Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
543
 

Edebiyat ölüyor mu?

Edebiyat ölüyor mu?
 

DELAL DARA KILINÇ


Buna kağıt ölüyor da diyebiliriz aslında. Basılı yayın, kağıt üzerindeki yazı; bilgisayar ekranına, televizyon ekranına, cep telefonu ekranına, ipod ekranına vs. yenik düşüyor da diyebiliriz. Dikkat edin gazetelerin on-line hale geçmesinden sonra, artık e-kitap dönemi de başladı. E-dergi, e-kitap, e-gazete, e-mektup… Sizce de kağıt ömrünü tamamlamıyor mu?

Olayın bir de, gittikçe azalan okuma alışkanlığı yönü ve boyutu var. Okuyan insan sayısı gittikçe azalıyor. Günlük okuma faaliyetimizin bütünü; en çok maillerimizi okumaktan, cep telefonlarımıza gelen SMS’leri okumaktan ibaret. En fazla e-gazetelere bir göz atıyoruz. Onlarda da en çok resimlere ve “geyik” haberlere baktığımız istatistiklerle belirlenmiş durumda. Yani onların da sadece resimlerine bakıyoruz. Okumak, yazı, kağıt… bu güzel sevdalılar dönemlerini tamamlıyor gibi sanki…

11. yüzyılda Japon Murasaki Shikibu'nun yazdığı Genji Hikayesi ilk roman sayılsa da, edebiyat tarihinde romanın doğuşu 1605'te Cervantes'in yazdığı Don Kişot'la başlatılır. Bir dönem(özellikle 18. 19. 20. yüzyıllar), tabir caizse, fırtına gibi esmiş olan, tüm dünyada insanlığın ilgi odağı olmuş olan bir yazı türü olan “roman” bugün sizce hala eski “büyüsünü” taşıyor mu? Sinema, dev bir sektör olarak onun pazarını, alanını epey bir daraltmadı mı? Yani sinema romandan “rol çalmadı” mı? Bence çaldı. Şiir eskisi kadar büyüleyici mi? Kağıt o eski sıcaklığını hissettirebiliyor mu hala? Koyunda taşınan kağıtların yerini; çoktan cepteki, eldeki, yastık altındaki mobil telefonlar almadı mı? Aldı… Bu bir tespit ve kağıt üzerindeki yazının; dolayısı ile kağıdın, okuma alışkanlığı dediğimiz şeyin gün geçtikçe ömrünü tamamladığı ise bir “öngörü”!

Ve bu öngörü, biraz daha spesifikleştirilerek daha önce bir otör tarafından da dile getirilmiş olan bir öngörü. Günümüzün en önemli romancılarından Philiph Roth, basına ender verdiği söyleşilerden birinde romana 25 yıl ömür biçmişti. Hızla gelişen teknoloji, hayatımızın içinde daha fazla yer alarak, bir takım alışkanlıklarımızı ciddi anlamda değiştirmekte. Bunun yanı sıra bir takım yeni alışkanlıklar kazandırmakta. Teknolojinin hayatımız üzerindeki bu önlenemez istilası ve ağırlığı, değişen hayat şartları ile birlikte değişen “okur ve okur profili” kağıdın ve okuma alışkanlığının eski cazibesini yitirmesinin en büyük nedenleri belki.

Oğuz Atay sormuştu: “Sevgili okur neredesin?” diye. Artık o eski okur ve okur profili de yok maalesef. Çünkü Amerikalıların “Büyülü Kutu” dedikleri televizyon, son dönemde her eve giren internet, geçim sıkıntısı, hayat şartları vb şeyler artık potansiyel okur kitlesinin, kitap, dergi vs. okumaya ayıracağı zamanın çoğunu çalıyor.

Belki papirüsten, parşömenden başlayan ve kağıtla devam eden yazının serüveniyle ilgili bu karamsar öngörüyü biraz iyimsere çevirmek için, Jeff Gomez'in “Print is Dead (Kağıt Öldü)” adlı kitabındaki tespitine kulak vermek gerekiyor: “Hayatımızı değiştiren kitaplar, kağıtlar, papirüsler ya da parşömen sayfaları değil, kelimelerdir. Kelimelerin sayfaları doldurmak için var olmadığını ancak sayfaların o kelimelerle dolmak için icat edildiğini akılda tutmak gerekir.”

Her şeye rağmen, bütün bu öngörülerimize rağmen, anlatıcılar hep var olacaktır. Çünkü hikayeler hep var olacaktır. Ve insan içinde anlatma, aktarma, paylaşma güdüsü taşıdığı sürece, şekil değiştirseler de, anlatı türleri ve yazı hep var olacaktır. Belki eski zamanlarda romantizmin sembolü olan kağıt, Fahrenheit 451’ de (Fahrenheit 451, kağıdın tutuşma/yanma ısısıdır) kurban olacak ve yok olacaktır zaman içinde ama, “kelimeler ve anlatı sanatı” şekil değiştirerek, yeni formlara dönüşerek, adapte olarak, yeni biçimleri zorlayıp oluşturarak ve tabiî ki mutlaka teknoloji ile uyum içinde, sonsuza kadar yoluna devam edecektir. Yani Nazan Bekiroğlu’ nun dediği gibi “Sel gidecektir ama kum kalacaktır…”

Delal Dara KILINÇ

Yararlanılan Kaynak: http://kitapzamani.zaman.com.tr/?hn=2024 (Rüya Karlıova)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 169
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2436
Kayıt tarihi
: 16.04.09
 
 

"KeLimeLer baZı anLamLara GeLmeZ..." ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster