundum.) Traşımı oldum, banyomu yaptım, Boss'un yemeğini hazırlayıp verdim ve çöktüm bahçeye. Koydum aslan sütümü, aslanlar gibi yudumlayıp, aslanlar gibi kükremeye başladım. "aaaah ah" dedim kendi kendime. Ama soru veya cevap gelmedi. Boss'un çok canı sıkıldı pek koşturamadı. Bahçeye dün akşam hiç kedi girmedi nedense...

Dün sabah Boss'un sırtında, bazı cilt bozukluklarına rastlamıştım. Kaşımış ve kanatmış dı. Akşam ona biraz pansuman yaptım. Oksijenli su ve tentirdiyot sürdüm. Yaraların sebebi sanırım fazla et, kemik yemekten oluyor. (ben et yemiyorum, köpeğe veriyorum, olacak şey değil.) Bir süre et ve kemiği kesmem gerek. Sebze ile idare etsin kerata. Ben görmesem hiç haber de vermiyor zaten. Çok sinirlendim, fırlatırım ayakkabılarımı...

Sabah biyolojik saatimle uyandım ve robotik bir şekilde kahvaltımı yapıp, robotik bir şekilde görevlerimi tamamlayıp, robotik bir şekilde işe geldim. Saat 10:00' a kadar telefon çalmadı ama, ondan sonra da saat 13:00'e kadar durmadı. Fena terledim, parfüm sıkmaktan, kurulanmaktan bir hal oldum. Yemeğimi alelacele saat 13:00'de yiyebildim. (öğle yemeği saatim normal de 11:00 dir)

Semtimizin trafik keşmekeşi devam ediyor. Girilir yollara giremiyorum çünkü, aksi istikametten bir sürü araba geliyor. Her zaman olduğu gibi insanlar alışkanlıkları doğrultusunda hareket etmeye devam ediyor ve yasalar bile buna engel olamıyor. Ta ki birileri dürtmediği sürece... İlişkilerde de böyledir, her şey değişir, yıllar geçer, bilgiler değişir, hayat şartları değişir, ama alışkanlıklar değişmez. Sonuç hep kötü olur ve insanoğlu kötü sonlara da alışmaya devam eder.

Bu ülkeyi sevenler belli, terk etmeye de hiç niyetleri yok gibi görünüyorlar... Almanya’daki bazı Türk vatandaşlarını dolandırdığı gerekçesiyle 4 yıl 2 ay hapse mahkûm edilen, Jet-Pa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Akgündüz, hakkındaki dava 7.5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu için ortadan kalktı. (ntvmsnbc) Ödediği 150 bin ytl kefalet ücreti de geri iade edilecekmiş. Ne güzel. İnsanların duygularını sömürerek bir güzel dolandır, sonra kefaletle çıkıp, ortadan kaybol, sessiz ve güzel bir yaşam sür, bekle ki ülkemizin yasaları seni kurtarsın. Kurtardı da zaten. Bu 7, 5 yıllık sürede de yeni dolandırıcılık planları yapmıştır. Yakında çıkar ortaya, hatta televizyonlara. "bakın karşınızdayım. Gördünüz mü suçsuz olduğum kanıtlandı." Tam konuşma yaparken fırlatacaksın kafasına ayakkabıyı, görecek gününü..

Valide hazretleri bu sıralar iyi gidiyor. Ateşlenmesi eskisi gibi sık değil. Seyrekleşti. Bir haftadır şiddetli ısrarlarıma uyup, günde üç kez sirkeli su veriyorlar. Bu kadar zor muydu? İlaçları vereceğinize dediklerimi uygulasanıza. Sülfirik asit içirin diyen yok. Limon, sirke, sarımsak, soğan tavsiye ettik. Onca ilacı verdiniz kadına ne değişti? Metabolizması... Her zaman söylerim. Hiç bir ilaç iyileştirmez. Hepsi sentetiktir ve vücudumuzun en büyük düşmanıdır. 25 senedir her üç ayda bir, bir hafta sirkeli su içerim. (bir de akşamdan kalınca) Her yemeğin suyuna katarım. Hatta köpeklerimin bile yemeğinin suyuna sirke katarım. Tek yaptığı şey "sağlık" vermektir. (bazıları için iyi değil) Doğal bir dezenfektandır. Eskiden merdaneli çamaşır makinaları vardı. Onun bile suyuna katılırdı. Çamaşırları bile daha iyi temizler. Daha neler neler. Anlatmayayım, sonra doktorlar falan görür, kafama ayakkabı atarlar... Başka bir zaman detaylı yazarım.

Değerli e-günlüğüm; bu gün işler hareketli geçti. Yani fena değil di. Yarından itibaren çocuklu abonelere Oyuncak Müzesi için davetiye dağıtacağım. (bir arkadaşıma gelmiş, 40-50 adet verdi.)

Hadi bana eyvallah. Eh, gideyim artık akşam oldu, hava karardı. Senin yolun uzun. Fazla geç kalma, yolda tecavüz falan ederler, çantanı çalarlar. Belli mi olur? Zaten bu akşam için hazırlık yapmam gerek. Yarın yazışmak üzere. Hoşçakal (hadi iyisin yine, erkenden gönderiyorum seni)

Biliyor musun: Bir bardak su, diyet yapanların gece yarısı açlığını %100 giderir miş...
Çirkin söz: "Gel cenk edelim" Devlet Bahçeli'den Baykal'a tartışma daveti. (Nasıl davetse? cenk kıyafetlerini de giysinler)
Güzel söz: "İnsanlar, her zaman, her yerde acıkmışlardır. Ancak her zaman, her yerde erdemli olamamışlardır..." Sokrates

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:)

shalimar 
 20.12.2008 16:06
Cevap :
hmmm demek ki beğenmişsin. Seni anlıyorum. Teşekkürler:)  20.12.2008 16:50
 

Ya o bayan size kızsa idi? öyleleri de var, ayyyyy köpek sokağı kirletti ... İnsan sokağa tükürür kimse sesini çıkarmaz köpek sokağa çişini yapar laf ederler. Neyse siz şanslı gününüz deymişsiniz. Hatta aynı güzargah da yarın da turlayın, yine karşılaşma ihimali var.

Fatma Güneş ERGEN 
 19.12.2008 18:02
Cevap :
Kızamıyorlar nedense, köpeklerimin kirlettiği yerler bellidir, çok terbiyelidir onlar. Ben de cebim poşet dolu dolaşırım. Aynı güzergah da gezemem, gezsemde saatler tutmaz, ama yinede düşüneyim:))  20.12.2008 8:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 543
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster