Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
525
 

E-günlükte üzmeyici haber:)

Gideceğim bir gün, terk edeceğim İstanbul'u bir daha dönmemecesine. Sakin bir Anadolu köyü düşlüyorum, içinden nehir geçen. (Melen çayı civarı bir köy olabilir. Hem köylülerle melen çayına set yapar İstanbul'a akmasını engelleriz) Büyük bahçeli, meyve ağaçları olan bir yer arzuluyorum. Sebzeyi meyveyi ben ekmeliyim, yetiştirmeliyim. Arsanın için de ev olmasın, onu da ben yapmalıyım. Beton değil ahşap olmalı ev. Bol bol ağaç olmalı her yer de, eğer yoksa ben dikmeliyim her çeşit ağacı... Her gün bahçe ile uğraşmalı, nehir de serinlemeliyim. Yaz ayların da dışarıda hamak da yatmalıyım. Kış ayların da kuzine ile ısınmalıyım. Isınırken yemek yapmalı, çay demlemeliyim. İnek, koyun, tavuk gibi hayvanlar olmalı bahçe de. Köpeklerim de olmalı yanım da. Televizyon, radyo, gazete olmasın istiyorum. Bol bol kitap okumalı ve yine sana yazmalıyım... İstanbul'dan gelen arkadaşları ağırlamalıyım. Doğanın kendi dengesini bozmadan yaşamalıyım ki, o da benim dengemi bozmasın... Şimdilik sadece bir düşünce ama bir kaç sene sonra olması çok kuvvetli bir düşünce...

Vay, e-günlük ne haber!
Görüyormusun ne erkekler var. Bir plazma tv uğruna altı ay seksden vazgeçebiliyorlarmış... (ntvmsnbc) Bana yirmi adet alsan yine vazgeçmem. Yemek yemekten vazgeçmediğim gibi ondan da vazgeçmem. Hayır düşünmesi bile ürkütücü.

Dün akşam Boss ile oynarken yine düştüm. Dirseğim, popom çok kötü ağrıyor. Daha yeni geçmişti, kerata yine beni düşür dü. Uzun bir süre Boss ile dal çekiştirmece oynamayacağım.

Günün büyük bir bölümü oturmakla geçiyor sevgili e-günlüğüm. Aslında oturmuyoruz ama iş (ticari) açısından boş geçiyor. Ne mi yapıyoruz. İş çoook. Arabayı yıkıyor içini temizliyoruz, motoru siliyor, dükkanı süpürüyor, camları siliyor, toz alıyor, dükkanın önünü süpürüyoruz. Zaten bu işler bir döngü halin de yapılıyor ama boş olunca daha çok yapıyoruz... Bu gün evrak dolabını boşalttım ve onu temizleyip düzenledim.

Bu arada Ayşegül arkadaşımın özel eşyalarımı kurcalayıp günlüklerimi okuduğunu öğrendim. Cık cık cık çok ayıp. Hadi neyse, sen eski arkadaşımsın okuyabilirsin, müsade ediyorum...

Mücahit arkadaşım eşi ile Kaş'a tatile gitmişti, iki gün önce döndü. Bu gün de sularını aldı. Kendisi her sene oraya dalmaya gider. Muazzam bir dalgıç (mıdır) kendisi.

Değerli e-günlüğüm Yakın da "abonelerden haberler bölümü yaparsam hiç şaşırma.

Bu gün de çok üzücü haberler var ama kendime söz verdim üzücü haber yazmayacağım... Evet yazmayacağım dedim ama üzmeyici haber de yazmadım.
Umumi istek üzerine yazayım: Columbia'da gelinin annesi gerdeğe giren çiftin yatağının kenarında oturarak ilk ilişkiye şahitlik ediyormuş. (garip seks yasaları dizisi) Arada anne, dayanamayıp "hayır öyle olmaz aptal kızım çabuk böyle yap" falan diye bağırıyormuş... (çok uyarı yazacağım ama utanıyorum)
Tamam bu kadar üzmeyici haber yeter.
Bu gün, bir ara o kadar uzun süre telefon çalmadı ki, oturduğum yerden cep telefonumdan dükkanın telefonunu aradım. (hani yoksa telefon arızası falan mı var diye)
Yazarken gün de bitti zaten e-günlüğüm. Linda ile tel çalmadan servise çıkmadan yemeğimizi de yedik, ben gideyim artık.
Yarın umarım üzmeyici haberlerle yine yazışırız. Hoşçakal

Biliyor musun? Rusya'nın dörtte biri ormanlarla kaplı imiş... (tıpkı bizim gibi)
Güzel söz: "Güçsüz bir kıvılcımın bir yangını başlatamayacağı gibi, ruhsuz insanlar motive olamazlar. Güçlü istekler, günlük çalışmanızda ki eforu ateşler ve işlerinizi zevkli kılar..." Stanley BALDWIN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 548
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster