Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '08

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
1155
 

Eczacı bayandan ikinci el temiz bir yazı

Eczacı bayandan ikinci el temiz bir yazı
 

Baygın bakışlı bir çim bayan..:))


Dil devrimi ile sözlüğümüze girdiyse de, ilk yıllarda; “Baylar bayanlar / Merdivenden kayanlar” tekerlemesi dışında kendine kullanım alanı bulamayan BAYAN sözcüğünden bahsetmek istiyorum.

Benim çocukluğumda, pazarcı ve dolmuşçu esnafı, kadınlara, bütün doğallık ve sahicilikleri ile, “anne, abla, hanım abla” gibi sıfatlarla seslenirdi. Sonra kırsal kesimin, kentte konuşlanması arttıkça, tuhaf, acayip bir ara kültür oluştu. Köylülükle bağlantılarını kesmiş ama bir türlü kentli olamamış bu insanlar, bildikleri sahici sözcük ve terimleri kaba bulup; “çay dökmek, geçmiş olsun dilemek, kaşığı tabağın yanına bırakmak” gibi, sonradan uydurulmuş, manasız, sevimsiz, sahte sözcükler ve değimler kullanmaya başlayarak, güya daha kibar, daha kentli olduklarını sandılar.

İşte pazarcı ve dolmuşçu kardeşlerimizin, anne, abla, hanım gibi sözcüklerden BAĞYAN’a geçişleri de bu süreç içindedir. Aynı süreç içinde apartman kapıcılarının, insanları kimliksizleştirip; “Ayşe teyzeler, Ahmet abiler, Gülşen hanımlar” yerine, “3 Numaralar, 8 Numaralar” gibi sıfatlar taktıkları gibi, pazarcılar da kadınlar da cinsiyetsizleştirilip BAYANlaştırdılar.

Yine de, uzun süre bu ara kültürün ağzı olmaktan ileri gitmeyen BAYAN kelimesi, internetin icadıyla altın çağını yaşamaya başladı. İnternet ortamı, illegal sayılabilecek kadın erkek ilişkileri açısından son derece enteresan, uygun ve bereketli bir ortamdı.

Pek çok kadın ve erkek karşı cinsten bir arkadaş bulmak peşindeydi ama özellikle kadınlar bunu itiraf etmek yerine, saygın kılıflar bulmaktan yana oldular. İşte en hatun kişinin bile kendini; “30 yaşında bir bayanım” şeklinde tanımladığı, o iç kıyıcı cümle, tam da bu zamanda hâsıl oldu. Kadıncağızın niyeti aslında bir erkek arkadaş bulmaktı, ama bunu mertçe söyleyecek cesareti yoktu. Bayan gibi cinsiyetsiz ve saygın (!) bir kelimenin ardında gizlenmiş, masum arkadaşlıklar peşindeymiş pozlarında, o istemezken(!) kendisini baştan çıkaracak, günahı üzerine alacak, yani istemediği bu durumu bir zahmet yan cebine koyuverecek erkek aranıyordu.

Erkeklerin kendileri söz konusu olduğunda pek bir sorun yok gibiydi. Ne de olsa kadınlar onların ellerinin kiriydi ve illegal ilişkiler onların saygınlığını azaltmaz, hatta aksine arttırırdı.

Ama bir erkek-kadın ilişkisinin iki tarafı vardı ve işin kadın tarafı, “saygınlığım Allah saygınlığım” diye tutturduğundan, duruma saygın bir kılıf uydurmak gerekiyordu.

İşte “Saygın bayanlarla seviyeli(!) ilişkiler…” şeklindebaşlayan abuk cümlenin vücut bulması da tam bu zamana rastlar. Aranan aslında etiyle kemiğiyle bir kadındır ama beyefendinin kıt kelime dağarcığındaki kadın sözcüğü, sadece ve sadece cinsiyet ifade etmektedir ve bu şekliyle kadın demek pek şık durmayacaktır. Üstelik görmemezlikten gelinecek asıl niyet, ayan beyan ortaya çıkacaktır. Bayan denilerek, kadın (güya) cinsiyetsiz, ve steril bir hale getirilecek ki; saygınlık atfedilebilsin…

İşte bu zamandan itibaren de bu ikiyüzlü, yılışık, vıcık vıcık saygınlık(!), sahte kibarlık ve samimiyetsizlik kokan sözcük, köşe yazarlarından, televizyon spikerlerine kadar, bütün ağızlara dalga dalda yayılır oldu.

Yüzü bıçak yarası dolu adama bakamayız... Bakarsak muhakkak yaralarına dikkat ettiğimizi fark eder ve buna belki alınabilir diye düşünürüz... Başka yerlere bakmayı, abartılı bir şekilde yokmuş gibi davranmaya çalışırız... Ancak karşı tarafı incitmemek için yaptığımız bütün bu kibarlıklarımız yaraların fazlasıyla farkında olduğumuzu ve de aslında hiç de kabul edemediğimizi gösterir...

Ne oldu da birden
KADIN lafı kaba saba ve utanılır bir kelime oldu? Kırk yıllık 'Ev kadını' lafı nasıl oldu da 'ev bayanı'na dönüştü?

Bayan lafı tam da utandığımız, bir türlü kabullenemediğimiz bir durumdan kaçmak için güya aşırı kibarlıktan yarattığımız ama bunu yaparken de utandığımız, kabul etmek istemediğimiz 'şeyi' her defasında hem kendimize hem de karşımızdakine hatırlattığımız bir kelimedir...

Bayan lafını kullanmak ise yazının başında verdiğim ”yaralı yüze bakmazsam onu yok saymış olurum, yaralı yüzün kendiside kendini iyi hisseder hem” düşüncesinin başka bir versiyonudur…



Bir
kadına cinselliğini hatırlatacak 'kadın' kelimesini kullanmazsam tam da istediğim gibi onu aseksüel düşünür -kadının kendisi de daha iyi hisseder.

Yok saymaya çalıştığın şey ha bire hatırladığın şeydir...

… diyor bir yazısında Mutlu Tömbekici.

Ben de internet sitelerinden birindeki bir forum sayfasına, BAYAN teriminin altına şöyle yazmışım bir tarihte;

-Ne köylü ne kentli olabilmiş bir ara kültüre ait, sanki aslında kadın demek istermiş dee, öyle dese ayıp olurmuş iki yüzlülüğü içinde, hanımefendilik beyefendilik kavramlarını da kavrayamadığından dağarcığında böyle bir kelimesi de bulunmayanların kullanmaya başlayıp, virüs gibi tüm topluma bulaştırdığı, duyduğumda tüylerimi diken diken eden kelime yazmışım

Hemen itirazlar yükselmiş. Sitenin üyelerinden bir hanım;

bir resepsiyona davetlisiniz...ve ceketinizi alacaklar...görevli arkadaş yanındaki elemana sesleniyor:
'kadının ceketini alın'....mı demeli?
'hanımefendinin veya bayanın ceketini alın' mı demeli?
bana bayan veya hanımefendi deyin
rica edeyim... kadın fazla kaba... :))

…demiş

Cevaben;

Bir resepsiyona davetliyseniz ve ceketinizi alacaklarsa;
Nasıl bir
erkek için BAYIN ceketini alalım ya da ERKEĞİN ceketini alalım denmiyorsa
kadın için de KADININ ceketini alalım ya da BAYANIN ceketini alalım denmez.. Beyefendiler beyefendiliği, hanımefendiler hanımefendiliği hak etmez mi oldular ki.. Beyefendinin ya da hanım efendinin ceketini alalım denilemiyor...

…demişim

Hanımefendi beyefendiyi geçtim, inanın karı kelimesi bile bana bayan kadar itici gelmiyor. Evet kaba ama en azından sahici hiç olmazsa. Sahte bir iç kıyıcılığı yok. Bin yıllardan süzülüp gelmiş karı-koca ikilisini de hiç kaba bulmuyorum ayrıca. Çok resmi ortamlarda EŞİM derim de, mesela yakın arkadaş ve dostlarım arasında daima en sahici, en samimi haliyle KOCAMdır sevgili hayat arkadaşım. KARIsı olmak içimi ısıtır..:)) Bayanı olacağıma bayılanı olayım..:))

Benim bu sözcükten içim bayıldıkça, o da inadına daha çok yayılıyor sanki. Film seslendirmelerinden, hastasından bayan diye söz eden doktorlara kadar içimi kıya kıya yayılıyor. Geçenlerde bir yerde okudum. Bir genç hanım anneannesinden söz ederken;

-ninem de çok çilekeş bir bayandı… yazmış. Vallahi dudağım uçukladı okuyunca, dumura uğradım resmen…:)) Yakında, “ne osmanlı kadındı yerine, ne osmanlı bayandı" denirse hiç şaşırmayacağız herhalde. Ya da bu gidişle bayan-doğum doktorlarına rastlar olacağız.

Orkide Ünsür’den bir alıntıyla bitireyim;

Hiçbir şey için olmasa bile, en azından şu örneklemelerin hatırına vazgeçmeli o kelimeden: 'Küçük Bayan', 'Ve Allah Bayan'ı Yarattı', 'Bayan Kokusu' gibi filmleri izlediğinizi, 'Bayanın fendi bayı yendi', 'Bayan bayanın kurdudur' gibi deyimleri kullandığınızı, Bukowski'nin 'Kasabanın En Güzel Bayanı' kitabını okuduğunuzu, 'Dünya Bayanlar Günü'nü kutladığınızı, giden sevgiliye Tanju Okan'ın 'Bayanım' şarkısı eşliğinde ağladığınızı, meyhanede 'Aşk gibi, sevda gibi huysuz ve tatlı bayan' eşliğinde efkârlanıp rakılarınızı içtiğinizi düşünün. Hayır, hayır daha fazla dayanamayacağım... Reddediyorum.

Blognot: Bir de bayan sürücüler konusu var ki; tümüyle ayrı bir blog konusu. Olur da çalışkanlığım tutarsa evlere şenlik bu terimden de bir blog çıkar…

Ödevnot 1: 3919 a yangın yazıp gönderin ki; yapacağınız sadece 6YTL bir bağışla yangın söndüren uçaklar alınsın. Ormanlarımız kül olmasın...
Ödevnot 2: Kurban bayramı yeni geçti ama siz yine de keseceğiniz her kurbanın derisi için THK dan başkasına güvenmeyin...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşin bir de "Mr. and Mrs. Brown go to the seaside" durumu var sanırım... Zamanında "Bay ve Bayan Brown deniz kıyısına gider" dediler ya; olay orada bitti. MEB tasdikli 'bayan'larımız oldu... Bazen kendi kendime diyorum "madem ben bayanım, ne diye baymıyorum bunları"... Mesela ben bir de "bayım"a takılırım... niye onlar "bayım" oluyor da bize "bayanım" demiyor kimse? Öyle ya tanımadığın elin adamını hemen sahiplenip bağrına basıyorlar, bize gelince "bağğyan"... nasıl bayıyorum ama :))) Eline sağlık... Hoşçakal

Feyhan 
 27.02.2008 13:20
Cevap :
Süper tespit valla Feyhancığım...:)) Bayım konusu benim de kafama takılır ama blogu yazarken aklıma gelmedi. Şimdi sen yazınca tamamlanmış oldu blog..:)) Çoook sevgiler  27.02.2008 14:44
 

kadına 'bayan' diye seslenmek... bana garip ve anlamsız geliyor. Tanımadığım insanlara; kadınlara "hanımefendi" erkeklere "beyefendi" demişimdir hep. Tanıdığım arkadaş ve dostlarımdan bağyan :)) olanların isminin sonuna ya "abla" ya da "hanım" ekleyip seslenmişimdir. En güzeli ve en yakışanı bu olmalı herhalde. Ama gazetelerde "Bayandan 1999 model..." diye başlayan otomobil satış ilanlarında erkeklerin şansının pek fazla olmadığını sanıyorum :))) Yıldız hanım, güzel yazınızı geç okudum, yeni CDleri Ankara'da armağan edip kabahatimi azaltayım, esen kalın. Kadir beye de selamlar.

İlyas Bayram 
 21.02.2008 14:57
Cevap :
Merhaba İlyas bey, Ben de bu ara yoğunluktan bloga pek giremediğim için yorumunuzu geç farkettim... Özür. Bayan kelimesi bana samimi ve sahici gelmiyor. Yapmacık vıcık vıcık bir kibarlık gösterisi... CDler Ankaraya geliyorsa onlarla birlikte siz de mi geliyorsunuz..:)) Eğer öyle ise görüşeceğiz demektir ki çok sevindim...:))) Sevgi ve selamlar  22.02.2008 13:00
 

Nasıl keyifle okudum, bayıldım anlatımınıza... Sevgilerimle

Ozlem Ozkulak 
 29.01.2008 22:59
Cevap :
Teşekkürler sevgili Özlem..:)) Okunmak güzel bir duygu... Sevgiler kocaman...:))  30.01.2008 12:53
 

İşsiz güçsüz kalmış! "Yıldız Hanım beni müzeye sürgüne göndermek ister! Ne ettim ben bu bayana? Günahım nedir? Ben nerde hata ettim! Bayımdan ayrı koymayın beni " der ağlar dururmuş! Ya Yıldız Hanım! Son kararınızı vermeden, bir kez daha düşünseniz! Garibanın teki içim parçalandı! Gelsin bende kalsın diyeceğim, ama benim tüylülerin hepsi bayan! Anlaşamazlar! Elinize Sağlık! Sevgiler selamlar!

Alev Meisel 
 21.01.2008 22:54
Cevap :
Sevgili Alev hanım, Bayanın ağlamasına gerek yok..:)) Çünkü burada söylediğiniz bir cümle bu işin anahtarı. Demişsiniz ya "Beni bayımdan ayrı koymayın" diye. İşte ben aynen onu diyorum zaten. Yani bay kullandığımız her yerde bayanın kullanılmasına hiç bir itirazım yok. Ama sorun şurada ki; bay kullanmadığımız bir kelime. Erkek kullandığımız yerlerde kadın, bey kullandığımız yerlerde hanım, herif kullandığımız yerlerde karı, beyefendi kullandığımız yerlerde hanımefendi kullanmamız gerekirken biz dişiyi kapsayan her kelimenin yerine bayan sözcüğünü konduruyoruz. Ben de diyorum ki; Bayı kullanmadığımıza göre bayanı da bayından ayırmayalım, onu bayının yanına gönderip ondan kurtulalım..:)) Esprili ve sıra dışı yorumunuza teşekkürler ve çook sevgiler  22.01.2008 13:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 571
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1130
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

7 Ocak 1960... Hayatın öğrettiği herşeyi okumak ve yazmak için buradayım.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster