Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
534
 

Edebiyatın ateşle imtihanı

Edebiyatın ateşle imtihanı
 

Yüzyılların klasiğini yayınevine götürmüşler, basılmaya değer bulunmamış!
Son dönemde en çok ilgimi çeken haberlerden biri oldu bu: İngiltere'de bir yazar Jane Austen'in "Aşk ve Gurur" isimli eserini farklı isimlerle on sekiz yayınevine götürmüş ve hiçbir yayınevi kitabı yayınlanmaya değer bulmamış...

"Aşk ve Gurur", bugün hâlâ satılan hâlâ okunan bir kitap ve yayınevleri "biz bu kitabı basmayız" diyor. Sebep nedir acaba? Klasiğin özünde başarısız, şişirilmiş bir kitap olması mı, yoksa yayınevlerinin yükselen entelektüel beğeni düzeyi mi?

Şüphesiz, klasik olarak adlandırdığımız kitaplar bir kültleştirme ve şişirilme aşamasından geçiyor. Taşıdığından büyük bir değer kazanan bu kitaplar modern eserlerin onca takla atıp yanından geçemeyecekleri bir kabul görüyor.

Belki klasiklere bu değeri veren, "ilk örnek" olma özellikleri. Yani, az romanın yazıldığı, onların da çok azının değer taşıdığı bir dönemde yazılmaları...Jane Austen veya Emily Bronte’un bugünkü üst düzey yazarlardan daha yetenekli olduğunu, ulaşılması zor büyük bir edebi deha taşıdıklarını kimse iddia edemez.

Lakin klasikler önemli... En azından belli bir ölçüde, belli sınırlarda, ortaklaşmış bir edebi beğeni sunuyorlar bize.

Bu noktada bir de bugünün yayınevleri tarafından kabul gören kitaplarını edebi yönden irdelemek gerekiyor. Bugünkü dünya yüz-iki yüz yıl önceki dünya değil. Siyaseti farklı, teknolojisi farklı...

En büyük farklılık ise ortalamayı kanıksamış ve ortalamanın lezzetini duyumsamayı yitirmiş insanda. Modern insanın yaşamı hızlı... Varyete, fantezi, seks, gizem, cıvık mizah gibi hazza yönelik gelir geçer beklentilerin edebi ölçütü belirlemesi bu yüzden. Bu ölçütü yakalayamayan kitapların basılma ve tanıtılma şansı bulunmuyor.

İşin acısı bugünün gerçek edebi eserleri oldukça başarılı olmalarına rağmen hem bu tür fast-food kitaplar, hem de kült haline gelmiş satış garantisi olan birtakım vasat klasikler tarafından eziliyor.

Çehov öykülerini beğenmeme karşın bugün Çehov’dan öyküler derleyip yazarı tanımayan bir yayınevine götüren birinin kitabı bastırabileceğini sanmıyorum. Bu da pek çok şeyi özetliyor sanırım.

Yaygın okura hitap eden kitap ticari bir meta haline gelirken, gerçek edebi eserin, kutsallaştırılıp müphemleştirilmiş olarak başka bir tarafta yılda üç-beş adet basılan nadide örnekler gibi ondan ayrıksılaşması yeni edebi açılımların önünü daha ne kadar tıkayacak bilmiyorum.

Roman ölüyor, öykü ölüyor, şiir ölüyor, edebiyatçılar ve yayıncılar bunlardan bahsedip yine kendileri ağlıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

E. Bronte'nin Heathcliff'i,Jane A.'ın yaşadığı yüzyılın kadınlarına tuttuğu ayna,aslında hepsi o kadınların hayatını yaşayan günümüz insanı için imkansız şeyler.ama onlar başarmışken,psikoloji,sosyoloji o kitaplardan kaynak edinirken yayın evleri beğenmemiş ne önemi var?

ligeia88 
 26.09.2007 20:54
 

18 yayınevinden hiç bir editör "pride and prejudice" romanını tanımamış ve yeni bir ürün olduğunu mu sanmış? Değişen dünya düzeni yalnızca değerlerde değil bellekte de aşınmaya neden olmuş desenize. Kitaba ilişkin kişisel görüşüm ise şöyle: Jane Austen'in tüm sermayesi özyaşamsaldır, kendisi gibi kapana kısılmış aile kızları ve platonik başlayan aşkları. Kayda değer tek kitabı son kitabıdır: "Persuasion" filmi de izlenmeye değer.

I-sun 
 28.07.2007 16:47
 

Edebiyatta değerin yerini bulması çok geç oluyor sanırım yada olamıyor.. Sevgiyle kalın

Arzu KARADAĞ 
 27.07.2007 18:24
 

Kendileri ağlıyorlar çünkü edebiyetı ve şiiri öldüren kendileri.Aslında ne kadar büyük bir kötülük yaptıklarının farkında bile değiller.Çünkü eğitim seviyesini,kültür seviyesini düşürüyorlar.Listebaşı diye yayınladıkları o sabunköpüğü,yüzeysel kitapları reklamlarla destekleyip milyonlarca satmasını sağlıyorlar.Geçen yıl aklınızda kalan listebaşı kitap hangisiydi?Ben çoğunu hatırlamıyorum bile.Sanki bir arkadaşımla oturmuş dedikodu yapmışız sonrada unutmuşuz gibi.Edebiyat bu mudur ey yayıncılar?

Ufaklık 
 23.07.2007 17:24
Cevap :
Fakat nitelikli kitapları kaç kişi okuyor, ne kadar alıcı buluyor, bunları da düşünmek gerek. Tabii önce yayınevlerinin okunması mucize, boğucu, yabancı entelejansiya kelimeleriyle şişirilmiş kitabın nitelikli kiap demek olmadığını anlamaları gerekiyor. Don Kişot tarihin en büyük edebiyat eseri olarak gösterilir. Bugünün yayıncıları zirzop bir yazarın "soyut" açılımlarla dolu bir eseri varken Don Kişot'u niteliksiz bulup basmazlardı herhalde.  23.07.2007 18:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 107
Toplam yorum
: 200
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 2002
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

İsmim Burak Çapraz. Buraya başladığımda 21'dim, öğrenciydim. Bir okul bitti ama hala öğrenciyim. İl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster