Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
427
 

Eflatun zamanlar

Eflatun zamanlar
 

EFLATUN ZAMANLAR


Beklentilerin, özlemlerin, mutlu günlerin başlangıcına gülümsemek yeni baharlarla. Yeniden uyanışına tüm güzelliklerin ve doğanın. İnsanı kendisine aşık eden yumuşaklığına, olağanüstü hareketli ve dinamik neş'esine, alabildiğine vurucu ihtişamına tanıklık etmek. Mutlulukların kapısını aralayan, yeni doğuşları müjdeleyen güzelliğine yeniden merhaba demek.Yepyeni bir ilkbaharı kucaklamak, tam hazır olduğunuz anda da onunla eflatun zamanlarda yepyeni bir yaşama başlayıp sonsuza kadar baharı yaşamak.

İlkbaharın yalın güzelliğinde renklerin büyüsü üzerinize gelip sizi boğmuyor, tersine içinizi ısıtıyor, ruhunuzu canlandırıyor. Kış gibi üşütmüyor, yaz gibi bunaltmıyor yada sonbahar gibi hüzünlendirmiyor. Tam tersine sizi yeni uyanışlara yeni mutluluklara doğru götürüyor. Ilık yağmurlarında şarkılar söyletiyor. Çiçeklerin pembesinde mutluluğu, bulutların beyazında umudu , yaprakların yeşilinde ollgunluğu, gökyüzünün mavisinde barışı bulduğumuz, uyum ve anlayışın varolduğu eflatun zamanlara.Umutsuzluklardan kurtulmanın, mutluluklara yelken açmanın en kestirme yolu doğayla kucaklaşmada, barışık yaşamada belki de.Bir uyanış ilkbahar yepyeni umutlara.

Eflatun zamanlar o eski baharların en samimi, en tanıdık izlerini taşıyor yüreğimde. Annemin bembeyaz papatyalardan saçlarıma taçlar yaptığı, çamların iğnelerinden boynuma kolyeler taktığı, babamın ağaçlara salıncak kurduğu, şans için dört yapraklı yonca aradığmız o eski, o özel, o özlediğim baharların.Huzur ve mutluluğu koynunda taşıyan hayallerimin o en neş'eli çocuğunun baharlarının. Eski baharlar ne kadar güzeldi, farklıydı.Şimdilerde çiçeklerden taç yapmak kimsenin aklına gelmiyor yada dört yapraklı yonca aramak. Artık kırlarda papatyalar, yoncalar bile yok.Onlar bile küsmüş unutulmuşluklara. Mutluluklar hep bir başka bahara erteleniyor.Oysa ki;geçirilen, ertelenen her zaman gelecekten çalınmış bir anı.Sevinci ellerimizle tuttuğumuz günler o kadar değişmiş ki. Unutulan eski baharlar mı, yoksa küçük mutluluklar mı?Oysa en mutlu olduğumuz günler kırların şarkısını söylediğimiz, kuşların cıvıltılarını dinlediğimiz günlerdi. Geçmişi unutmadan, bugünü atlamadan yaşayabileceğimiz zamanlar var hâlâ elimizde, mutluluğu ve huzuru geri geri getirecek eflatun zamanlar.Sürekli uzaklarda değil belki de hemen yanıbaşımızda, ellerimizle tutabileceğimiz, geleceğe yüreğimizle taşıyabileceğimiz sevinçler var hâlâ buralarda.

Eskiye, doğallığa duyulan bu özlem belki de, artık farkına bile varamadığımız küçük ayrıntılara duyulan özlem biraz da. O anlatılmaz mutlılukların izleri ayrıntılarda gizli aslında. Ayrıntılarda sürmek gerekiyor izini, ayrıntılarda bulmak yeniden. Eski baharlarda geçmişe yolculuk yapıp, ayrıntılarda bugünü yakalamak gibi. Sıradanlıktan kurtulup, seçkinliğin doruğuna ulaşmak gibi. Eskiye duyulan özlemin bir anda karşınıza çıkıp olanca rengiyle gözlerinizi kamaştırdığı bir tablo ilkbahar.O eski düşlerin mutlu dünyasına konuk ettiğinizde bakışlarınızı;irili ufaklı oyunlarına, renklerin ihtişamına, doğallığına, o hoş gizemine, akıl almaz canlılığına kapılıp gideceğiniz renkli bir rüya gibi.

Hayatımın en güzel mevsimi, yepyeni ilkbaharı kızım!...Seninle uyandı tüm güzellikler yeniden. Hayatıma girdiğin anda baharın tüm renklerini, kokularını, coşkusunu da beraber getirdin. En yeni, en taze baharımsın sen. Geleceğe olan umudum, geçmişe olan özlemim. Gelecek güzel günlere olan inancım. Yaşayacağımız öyle güzel günler var ki seninle, öyle güzel baharlar.İpek saçlarına çiçeklerden taçlar yapacağımız, hiç usanmadan dört yapraklı yonca arayacağımız, o güzel boynuna çamların iğnelerinden kolyeler takacağımız, kırların şarkısını söyleyeceğimiz ve o salıncakla eski baharların güzelliğine uçacağımız günler.Ve sen en neş'eli çocuğu olacaksın baharların. Ellerimle tutabildiğim sevinç, yanıbaşımdaki mutluluksun sen. Ben mutluluklar için, senin için ilkbaharı seçtim bu yüzden. Kapılarımı, pencerelerimi sonuna kadar açtım baharlara, yeni uyanışlara, kıpır kıpır duygulara, eflatun zamanlara... Bütün renkleri içinde taşıdığı, neş'e saçan bir ilham perisi olduğu için. Kendi doğamızla Tanrısal doğa arasındaki dengeyi kurduğu, kolayca yayıldığı, sarıp sarmaladığı için, asla usandırıcı olmayan bir güzelliğe sahip olduğu için.

Kapılarını araladıkça, köşelerini döndükçe, yepyeni baharlar, yepyeni umutlar, umutları yaşatan kıpır kıpır duygular vaadeden bir huzur iklimi ilkbahar.İnsanı huzura davet eden. Bütün mevsimleri bahara çevirmenin, hayatı hep bahar tadında yaşamanın zamanı artık.Asırlar ötesinden, bir düşün peşinde bembeyaz umutları yakalamanın.

O güzelim ilkbahar düşlerini siz de yaşayın ve yaşatın artık.Kapıları aralayın, pencereleri sonuna kadar açın ve o dans eden renklerine bir kez daha hayran kalın eflatun zamanların. Sahip olduğunuz o en güzel çocuk ve içinizdeki hayallerinizin en neş'eli çocuğu için. Mutluluklar, gelecek güzel ve yepyeni baharlar için.

REZZAN SAİTOĞLU

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1066
Kayıt tarihi
: 18.04.10
 
 

Hayatım boyunca yazı yazmayı çok sevdim. Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü mezunuyum. Kızıma öğr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster