Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Neslihan ERDOĞDU Serbest

http://blog.milliyet.com.tr/kariyerkoc

13 Kasım '13

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
689
 

Ebeveyn olmak ne demek?

Ebeveyn olmak ne demek?
 

Denge,Değişim,Sabır,Çaba...


Bu soruda nereden çıktı demek mümkün. Ne demek olacak  aile olmak, anne-baba olmak, çocuk yetiştirmek, sorumluluk hissetmektir’ gibi cümleler kurulduğunu duyar gibiyim.

Belki de bu bir toplumsal statüye yüklenilen kültürel motiflerce zengin bir kavram. Çünkü ebeveyn olmak elbette önemli bir sorumluluk ve güçlü bir duygu. Böyle olmakla birlikte acaba ebeveyn algısının bize yüklediği roller, tavırlar ve sorumluluklar hepimiz için aynı mı? Her toplum, kültür için aynı mı? Her birey için aynı mı? Her zaman, dönem için aynı mı? Her coğrafya için aynı mı?

Biliyoruz ki değil… Örneklemek istersek; batı kültürler çocuğu çok erken yaşlardan itibaren “birey” olarak görüp, kendi sorumluluklarını almasını sağlayan tavırlarla çocuk yetiştirirken, bizim yakın olduğumuz coğrafya ve kültürel yapıda çocuğun “birey” olabilmesi için aradan çok zaman geçmesi gerekir.

Avrupa’nın herhangi bir yerinde 18 yaşına gelen bir gence “haydi bir iş bul ve çalış, en kısa zamanda evden ayrıl” diyor ebeveynler,  bu yaklaşım bizler için şehir efsanesi kadar uzak ya da gerçek dışıdır, anlaşılmazdır. Bizim toplumuzda birey olamayan ve bağımlılık ilişkileri ile yaşayarak 40’ lı ,50 ’li yaşlara gelen hatta ölüp giden pek çok insan bulunmaktadır.

“Birey “ olmak ; karar alma, seçim yapma yani irade göstermekle ilgili bir kavram olduğundan birey olmak bir toplumun gelişmişlik düzeyi  açısından da önemlidir.

Ebeveynler batı toplumunda topluma birey kazandırmayı hedeflerler, bizim coğrafyamız da ise ‘evlat yetiştirmeyi’ hedeflerler. ‘Evlat yetiştirmek’, bitki, çiçek yetiştirmek gibi olsa gerek.

“……. Yetiştirmek”  de  “yetişen” var, bir de “yetiştiren” .

Bizim kültürümüzdeki en büyük tıkanma noktası belki de bu…

Yetiştiren; üstün, güçlü, aktif, yetişen; pozitif, zayıf, edilgen olmalı.

Belki bu kavramlar bundan 10-15 yıl önce aklımızdan bile geçmiyorken bugün bunları düşünüp, sesli biçimde ifade etmek ve tartışmak durumundayız.

Neden? Çünkü hiçbir şey ne 15 yıl önce ki gibi ne de bundan 15-20 yıl sonra bugün ki gibi olacak,

Bunu dikkate alarak, değişimi bilen, anlayan ve kabul eden, ayak uyduran ve değişen ebeveynler hem kendilerine hem de çocuklarına en güzel desteği vermiş olacaklar.

Değişen zaman, mekan ve koşullarda değişmeyen hiçbir şey olamaz. Bu bilinçle ne taraftan bakarsak bakalım anlamak, ayak uydurmak ve değişmek zorundayız. Anne olarak,  baba olarak, öğretmen olarak, okul müdürü olarak, belediye başkanı olarak, şirket yöneticisi olarak, vali olarak, bakan olarak, başbakan olarak.

Değişimden korkmak kendi içinde bir zayıflığın delili olup bunu sorgulamak son derece sağlıklı ve yaratıcıdır. Ebeveyn olmak  ‘değişebilmek’  demektir.  

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 153
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 818
Kayıt tarihi
: 10.09.07
 
 

HAYAT YÜZ ÇİZGİLERİ YÖNÜNDE İLERLER.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster