Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
450
 

E-günlükte neler neler

"Aah belim, bana bir gelin..."

Merhaba e-günlüğüm; Eskiden (ben bekarken, evde fazlalık teşkil ederken) Validem bu sözü sık sık söylerdi. Artık hiç söylemiyor. Ya gelinden usandı, ya da beni iyi anladı. Baktı ki benim gelinlerden hayır yok, söylenmeyi bıraktı.
Dün gece yatağın altına serdim tahtayı, yattım üzerine, sabah tahta gibi kalktım. Ağrım azaldı ama yine tars bir hareket yapınca başlıyor ağrımaya. Vücudumu dinliyorum. Sağa eğiliyorum, acı yok. Sola eğiliyorum, uyarıyor, eğilme diyor... Böyle zamanlar da vücudum ne derse onu yapıyorum. Ağrı kesici almıyor, tam tersine ağrıları dinliyorum ve onların dediğini yapıyorum... Oldum olası tıp bilimine güvenememişimdir.

Zaten bu ağrı olayı enteresandır. Bazan oğlum gelir, "Baba, omzum çok ağrıyor" der. (bazan basket antrenmanlarında hafif sakatlanmalar oluyor) Ben de yanıma çağırıp bacağını çimdiklerim ve ciyaklar. Hatta bağırır, kızar. Onu yanıma alıp sorarım "oğlum, omzun ağrıyor mu" diye. "Hayır geçti ama bacağım acıyor" der. Yine yanıma çağırırım ama bu sefer gelmez... Benim de kolum çok ağrıyor du, bu bel ağrısı çıkınca kolum da ağrı falan kalmadı. Bu gece de geçmezse biryerlerimi çimdikliyeyim diye düşünüyorum. Beyin dalgalarını yanıltayım olsun bitsin. Bir formül daha var o da yoga yapmak ancak, konsantre olacak kadar boşaltamıyorum beynimi. Daha önce denedim. Beynimi boşaltabilirsem bütün ağrılarım geçiyor.

Akşam eve gidince yine bahçeye açılan balkonun önünü süpürüp, temizledim. Hafif de rüzgar var dı, iyice yukarılardan atılan çöpler balkonun önün de birikmişti. Sonra belimin ağrısına rağmen Boss'u iyice yordum ve dinlenmeye çakildim. Değişiklik olsun diye rakı içmedim, bira içtim. Bazan arkadaşlar bana soruyor: "ya sen her gece içiyorsun, beslenmene de dikkat ediyorsun, ama bu alkol olayını hiç ara verip vücudunu dinlendirmiyor musun?" diyorlar. Dinlendirmez olurmuyum. Haftanın iki veya üç günü rakı içmem, bira veya viski içerim. Böylece vücudum dinlenmiş oluyor.

Boşver benim karaciğerlerimi sevgili günlüğüm. Bu kene layı gündeme oturduğundan beri orman yangınları geri planda kalıyor. Asıl dünyanın ciğerleri gidiyor... Son bir ay da Manavgat, Çanakkale, Kemer göynük kanyonu cayır cayır yanıyor, hiç umursayan yok. Bu yangınlar sessiz gerçekleşiyor. Yine sessiz bir şekilde yerlerine lüks oteller ve tatil köyleri dikilecek... Tabi tabi, vakıf ve derneklerimiz milyonlarca ağaç dikiyorlar nasılsa, bunları telafi ederiz... (pışııık diyeceğim ama çok çocukça olacak. En iyisi el sallama hareketi yapmak)

Zaten bu doğa konusunda hiç suçlu yok. Suyu, toprağı, ormanları, bitki örtüsünü kaybettik ama kimse birşey yapmamış. Her şey kendiliğinden oluyor. Oldum olası kendimizle yüzleşmeyi sevmeyiz. Bir aynaya bakıp o ana kadar neler yapıp, neler yapmadığımızı dürüstçe bir sorgulayabilsek, her şey kısmen çözümlenecek ama nerede bizde o cesaret.

Bundan böyle ilk okullara kendisi ile yüzleşme derseri koyalım. Yok yok vazgeçtim. Bir insanın kendisi ile yüzleşmesini yasaklayalım. O zaman daha etkili olur sanıyorum.

Sevgili günlüğüm, servisler yetmiyormuş gibi, gelen giden de eksik olmuyor. Hayır bence sakıncası yok ama olan sana oluyor. Parça parça yazıyorum ve her seferinde nerede kalmıştım diye tekrar okuyorum.

Bu gün kamyon boşaltmadım, bu yüzden pek ter atamadım. (oturduğum yerde terlediğim hariç)

Sabah kurumsalları dağıttım, öğleden sonra ev abonelerini hallettim ve günü tamamlamak üzereyim. Bu akşam işlerim bittikten sonra yalnız yürüyüş yapmak istiyorum. Tabi bir aksilik çıkmazsa... İleri doğru bol bol adım atayım, eminim iyi gelir...

Şimdilik seni kendi haline bırakıyor, güzel akşamlar diliyorum sevgili e-günlüğüm.
Yarın yazışırız. Hoşçakal.

Biliyor musun? İleri doğru adım atıldığında insan vücudunda elli dört kas çalışırmış... (biz geri adım atan bir toplumuz, bu yüzden bu bilgi bizi ilgilendirmiyor:)

Güzel söz: "İnsanın, hayal gücü ile, yetenekleri arasında yalnızca, kendi arzusu ile aşabileceği bir boşluk uzanır..."

HALİL CİBRAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Pardon! Gülme krizi tutunca gecmis olsun dileklerimi iletmeyi unutmusum, özür dilerim. Agrilariniz sizinle basa cikamayacaklari icin, en kisa zamanda sizi terk etmek durumunda kalacaklardir :) diliyor ve temenni ediyorum. Saglikli günler, Hoscakalin.

mine objektif 
 20.06.2008 19:33
Cevap :
Sağolun, sizde çok uzun ve sağlıklı yaşayın... Zaten ağrılarım çaktırmadan belimi terketmeye başladılar:) Bakalım neremi ağrıtmayı deneyecekler:) Her şey gönlünüzce olsun.  21.06.2008 9:13
 

Ilk paragrafi okurken ender rastladigim gülme krizi basladi. Ikinci paragrafta da olanca hiziyla sürdü. Siz cok yasayin emi…. Bravo! espriniz ve sagliginiz pozitif düsünce güceniz daim olsun. Bu gidisle yüz yasiniza kadar dinc ve saglikli yasarsiniz. Bilindigi üzere hersey beyinde olusuyor. Aaa, unuttum neyse…neyimi unuttum? sunu unutmustum: Yorumlarima cevap vermeyenlere, bir daha yorum yazmamak icin kendime söz verdigimi unutmustum. Neyse, istisnalar kurali bozmaz. Bundan sonra unutmamaya calisirim. Sevgiler,saygilar sayin Koca adam :)

mine objektif 
 20.06.2008 19:13
Cevap :
Kahkahalarınızı duyar gibiyim:) Yorumlarınız çok hoş. Bazan cevap yazmak yorumun içeriğini bozar diye yazmıyorum, bağışlayın. Bundan sonra cevap yazarım:))  21.06.2008 9:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 541
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster