Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
505
 

E-günlükte bir ilk:)

"Bizle alakası yok abi, onlar sizin ürettiğiniz fare müsvetteleri bizim yapımız size benzemez, bütün mikropların, virüslerin içinde yaşarız ama hastalanmayız. Bağışıklık sistemimiz çok kuvvetlidir, Siz deney, araştırma adı altında birbirinizle dalga geçiyorsunuz ama birileri malı götürüyor. İnsan bile bir diğer insana göre farklılıklar gösterirken, hiçbirinin genleri birbirini tutmazken, bizim üzerimizde deney yapmak ve bunu başarı olarak göstermek neyin nesi? Nesliniz hastalıklı oldu, sağlam insan kalmadı ortalarda. Eskiden bizim taşıdığımız veba mikrobundan korkardınız, şimdi daha kötülerini sardınız başınıza..." dedi ve devam etti: "Kanser kullandığınız bütün ürünlere, yediğiniz bütün yiyeceklere ve ambalajlarına sizin tarafınızdan konmuş. Yani önce birbirinizi kanser yapıyor, sonra iyileştirmeye çalışıyorsunuz. Tek beklentimiz: dünyaya rasyonel insanların hakim olması ve yönetmesi. Sanırım sorun o zaman giderilecek" dedi ve yuvasına geri döndü...
Merhaba e-günlüğüm. Tahmin etmişsindir, dün gece bahçede bir kaç fare ile sohbet ettim. En sonun da içlerinden büyük ve bilge bir fareyi sözcü olarak seçtiler. (adı: Vebalettin) Soruları o cevapladı. İnsanoğlunun yaptığı bütün açıklamaları reddetti. Vebalettin çok aklı başında ve yaşlı bir zat. Yem verdiğimde önce yavru fareleri gönderiyor. Yavru fareler yemi yedikten sonra 3 gün içinde ölmezlerse gidip kendisi de yiyor. Çok akıllıca. Sanırım onlarda bu davranışı insan üzerinde yaptıkları deneylerden sonra geliştirdiler...

Sevgili e-günlük; dün akşam Boss'un yemeğini verdim, o yerken ben traş oldum, sonra çıkardım ve tuvaletini yaptırıp bir koşu Anneme bakmaya gittim. "Merhaba; ben bu hastanenin kıç hekimiyim" diyerek içeri girdim. Annem yatmış dinleniyordu. Kestirme moduna girmişti (bilgisayardaki güvenli mod gibi birşey. Belleği yormamak için, bazı uygulamaları kapatıyorsun) ve rahatsız etmeden ablamdan rapor aldım. Gün iyi geçmiş. Benden sonra yiyeceklerini yerken aksilik yapmamış ve söz dinlemiş. Sonra eve dönüp tekrar Boss'u çıkarıp içerden soğuk içeceğimi aldım ve yağmur yağmasını bekledim. Ama bütün fantazilerim taşa düştü. (su yoktu ki suya düşsün) Umarım bu akşam yağmur yağar da fantazilerimi gerçekleştiririm.

Çok merak ediyorum; halen borsa da yatırım yapanlar var mı acaba? Ben endeks 55 bin de iken çıkmıştım ve yatırım uzmanlarına en geç altı ay içinde borsanın göçeceğini söylemiştim. Dün biri aradı "nereden bildin" diye sordu? "sizin sayenizde" dedim ve devam ettim. "siz ne zaman insanlara kağıt önermeye başlasanız, ne zaman borsanın olmayacak rakamlara çıkacağını, kısa sürede çok kazandıracağını söyleseniz, borsa 6 ay içinde göçer ve o zamanda "aman elinizdekileri satmayın tutun" dersiniz ve insanlar iyice perişan olur" dedim. Telefon yüzüme kapandı... Endeks 15 bine geldiğinde tekrar kağıt alacağım... (çok gülersiniz)

Biraz önce siparişlerim geldi ve yine malum olunduğu gibi ter attım. (olaya böyle bakıyorum)

Hani öğle saatlerinde İstanbul'a gök gürültülü sağanak yağmur yağacaktı? Yine bilemediniz. (belki de bir yerlere yağmıştır. O zaman bilmiş oluyorlar) Akşam oldu halen bir damla düşmedi. Yağacak yağacak. Hem de bir yağacak, pir yağacak. Bütün barajlarımız, yollarımız, evlerimiz, sokaklarımız, alt geçitlerimiz dolup taşacak...

Evet değerli e-günlüğüm; biraz önce olması gerektiği üzere Linda hanım ile yemeğimizi yedik. (kamyonu boşaltırken içim de boşalmıştı)

Hava geç de olsa bulutlanmaya başladı, birazdan yağmur yağmaya başlayacak sanıyorum. Tam yağdığı anda yazacağım. Şimdi bekliyorum. Ama iyi yağacak gibi. Yağmur geliyor, geliyor, geliyoorr veeee gök gürültüsü sesleri başladıııı (maç anlatır gibi oldu) Sağ taraftan kara bulutlar Suadiye semalarına doğru ilerliyor, bir boşluk oluştu, sol taraftan gelen koyu gri bulutlar boşluğa meydan okuyarak diğer bulutlarla iç içe geçmeye başladı. Hafif şiddette rüzgar oluşturan doğa ana, çiselemeye başladı. (16 :52) Hava akşam gibi kararmaya başladı ve yeryüzünde ki zemini kontrol ederek geldiğini anlatmaya çalışıyor. (Yağmur başladııııııı) Evet sayın okuyucular bardaktan boşanırcasına yağmasa da yağmur yağmaya başladı (17:11) ve canlı yayınımıza burada son veriyoruz... Oh beeeee saniye, saniye yazdım. Çok heyecanlı idi. (dünya da bir ilk)

Değerli e-günlüğüm; Artık gidebilirim, gidebilirsin, gidebiliriz... Yarın ıslak bir zeminde yazışmak üzere. Hoşçakal

Biliyor musun? Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur. (o bir şey mi? hele insanın ki kaç kat uzun bilseniz ???)

Güzel söz: "Sadece zayıf olanlar ailesini, zamanı, şansı ya da kaderi suçlar..." Louis L'amour

Benim sözüm: "Hiç bir zaman, bilim insanlarına, ya da bilime karşı olmadım. Sadece sonsuz aptallığa ve düzenbazlığa karşıyım." H.Z.S.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 543
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster