Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
366
 

Ecevit'in hayalini keşke Erdoğan gerçekleştirse

Ecevit'in hayalini keşke Erdoğan gerçekleştirse
 

Günlerdir konuşulan Başbakanın "Çılgın Projesi"yle bugün tanıştık. Bir kişinin dışında bilinen hiçbir şey sır olarak kalmaz biliyorsunuz. Bu proje de "sır" olmaktan çıkmış ve konuşulmaya başlanmıştı. Yani hepimiz önceden duymuştuk. Bu yüzden hiç kimse yeterince heyecanlanmadı.

İkinci olarak tam seçim öncesi vatandaş daha basit, daha yalın, kısa vadeli, doyurucu vaatler, hatta vaadden öteye somut veriler -mesela tam tabiriyle mis gibi kokusu etrafı sarmış, hazır nar gibi kızarmış bir öğünlük balık- beklerken, balık tutmaya yarayacak olta takımına herkes burun kıvırarak baktı.

Bugüne kadar yapılan hizmetlere, iyi işlere, faydalı hizmetlere bile binbir kulp takan, her şeyi tenkit eden, "AKP yapıyorsa mutlaka kötüdür" deme hastalığına tutulanların, zaten bu projeye sıcak bakmalarını beklemiyordum.

Hani, gazetecilerin tenkidinden kurtulmak için denizi yürüyerek geçen başbakan için ertesi gün "bizim başbakan yüzmek bilmiyor" diye manşet atılmış ya, onun gibi gerçekten çok zor, pahalı, uzun vadeli bu proje için muhalifler elbette "tu kaka" demeden durmayacaklardı.

Ben sizlere projenin yararlarından, ekonomimize, kültürümüze, şehirciliğimize, çevremize, ticaretimize, turizmimize, işsizliğimize getireceği sinerjiden de bahsetmeyeceğim.

Akşam saatlerinde internette bir haber gördüm. DSP genel başkanı Masum Türker, "Çılgın Proje Bizim ;1994 Yerel seçimlerinde İstanbul büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necdet Özkan'ın broşüründe bu vardı, sanırım başbakan o broşürü saklamış" demiş.

(Sayın başbakan da o seçimde adaydı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmıştı biliyorsunuz)

18 Ocak 1994 tarihli Milliyet gazetesinde gerçekten böyle bir haber var: Rahmetli Ecevit, o tarihte "Karadeniz'den Marmara'ya Kanal Açılsın" demiş.

Boğaz trafiğine ve petrol tankerlerinin tehlikesine dikkat çeken Ecevit, "Bağımsız Devletler Topluluğu'nın petrolleri de boğazdan geçecekse, Boğaziçi tıkanma noktasına gelebilir" derken, gerçekten bir hayalini dile getirmiş.

Bugünkü açıklamasıyla sayın başbakan bunun gerçekleşebilecek bir proje olduğundan bahsetti.

Öncelikle sayın Ecevit'i rahmetle ve minnetle anmalıyız. Sayın başbakanın bunu çalmış olabileceğini düşünmüyorum. İhtiyaçlar çoğu zaman o konuyu düşünenleri aynı noktada birleştirir. Bunu açıklarken "aklın yolu bir" deriz biliyorsunuz.

Ayrıca düşünmekle yapmak arasında da fark vardır.

Ben isterdim ki -geçmişte benzer temennilerimi çok kere yazdım- ülkemiz yararına olacak her proje iktidardan gelirse muhalefet tarafından, muhalefetten gelirse iktidar tarafından desteklensin.

Oysa bizim siyasetçilerimiz kendi yapmak istediklerini, karşı parti yapmaya kalkıştığında var güçleriyle ona karşı çıkıyorlar. Halbuki destek verseler, biz de zaten bunu yapmak istiyorduk deseler ne olur? Ülkemiz kazanmaz mı?

Kıt proje üretebilen siyasetçilerimiz, akıllarına gelen orijinal bir şeyi de teklif edip yapılmasını sağlamak yerine, "iktidara gelince biz yaparız" diye saklıyorlar. Zannediyorlar ki başka bir proje akıllarına gelmeyecek.

Oysa her proje ihtiyaç duyulduğunda önemli ve değerlidir. Aradan yıllar geçtikten sonra geçmiş zamanda aklınıza gelen projeyi yapmaya ihtiyaç kalmaz ki... O günün şartları zaten sizi yeni projelere sürükler.

Sevgili CHP'li kardeşlerimizin zihinlerinde böyle nice projeler çürüyüp gitmiştir herhalde. Çünkü onlar bir türlü iktidara gelip proje uygulama fırsatı bulamadılar.

******

Efendim konuyu dağıtmayalım sayın Ecevit gönlünden geçen projeyi bir hayal olarak da olsa dillendirince, tabii muhalefet boş durmamış. Aynı bugünkü gibi, bunun boş bir hayal olduğundan bahsetmiş.

13 Mart 1994'te Boğazda meydana gelen tanker faciasında 16 ölü 14 kayıp verilince, Ecevit "ne kadar haklı olduğum ortaya çıktı" demiş ama muhalefete ne desen vız gelir.

SHP lideri Murat Karayalçın, "DSP'nin İstanbul'daki kanal projesi tam bir fiyasko, akıl almaz bir iş. DSP hiç hesap kitap yapmamış anlaşılan. Sonuç hayli acıklı. Yapılan hesaplara göre böyle bir proje, yarım katrilyon liraya malolur. Yani Türkiye'nin milli gelirinin dörtte biri..Sadece hafriyatı 300 trilyon tutar. Akıl alacak gibi değil" deyivermiş.

*****

Başbakan Ak Parti'nin hedefini Cumhuriyet'in 100. Yılı olarak gösteriyor ve "Hedef 2023" diyor.

O zamana kadar kim ölür kim kalır bilmem. Milliyet Blog yaşar mı onu da tahmin edemem. Biz arşivciliği zayıf olan, bir olayı sonlandırıncaya kadar kovalamayan bir milletiz. Gazetelerde yer alan çok önemli konular sonradan ne oldu hiç bilmiyoruz. Basınımızın da "haberi takip etme" gibi bir alışkanlığı yok.

Projenin henüz başlangıç aşamasında bile değiliz. Şimdiden lehte de aleyhte de konuşmak çok boşlukta kalır.

İleride inşaallah proje gerçekleşme safhasına geçerse, eminim ki 100. yılda hizmete girebilecektir.

Bu bilgiler hem kulağımızda hem de Milliyet Blog arşivinde bulunsun istedim.

Bakalım devran ne gösterecek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Önemli olan bu şifrelerin birilerine sızdırılmış olup olmamasıdır. Bu konuda somut tek bir kanıt yok. Zaten konu şu an yargıda.. Cebimizdeki kredi kartlarının hepsinde şifre var. Eğer bu kartları şifresiyle birlikte başkası ele geçirmediyse, kartlarımızın şifreli olması bir tehlike arzetmez değil mi? Kanal İstanbul projesinin YGS skandalını örtmek için ortaya atılmış olması iddiasının bir başka yanlış tarafı ise bu projeyle ilgili sayın başbakanın aylar önce bir ipucu vermesi ve bunu 27 Nisan'da açıklayacağını bildirmesidir. Yani sayın başbakan ogün skandal olacağını aylar önceden biliyor sonra da bunu örtmek için o gün açıklanmak üzere bir proje mi hazırlıyor? Bu kadar komplo teorisi biraz paranoya kokmuyor mu? Sonuç olarak ben de sizin gibi projenin ayrıntıları konusunda bilgisi olmayanlardan biriyim. Sadece böyle büyük ve güzel bir projenin uygulanması halinde ülkenin her yerinde bir ferahlık hissedileceğini düşünüyorum ve gerçekleşmesini arzuluyorum. Selam ve saygılarımla.

Ahmet YILMAZ 
 03.05.2011 20:12
 

Sayın Ahmet Yılmaz KANAL PROJESİ ile ilgili yorumunuzu okudum. Keşke olsa dediğiniz o ÇATLAK PROJE imkansız bir proje olmaktan ileri asla gidemez. Ben dahil TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'NDE 3 güne kadar bu konuda bilgili 500 kişi olduğunu zannetmiyorum.Hala da bu sayıdan emin değilim. Bu proje YGS REZALETİNİ unutturmak için gündeme ustaca sunulan bir projedir. RANT PROJESİDİR. İNSANLARI UYUTMA PROJESİDİR. Prf.Dr. A.CEMAL SAYDAM beyefendinin yazmış olduğu bir yazı var ki okuyan insan bir daha KANAL İSTANBUL veya ÇILGIN PROJE adını anmaktan utanır hale gelir. Tabii utanması varsa. Başbakan projeyi açıkladığında yere göğe sığdıramayan, TÜRKİYE bu proje ile kurtulur diyen adına gazeteci denilen müsveddelerin bunu okusa hangi renge gireceğini merak ediyorum. İzmirli97 rumuzunu kullanan beyefendinin paylaşımını lütfen okuyunuz. Bakalım bu proje ile neleri kaybedeceğiz. Hangi siyasi güç bunu yaptırmaya çalışacak. LİNK: blog.milliyet.com.tr/Kanal_kandirmacasi_/Blog/?BlogNo=303834

UĞUR BOZDOĞAN 
 03.05.2011 15:09
Cevap :
Uğur bey, herkes aynı görüşte olacak diye bir kural yok. Siz elbette farklı düşünebilirsiniz. Ancak "çatlak proje" deyişiniz, farklı düşünen değil, peşin peşin karşı olan biri olduğunuz izlenimi veriyor. Bu konuyla ilgili bilgisi olan kendiniz de dahil ülkede 500 kişi olmadığını söyleyşp ardından da bilmediğiniz bir projeye "çatlak" diyorsunuz. Ne kadar ön yargılı olduğunuzu gösteren ilginç bir durum değil mi? İzmirli 97'nin Cemil Saydam beyefendinin görüşlerini yayınladığı yazısını okudum. İzmirli 97 müzmin muhalif bir yazarımız. Onun bu projeye karşı olması, karşı olanların görüşlerini de iştiyakla yayınlaması, bu açıdan pek anlam ifade etmiyor. Olayın YGS skandalını örtmek için yapıldığı iddiasına gelince, sizce YGS'de ne gibi bir dkandal var? Bir "şifre" sözcüğü üzerinde kıyamet koparıldı. Bu tür sınavlarda şifre her zaman olur. İnsanlar şifre sözünü duyunca hemen akıllarına kötü şeyler getiriyorlar. Zaten candaş Basın tarafından bu özellikle pompalanıyor. (Devamı var)  03.05.2011 20:03
 

iki farklı yetenek. Hiç oy vermediğim Sayın Ecevit'in birde Köykent projeleri vardı, yaşamımız yeterse o projeyi de birileri gerçekleştirecektir. Proje üretmek çok önemlidir ancak ne yazık ki; tarih yazanları öne çıkarmakta. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 01.05.2011 9:38
Cevap :
Kadri bey, çok "müphem" şeyler söylemişsiniz, anlamak zor. Ne tarafa çeksenz gelecek cinsten. Ben yanlış yorumlayıp yanlış cevap vermeyeyim diye okuyanların iz'ânına bırakıyorum. Katkılarınız için çok teşekkür eder selam ve saygılar sunarım.  01.05.2011 16:43
 

Bu projenin Ecevit'e ait olduğu dün MHP yetkilileri tarafından dile getirildi. Hatta projenin şu an yurtdışında yaşayan mimarıyla telefon görüşmesi de canlı olarak gerçekleştirildi. İyi niyetli dilek ve görüşlerinize katılıyorum ancak siyaset çirkin bir arena savaşına dönüşmüş durumda. Belden aşağı vuruşlara da başlandı. "AKP'dir, ne yapsa kötüdür!" demek ne kadar yanlışsa "Erdoğan n'eylerse güzel eyler." demek de o kadar tuhaf olsa gerek. Tarafsızca konuya yaklaşmak bu kadar zor demek ki. Balık hafızasına sahip bir toplum olarak haberlerin ne geçmişini ne de devamını da takip etmekten hoşlanmıyoruz. Selam ve saygılar.

Güz Özlemi 
 29.04.2011 10:04
Cevap :
Siyaseti çirkinleştiren acaba sadece liderler mi? Partililer bu çirkinliğe izin vermezse onlar bundan vazgeçmekzorunda kalırlar. Ama bu çirkinliklerden mıtluluk duyanlar var. Onlar oldukça da liderler bu pislikten kolay kolay çıkamazlar. Bu söylediklerim aklı başında herkesin bileceği basit bir kural. Ayrıca bizim dışımızdaki dünyada da bunun örnekleri var. Niye biz hâlâ başımızı kumdan çıkaramıyoruz bunu anlamak mümkün değil. Bunu anlamak için niye uzun yıllar boşuna vakit kaybedelim, niye ille de başımıza bir felâket geldikten sonra bazı şeyleri anlayalım, bunu hazmedemiyorum. Ama ne yazık ki elden de bir şey gelmiyor. Çoğunluk böyle olunca, azınlıkta kalıyoruz maalesef. El birliğiyle ülkemizin kalkınması için çalışsak, bir an evvel hakettiğimiz yere gelsek, birbirimizle uğraşmak yerine birbirimize destek olsak ne olur bilmem ki... Katkılarınız için teşekkür eder selam ve saygılar sunarım.  29.04.2011 23:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 950
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster