Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1605
 

Ebedi sevgililik ütopyası

Ebedi sevgililik ütopyası
 

Evlilik “müessesi”ni reddediyor; onun yerine “ebedî sevgililik” kavramını kullanmayı tercih ediyorum. Niçin?

Çünkü, evlilik bir kurum olarak algılandığı için bir süre sonra ister istemez evde, çevrede görülen roller model alınıyor. Güvensizliğin belirtisi olan– dozu belirlenemeyen- kıskançlık krizlerinin neden olduğu kavgalar, karşısındakinin de bir “birey” olduğunun gözardı edilmesi nedeniyle aşırı sahiplenmeler, eski mevzuların sürekli gündeme getirilmesi, en önemlisi de “biz” olamamak... Zaman içinde de şikayetler başlıyor; kadının dırdırcılığı, erkeğin umursamazlığı... Derken de ipler geriliyor, bir süre sonra da kopuyor.

Peki “ebedî sevgililik” nedir? Esası sevgili olduğunuzu asla unutmamanız kaydıyla, imzayı atıp aşkınızı yasallaştırdıktan sonraki süreçtir. Çünkü, gerek içinde yaşamış olduğumuz toplumun yaptırımları, gerekse yasalar önünde ilişkinizin kanıtlanmasının olmazsa olmazıdır.

1. Yasal sevgililik: Süreç; seramoniler bitip birlikte özgürlüğe kavuştuğunuz anda başlar. Evinize girdiğiniz andan itibaren unutacaksınız o seramonileri. O kurallar yumağının akla gelmemesi için, hatta mümkünse alyans da takılmayacak. Unutmayın siz sevgilisiniz, yasal sevgili.

2. İletişimi elden bırakmayın: Sorunlarınızı sıcağı sıcağına konuşarak çözün. Seslerin yükselmeye başlayacağını anlar anlamaz mekan değiştirin, dışarı çıkıp hava alın. Konuşup, sohbet ederek çözülemeyecek olumsuzluk yoktur. Ama o konuyu çözmeden de günü bitirmeyin. Yatağınıza asla küs, dargın girmeyin.

3. Haklıyı, haksızı aramayın: Bu sorunu büyütür, çözüm arayın. Objektif yaklaşın olaya; hatayı kendinizde bulursanız özür dilemek için beklemeyin. Özür dilemek insanı küçültmez aksine ilişkinizi büyütür.

4. Yangına körükle gitmeyin: Biriniz eve sinirli gelebilir veya evdeki bir şey sinirlendirmiştir. Bağırmaya başlarsa aynı şekilde karşılık verip daha da yükseltmeyin tansiyonu. Eski defterleri açmayın sakın (zaten eski defterler kapatılıp imha ediliyor).

5. Aileleri karıştırmayın: Siz ailenize laf söyletir misiniz? Hiçkimse ne annesine babasına, ne de kardeşlerine laf söyletir. Sakın ola ki ortalığı ayağa kaldırabilecek olan “annen şöyle dedi,...” ile başlayıp devam eden cümleler kurmayın. Veya yalnızken aileler tarafından yapılabilecek dolduruşlara gelip de evdeki huzurunuzu kaçırmayın.

Devam edecek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İmza atmadan neden çocuk olmuyor? Yasal olmazsa bir bedel mi öderiz? Dürüst bir sevgi için bedel öenmezmi?

Yücel EVRENN 
 06.10.2006 13:06
Cevap :
Dürüst sevginin bedelini kimsenin o masum çocuğa ödetme hakkı yoktur. Yasal olmadığı takdirde o çocuğun içinde yaşadığı toplumda insanlardan göreceği sessiz tepki ne olacak? Bunlar göze alındığı takdirde tabi ki imza atmadan da çocuk olur. İki kişinin ortak kararıdır, saygı duymak gerek. Ama zaten ebedi sevgililiğin konularından biri de imzayı at ve unut. Alyans takma. Ben çocuğuma bedel ödetmenin yükünü üzerime alamazdım.  06.10.2006 15:38
 

İçinde yaşadığımız toplumun onayladığı ama bir yığın insanın onaylamadığı geri binbir tane olgu var. İçinde yaşadığımız toplumun geri değerleri hiç ama hiç önemi olmamalı... kategorize ettiğiniz yasal sevgi kavramı ne kadar havada bir kavram... alyans takma ama imza at... inanmadığı bir şeyi yapmamalı insan. Ama şundan dolayı dediğimiz her şey bizi iki yüzlü, çift kişilikli yapmazmı?... Böylesi bir tatışma önemli ....

Yücel EVRENN 
 04.10.2006 17:42
Cevap :
Merhaba Yücel bey, Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. İmza, yaşadığımız toplumda insana özgürlük verir, kanuni haklar verir. O imza olmazsa çocuk da olmaz. Aynı başlık altındaki yazıların tamamını okursanız özünde sağlıklı ve mutlu bir aileye giden yolun ipuçlarının verildiğini göreceksinizdir... Yasal sevgiye gelince, zaten ortada karşılıklı sevgi var, o sevgi de imza ile yasallaşacak işte...  05.10.2006 20:38
 

bir şey önereyim. ebedi sevgili kalabilmek için "evlenmeden sevgiliyle beraber yaşama"yı. asıl bunu başarmak önemli bence. zira "yasal imza" ilişkiyi başından itibaren tanımlıyor, sınırlarını belirliyor, rolleri biçiyor (karı-koca/anne-baba). bir aşkın bitmesinde kişiler kadar etrafındakilerin onların ilişkisini "kendi alıştıkları biçimlerde tanımlayıp onu yaşamayı dayatmasının büyük etkisi var. yasal imzanız olduğu sürece bu etkileri size dayatmaya herkes hak görüyor kendinde nedense. sevgiler.

Başak ALTIN 
 03.10.2006 22:08
Cevap :
Mantıklı tabi. Ama kaç aile kızının bir erkekle beraber yaşamasına göz yumar ki... Haklısınız çiftler dışında herkesin istediği oluyor genelde. Buna izin vermemek izlerin elinde. En iyisi flört dönemini uzun tutup birbirinizden emin olduktan sonra nikah günü alıp ailelere haber vermek. Söz, nişan devresi ne kadar uzun tutulursa ortalık o kadar karışır. sevgiler...  03.10.2006 22:38
 

Evlilik kurumunu tamamen yıkmadan içinde ebedi sevgililiğe ulaşabilmek çok mümkün gözükmedi bana... Ama şıklar güzel gözüküyor... devamı beklenmekte :) Sevgiyle...

Barış 
 02.10.2006 21:09
Cevap :
Merhaba Barış bey, Her şey karşılıklı olarak iki kişinin elinde. Adı üstünde işte, "ütopya". Keşke ulaşılabilse, böylece hiç yoktan sebeplerle boşanmalar olmaz, çocuklar da perişan olmaz. Ama devamını bekleyin bence de :) Sevgiler...  03.10.2006 10:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1399
Kayıt tarihi
: 13.09.06
 
 

Edebiyat mezunuyum ama hayat beni özel sektöre sürükledi. Bu mutsuzluktan yazarak kurtulabiliyorum a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster