Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '09

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
6699
 

Edebiyatta Küfür ve Argo

Edebiyatta Küfür ve Argo
 

''Harika odur ki, insanlar kendi adlarına değil, kainat adına yazarlar. Bütünselliğin dışında bir şiir yoktur. Hayat ve ölüm de bir bütündür. Şiir bu bütünden çıkan çılgınlıktır. Çok ağır geçen hayatımızın içinde ironi, bütünselliği bozmayacak ana çaredir. Bir direnç kahkahasıdır.'' demiş Can Yücel.

Bazen şiirlerinde ama genel olarak hayata karşı duruş ve uslubundaki küfürbazlığını , bütünün sadece küçük bir parçası, çılgınlığı ve kendini en iyi ifade ediş şekli olarak değerlendirip seviyor, beğeniyoruz Can Yücel'i.

Edebiyatta küfürün veya argonun kullanımı, yazan kişinin durduğu yere, zihniyetine , niyetine ve tabi ki sanatındaki ustalığına göre bir anlam kazanır. Ayrıca kullanılan argo veya küfürün bir hiciv , bir karşı çıkış olarak algılanabilmesi için de, karşı çıkışı güçlendirecek düşünsel arka plana ve niyete bakmak gerek.

Küfürbaz uslubuyla Can Yücel, Neyzen Tevfik, Hayyam huysuzdur, fırlamadır, alkoliktir, delikanlıdır, külhanbeyidir, bir şekilde de anarşisttir. Ama çoğu kez hepimizin hayattaki yanlışlıklara, baskılanmış isyanlarına ve gösteremediğimiz edepsizliklerimize de sözcüdürler.

Ben bir kadınım. Eğitimimle, sosyal konumum, yaşım, hayata bakışım, hayattan beklentilerimle, entellektüel birikimlerimle çirkinin, kabanın, kötünün tarafında olmam beklenemez. Sözde, duyguda, düşüncede, görselde estetik kaygılarım vardır, ararım.
Ama diğer taraftan muhalif, yaşamdaki olumsuzluklara isyan eden bir tarafım da var. Tıkandığım, bir şey yapamadığım, kendimi ifade güçlüğüne düştüğümde, çelişki, yanlışlık, ya da absürdlüklere isyanım çoğu kez doğru konumlanmış mizah yazılarına kahkahalarımla yumuşuyor .Ya da usturuplu bir şiir ya da söz, yazı benim sözcülüğümü üstleniyor.

Sade bir vatandaş ve bir kadın olarak ben küfür ediyor muyum?

İtiraf ediyorum ki (!) aleni olarak birisine ya da birilerinin yanında değil ama özellikle trafikte veya bir şeye çok kızdığımda kendi başıma, evet ediyorum.
Ama sözlü olarak küfürlü ve lümpen terminolojisinin çokça kullanıldığı bir ortamda bulunmaktan da hoşlanmıyorum.Tasvip de etmiyorum.Kullananları da kınıyorum.

Bunun yanı sıra dünyanın her yerinde az veya çok, derecesi o toplumun kültürü ve eğitimiyle bağlantılı olarak, günlük yaşamın ve dilin yadsınamaz bir gerçeğidir küfür ve argo. Biz kullanalım kullanmayalım. Hoşumuza gitsin gitmesin.Tamam edilmesin diyelim ama ediliyor işte bu gerçek.

Sanat da yaşamdan beslendiğine göre dili kullanan bazı sanat kollarının bu aracı kullanması kaçınılmaz. Özellikle de hayatın çelişkileri, absürdlükleri, saçmalıkları, yanlışlıklarıysa anlatılmak istenen... edebiyat ve mizah bunun en iyi ifade yollarından biriyse eğer, yazarın, şairin, mizah yazarının bu araçtan ustaca ve özgürce yararlanmak istemesi normal değil mi?.
Değil mi yoksa (!) ?...

Bence edebiyat ya da sanat belli bir anlayışın ve kesimin edep anlayışıyla kısırlaştırılamaz.Kısırlaştırılmamalı. Özgür olmalıdır.

Zekaya ihtiyaç duymayan kaba bir aykırılık ve pespayeliği ise reddediyorum. Her ne kadar çoğu kez bu kavramların da göreceli olduğunu düşünsem de.

Önemli olan bence; yazarın , şairin ya da mizah yazarının ; bu aracı amaç haline getirmemesidir. Ve genel olarak yazılanların ince zekadan uzaklaşıp argo ve magandalık kültürüne yapacağı katkının ölçüsüdür, benim ölçüm.

Tijen Taşlı- İzmir
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kızma, sinirlenme, öfkelenme insani duygular olup, insan böyle anlarda da hem duygularını açığa vurarak kendini ifade eder hem de duygularını gevşetir. Eh bunların da sanatkarane yapılması insanın kalitesindendir. Bundandır bazılarının kalaylamasının hoş gelmesi. İnsan ne yapıyorsa güzel yapmalı.

Ahmets 
 05.09.2009 22:21
Cevap :
Haklısınız . Konu sanatsa ve insanın kendini sanatla ifadesiyse bunun her türlü kısıtlamadan uzak olması gerektiğini düşünüyorum. Yapılanın kabullenilip kabullenilmemesi sanatçının da kalitesinin bir göstergesi aslında.Teşekkürler :)  06.09.2009 12:04
 

Hadi ben size bir Can Yücel dizesi yazayım : "Bir deniz karayı diker... diker... diker.. " Saygımla...

UFUK KESİCİ 
 04.09.2009 13:30
Cevap :
Teşekkürler :)  04.09.2009 17:00
 

Sevgili ve bir o kadarda sayın tijhal, makalenizin; argoyu ve sövmeyi özendirir ve destekler ifadeler içermesi beni ve takipçilerinizi fevkaladesiyle hayal kırıklığına uğratmıştır...Eheh eheh :)) Ya aslında bence, bazı yazılarda orantılı sövgü olağan karşılanmalı, yani neticede yazan insan kalkıp kimseye küfretmiyor, sadece hoşnut olmadığı bir olguyu küfürlü yada argolu ifade kullanmak suretiyle yansıtıyor. Bu anlamda küfretmek ile argo kullanmak arasında çok fark var...Gündelik yaşamda ben de, araba kullanırken ve FB maçları dışında hiç küfretmem ama yazarken argo kullanırım...Tüm yabancı filmlerde dilimize kahretsin-kahrolsun diye çevrilen diyalogların orjinali de küfürdür...Misal, Bukowski (adamım) dümdüz yazar ve dümdüz gider ama onun tarzı o...

silik 
 04.09.2009 9:28
Cevap :
Sevgili ve bir o kadar da sayın Silver035:) Ben edebiyatta argo ve küfür konusundaki düşüncelerimi çooook açık, dikkatlice ve yanlış anlaşılmalara sebep olmayacak şekilde açıklamaya çalıştım.Ben bütüne bakarım diyorum.Tüm dünyada bu araçları kullanan sanatçılar var mı ? Var.Ama işte çok dikkatli kullanılması gereken, elde de patlayabilecek bir araç sonuçta. Kimisi tasvip eder kimisi etmez. Bu anlamda sen de düşüncelerini bu yazı vasıtasıyla bizlerle paylaştığın için teşekkür ediyorum arkadaşım.  04.09.2009 16:58
 

Küfürle ilgili bir eleştiri okuduğumda benim de aklıma hep Can baba gelir. Yazını okumaya başladığımda altına yorum olarak Can Yücel'i yazayım dedim. Nasılda yakışışır ağzına küfür. Nasıl da yakıştırır şiire. Benim gibi küfür sevmeyen birine bile nasıl sempatik görünür... Birkaç satır okuduğumda baktım sen zaten onu anmışsın. Sonra dedim ki kendime; aynı lezzet Neyzende de var bunu yazayım. Birkaç satır sonra baktım onu da yazmışsın Hayyamı da. Sonra aslında küfür sevmediğimi ve hiç kullanmadığımı yazayım dedim... E onu da yazmışsın... Yazının her paragrafını bu şekilde okudum bitti. Yazı bittiğinde de bu konuda içimden geçen ne varsa söyleyeceğim... Hepsi bitmişti. Sonuçta yani diyeceğim ne varsa demişsin. Yazıyı sanki ben yazmışım gibi her satırı içimden geçene tercüme olmuş. Diyecek bişeyim kalmamış: Sana sevgilerden başka..:)))

Yıldız... 
 02.09.2009 19:07
Cevap :
Dahlia... :)) Cümlelerdeki samimiyeti okurken bende "ne kadar tanıdık geliyor dur bakalım kimmiş" diyordum :) yanılmamışım.Yazımı, düşüncelerimi yazarken küfürden ve argodan yana yanlış anlaşılabileceğimi düşünüp tereddüt etmiştim. Beni doğru anladığına sevindim.Benden de sevgiler :)  02.09.2009 20:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 955
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2781
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

SÖZ UÇAR, YAZI KALIR. 9 Eylül Ünv. İşletme mezunu, 9 Eylül Ünv.Sosyal Bil. Ens.Sağlık Kurumla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster