Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1639
 

Ebru Gündeş'i anlıyorum...

Ebru Gündeş'i anlıyorum...
 

Görsel internetten alınmıştır.


Kadınlar vardır elleri nasır tutmuş tarlada çalışmaktan. Kadınlar vardır doğduğunda ipeklere sarılan. Kadın vardır ekmeğini taştan çıkartan, kadın vardır güçlü bir erkeğe yaslanan. Kadın vardır tuttuğunu kopartan, kadın vardır ağzıma biri bir lokma koysa da yesem diyen…

Tüm kadınların ortak bir özelliği ya da zaafıdır “Aşk!”  Âşık olan kadının gözü hiçbir olumsuzluğu görmez, görse de önemsemez. Önemli olan sevdiği erkeğe yakın olmaktır. Mantık ters yüz oluverir birden. Erkeğini her haliyle kabul etmiştir. Sevgisi, kızgınlığı, kıskançlığı, dengesizliği, belirsizliği… Yeter ki erkeği onu sevsin, ona ilgisini esirgemesin.

Kadının sevdiği erkek paralıysa durum daha da masalsı bir hale geliverir. Akıl almaz hediyelerle kadının aklı başından gider. Parası olan yapsın elbette ama para çok da önemli değildir kadın için. Bahçeden koparılmış bir gül dahi olsa sunulan, kadını mutlu etmeye yeter. Kadınını memnun eden erkek akıllı erkektir. Kendisine yol su elektrik olarak geri dönecektir çünkü.

Her zaman hayat böyle mutlu mesut geçmez elbette. Kadın bunun bilincindedir. İnişler çıkışlar mutlaka olacaktır. Kadın seve seve göğsünü gerer tüm sıkıntılara. Fakat öyle anlar vardır ki kadını bir anda karanlığa iter. Bunlardan en önemlisi de erkeğin ilgisizliğidir. Hele bir de buna aldatılma eklenmiş ise kadın için kör kuyularda yaşam başlamış demektir.

Bugün gazete okurken bir haber dikkatimi çekti; “Ebru Gündeş, Reza'yı neden ziyaret etmiyor? “ diye.(milliyet.com.tr)

Reza Zarrab cezaevine girdikten sonra basından takip ettiğimiz kadarıyla Ebru Gündeş eşini ziyarete gidiyordu. Geçtiğimiz günlerde ise yine basında yer alan haberlere göre Reza Zarrab’ın Dubaili iş adamları ve polis şefleri için temin ettiği eskort kadınlarla ilgili telefon dinlemesine takılan Zarrab'ın, “Arap asıllı kadını bana getirin. Sırf bana hizmet etsin” sözünün basında yer aldığı 10 Ocak tarihinden bu yana Gündeş'in eşini ziyaret etmediği belirtiliyor haberde.

Bir anda ters yüz olan hayatlar. Yanan, yakılan, yıkılan hayatlar. Ebru Gündeş’in şu anda neler hissettiğini kimseler bilemez. Bir kadın olarak ben hissediyorum ama. Çok incinmiş ve kırılmıştır eşine. En çok aldatılmak yıkar bir kadını. Sevilmediği hissine kapılır ve tüm gemileri yakar hiç düşünmeden. Ebru Gündeş de gemileri yakmak isterse hiç şaşırmam ve bir kadın olarak desteklerim.

Ebru Gündeş güçlü bir kadındır. İpeklere sarılmamıştır doğduğunda belki ama bir gün şans yüzüne gülmüş, güçlü sesi ve aklıyla bugün hak ettiği yere gelmiştir. Aldatan kendisini aldatır sadece…

 

20 Ocak 2014

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

“Âşık olan kadının gözü hiçbir olumsuzluğu görmez, görse de önemsemez. Önemli olan sevdiği erkeğe yakın olmaktır. Mantık ters yüz oluverir birden” demişsiniz. Bende aynen böyle düşünüyorum, ancak ben sadece âşık olan kadınların değil, her hangi bir şeye tutkuyla bağlı bütün insanların gözlerinin hiçbir olumsuzluğu görmediklerini, mantıklarının ters yüz olduklarını düşünüyorum. Bu nedenle de “Aldatan kendisini aldatır sadece” önermenize katılamıyorum, çünkü aldanmak veya aldatmak tek kişilik bir oyun değildir. Bence asıl suçlu, tutkularının esiri olan, gözü hiçbir olumsuzluğu görmeyen, görse de önemsemeyen, mantığını yitiren, aptallaşan aldanandır. Magazin basını tarafından yıllar yılı pohpohlanan, yüceltilen, gökyüzündeki yıldızlara benzetilen, Reza beyin şaibeli paralarıyla gününü gün eden Ebru Gündeş’e “vah vah” diyemeyeceğim. Su testisi, su yolunda kırıldıysa yasını tutmak bana mı kalmış? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 05.02.2014 10:56
Cevap :
Mustafa Bey, olayla ilgili yas tutmak, tutmamak tarafında değilim.Sadece dar bir pencereden, sadece kadın ve erkeğin arasındaki aşk tarafından baktım olaya. Aldatılmanın insan üzerindeki etkisinin yıkıcılığına dikkat çekmeye çalıştım. Yoksa kim kimin parasını harcamış, paralar nereden gelmiş, kim kutulara doldurmuşu(Ben de asla onaylamıyorum) yazıma yansıtmamaya çalıştım. Zaten tüm bunlar basında yeterince yer aldı.Onlar benim konumun dışında.Sizin gibi düşünenlerin de çok olduğunu biliyorum. Siz de kendi açınızdan haklı olabilirsiniz.Ben kadınca baktım olaya.Tüm maddiyattan uzak, sadece yürek sızısını anlamaya çalıştım...Kadınca bir hassasiyet işte...Selamlar, mutlu kalın...  05.02.2014 23:51
 

Aldatılmak herkesi yıkar kardeşim... Allah kimseyi aldatılma ile cezalandırmasın:) Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 03.02.2014 18:26
Cevap :
Yıkıcı etkisi büyük olan bir olumsuz davranıştır aldatma. Umarım kimse karşılaşmaz. Selamlar, mutlu kalın...  04.02.2014 10:32
 

Sanatcıda olsan sonuçda kadınsın.Ağlayan,icinen,üzülen ve anne olan.Aldatmanın yada aldatılmanın garantisi yok.Birde topluma mal olduysan en kötüsü bu bence.Selam ve sevgiler.

çalıkuşu 
 01.02.2014 20:06
Cevap :
Hayatta hiç bir şeyin garantisi yok, çok doğru. Kimin başına ne zaman neler gelecek belli değil. Tanınmış kişilerin de başına geliyor, sıradan kişilerin de. Tanımış, topluma mal olmuş kişilerin olayları daha bir bilinen oluyor tabii ki. Yoksa buna benzer ne olaylar yaşanıyor dar çevrelerde, daha az seslendirilen. Aldatılan açısından çok sıkıntılı bir durum...Selamlar, mutlu kalın...  02.02.2014 14:29
 

Ne adammış ya, 28 yıllık kısacık ömründe kastı kavurdu ortalığı, 50 sinde ne olacak bilinmez, sevgiler arkadaşım.

Nuray Ors 
 28.01.2014 21:09
Cevap :
Bazıları hızlı yaşamayı sever. Bu da öyle olmalı. Bakalım zaman ne gösterecek?...:) Selamlar, mutlu kalın...  29.01.2014 12:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3988
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1407
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster