Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '06

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
567
 

Ebeveyn ne ister?

Ebeveyn ne ister?
 

Londra'da toplu taşımda benim oyuncağa benzettiğim kırmızı otobüsler kullanılır. Gayet sevimli ve metroya göre ucuzdurlar ama iki adımda bir durakta durarak, adama, yürüseydim yolculuk daha mı kısa sürerdi, gibi sorular sordururlar. Ama bu yazıda konumuz bu soru değil. Bir kırmızı otobüs üzerindeki bir soru.

Otobüslerden biri üzerine Marks And Spencer adında ülkemizde de bilinen bir mağazanın reklamını almış. Reklam şöyle: Büyük harflerle 'What every parent wants?' yazıyor, hemen altında da daha büyük harflerle 'smarter kids.' Ve tabi mağazanın ismi. Yanda da 8-9 yaşlarında takım elbiseli (kanımca okul üniforması o) ceketini şöyle arkaya atarak elini cebine sokmuş jöleli saçlı gülümseyen bir çocuk. Hadi okul kıyafetlerini Marks and Spencer den alalım reklamı.

Ben uluorta şeylere şaşıran, gerekli gereksiz herşeye kafayı takan bir şahsiyet olarak çocuğun gülümsemesine taktım, yol boyu da bırakamadım. Hayırlısıysa buraya bırakıp rahata ereceğim.

Çocuğun gülümsemesini bir takım sıfatlar kullanarak da tarif edebiliriz ama ben dialoglar şeklinde endişemi daha anlatılabilir kılacağımı düşünüyorum.

Çocuk gülümsüyor. Şöyle:

- Oğlum, hadi kumdan kale yapalım ya da denize girip su altında para arayalım. Bulan dondurma ısmarlasın.

- Olmaz anne, düşünüyorum.

- Bu sıcakta ne düşünülür be oğlum. Tatildeyiz, hadi azıcık eğlenelim. Sahi, ne düşünüyosun sen?

- Seneye okuldaki başkanlık seçimleri için strateji geliştiriyorum.

-Peki. Ben gidip bir dondurma alayım.

ya da

- Oğlum hadi bu akşam konserdi tiyatroydu sinemaydı bir yerlere gidelim. Yarın da okulun yok.

- Olmaz anne, işim var.

-Ne işin var ki?

- Dünya borsasındaki son dalgalanmalar ve bunun IMKB'ye yansıması konulu bir araştırma yapıyorum. Ayrıca hisse senetleri piyasası ile ilgili yaptığım şu istatistikler gösteriyorur ki harçlığımı şu hisse senedine yatırırsam...

-Tamam. Tamam. Ben kendime bir kahve yapayım.

veyahut

- Oğlum, bir estruman çalmak istermisin. Gitar, piyano, keman, saksafon, klarnet...

-Hayır

-ya resim... ya da bir yazı atolyesine katılsan... ya da

-Hayır

-Yüzme, basketbol, futbol, tenis, dağcılık

-Hayır

-Kolleksiyonculuk...

-Hayır

-Ne yapmak istersin peki, bak önünde koskocaman 3 ay var

-Ben bir sempozyuma katılacağım bu yaz.

- Aaa, neymiş ki

- Doğru adımlar sizi hedefe yormadan vardırır adlı kişisel gelişim ve kariyer planlama semineri

-Ben biraz uzanayım

Çocuğun gülümsemesi işte böyleydi. Yok, yok everyparent smarter kids istemez dedim.

Sonrasında başka türlü gülümseyen bir çocuk canlandı gözümde. O da, böyle:

-Anne

-Evet, oğlum

-Keşke yıldızlar biraz daha parlak olsaydı

-Neden ki oğlum

-O zaman onları daha rahat sayabilirdim.

ya da

-Anne

-Evet, oğlum

-Bana bir midilli alabilir miyiz?

-Hayrola ata binmeye mi merak sardın

-ıı. Dün okuduğum kitapta çocuk atıyla güneşe doğru gidiyordu. Belki, benim de atım olursa ben de güneşe gidebilirim.

Tabi bunun üzerine, ne güneşi, yıldız sayacağına biraz matematik sorusu çöz de fen lisesini kazan da diyebilir insan ama ben gülümserim. O da kendince güneşe gideceği günün hayalini kurar.

-Anne, düşündüm de midilli almayalım. Evimiz o kadar büyük değil, caddelerde de çok araba var. Rahatça koşamaz.

-Sen nasıl güneşe gideceksin o zaman?

-hmmm, belki uçan balonla

-Hadi gel senle uçurtma yapalım, havada rüzgarlı bugün

-Tamam ama at şeklinde yapabilir miyiz?

-Zor olur ama deneriz

-Güneşe uçan at. Hadi anne, hadi yapalım!

veyahut

-Anne

-Evet

-Dün gece odama bir maymun geldi.

-Rüyanda mı gördün.

- Hayır, gerçekten geldi, kalk dışarı çıkıp oynayalım dedi.

-Sen ne dedin

-Saat çok geç, annem izin vermez ama yarın öğlen gelirim dedim.

-Canın dışarı mı çıkmak istiyor senin?

-Şey, evet.

-Hadi, çık o zaman. Bahçeden uzaklaşma ama.

- Zaten bi leylaklara bakıp gelicem.

-İyi bakalım

Aklı bir karış hatta çok karış havada çocuk. Güzel. Biraz uyum problemi çekebilir ya da klinik bir vaka sayılabilir ama, ben zekasından hiç şüphe etmiyorum. Ama bu çocuktan otobüse reklam olmaz. Olsa olsa uçan daireye olur, onun da dünyamızda yeri yok. Ama güzel çocuk. Aklı çok karış havada çocuk. Sevdim ben onu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba... sizin yazılarınızı okuduğumda sanki bu dünyadan bu karmaşık dünyadan uzaklaşıyor, eski çok güzel günlerin hayali ile dolup taşıyorum... sizin yazılarınız bu keşmekeşte sakin bir ada benim için... bu yüzden yeni yazılarınızı hasretle , sanki hayat memat meselesiymiş gibi bekliyorum sayın mayatharet hanım-cım... teşekkürler ...evet..

Topestotitanik 
 27.09.2006 21:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 2032
Kayıt tarihi
: 31.08.06
 
 

Yazmazsam ölmem ama yazarsam hiç ölmem gibi... Yazmazsam kendime ihanet ederim gibi... Yazmayarak ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster