Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1630
 

Egemenlik ulusundur, ulus bunun farkında mı

ULUSAL egemenliği kutluyoruz bugün.. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün duvarlarına kazıldığı TBMM ise, ulusal egemenliğin simgesi.

Bir de ‘millet iradesi’ var.. AKP iktidarının “yüzde kırkyedi oyum var, irade bendedir” dediği olgu.

Ulusal egemenlikle, AKP’nin ‘millet iradesi’ muhabbetini birbirine karıştırmamak gerek.

***

İLKÖĞRETİM çağındaki çocuk, akşam televizyonda haberleri izliyor.. Ulusal egemenliğin simgesi TBMM binasındaki arbedeye dikkat kesiliyor.. Bir grup takım elbiseli, kravatlı, yakalarında TBMM rozeti olan adam, yine takım elbiseli, kravatlı, TBMM rozetli birini tartaklıyor, yumrukluyor, müdahale eden olmasa, adam linç edilecek.. Allahtan bir grup takım elbiseli, kravatlı ve TBMM rozetli başka adamlar araya giriyor, kavga bitiyor.Camilerden, cemaatlerden, Diyanet’ten sonra, Milli Eğitim kurumlarında da resmen kutlanan Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinden fırsat kalmış da, Ulusal Egemenlik Haftası’na dair bir iki bilgi kırıntısı verilmişse çocuğa, o görüntüler eşliğinde, ulusal egemenliğin simgesini oluşturacak bilinçaltında.

Nedir o simge?..

Yumruktur!

Sonraki haberde Başbakan Tayyip Erdoğan, ‘millet iradesi’nden dem vurmaktadır. O iradenin iktidar gücünü teşkil eden unsur olduğunu falan anlatmaktadır. Ayrıca, Başbakan’ın dayak atan milletvekilleri için “benim milletvekillerim şiddet uygulamaz” deyip, dayak yiyen için “o zat şiddetin ta kendisidir” türü ifadelerini de duyan çocuk, öğrendiklerinin dışında milletvekillerinin önemli bir görevi daha ifa ettiklerini düşünecek...

Nedir o görev?..

Adam dövmek!

İşte size millet iradesi...

İşte ulusal egemenliğin simgesi!

***

AYRICA bugün Çocuk Bayramı.. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyoruz ulusça...

Çocuklar rengarenk bugün; gün, onların günü.

Ve fakat aynı çocuk, bu kez babasının okuduğu gazetelere göz atıyor; orada 23 Nisan’da devletin zirvesindeki koltuklara oturacak çocuklarla ilgili haberler var.

Haberlerde, askerlik çağı gelmiş, çocuk denilecek yaşı çoktan aşmış ‘çocukların’, zirvedeki koltuklara temsilen oturacakları yazılıyor.. Bir de imam hatip liselerindeki öğrencilerin genel tercih nedeni olduğuna dikkat çekiliyor.

Çocuk o haberleri okuyunca, babasına şunu soracak:

“23 Nisan’da o koltuklara oturmak için sakalı, bıyığı çıkmış ve imam hatip lisesinde okuyor olmak mı gerekiyor?”

***

BU çocuk böyle işte; vurdulu kırdılı çizgi filmler, şiddet dozu yüksek bilgisayar oyunlarıyla oyalanmak yerine haber izliyor, gazeteleri kurcalıyor.. Meraklı.. Duyarlı..

İşte o merak ve duyarlılıkla gazetelerden birinde okuduğu haber kafasını kurcalıyor, babasına soruyor:

- Baba, tam bağımsızlık nedir?

- Milletin ve devletin bir yere bağımlı olmaması, ulusun egemenliği demektir.

- Biz şimdi tam bağımsız bir ülkeyiz öyle mi?

- Evet, öyleyiz.

- Ama bak bu haberde ne diyor..

- Ne diyor, oku bakayım..

- Türkiye’nin dışa bağımlılığı hızla artıyor, kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biri olan Türkiye, mısırı, buğdayı, pirinci, mercimeği dışarıdan almak zorunda kaldı.

- Doğru yazmış...

- O zaman tam bağımsız değiliz demek ki.

- Tarım ürünü ithal ediyoruz diye tam bağımsızlık bitti, kül oldu anlamı çıkmaz ki bundan; sonuçta ticaret...

- Ama baba, Türkiye’nin dış borcunu da yazmışlar haberde.. Ayrıca yabancıların gayrimenkul alımlarının arttığı, şirketlerin yabancılar tarafından satın alındığı da yazıyor.

- Serbest piyasa oğlum, isteyen istediğini alır satar.

- Peki millet iradesi de satılabilir mi?..

- (...)

***

O ÇOCUK, şuncacık aklıyla böyle sorulara yanıt arıyorsa, gündemdeki 301’nci maddeye ilişkin sorular da üretecektir kuşkusuz.

- Baba! 301 ne demek?..

- Türk Ceza Kanunu’nun bir maddesi.

- Bu maddenin değiştirileceğini yazıyor gazeteler; akşam da haberlerde izledim, 301 deyip durdular sürekli. Neyle ilgili bu madde baba?

- Türklüğe sövmekle ilgili.

- Peki Türklüğe sövmek serbest mi olacak o zaman?

- Şimdi uzun uzun anlatsam, anlamayacaksın; zaten ben de tam bilmiyorum.. Ama bu madde değişirse, Türklüğe sövmek suç olmaktan çıkacak, o kadarını bilmen kâfi.

- O zaman sana da ceza vermeyecekler değil mi?

- Bana ne cezası veriyorlarmış ki, ne yapmışım ben?

- Bana kızınca gelmişime geçmişime sövüyorsun ya...

- Bu suç muymuş?..

- Ben Türk değil miyim, sen de ‘biz Türk’üz’ diye ikide bir söylüyorsun, Türklüğünle gurur duyduğunu anlatıp duruyorsun ya..

- Eee, ne alakası var bununla?..

- Gelmişimiz, geçmişimiz Türk ise, sen de o zaman Türklüğe alenen sövmüş olmuyor musun?

- Ya oğlum git işine, senin dersin falan yok mu...

- Bu madde değişirse, Türklüğe, cumhuriyete, devlete sövmek suç kapsamından çıkarsa, halkımız özgürleşmiş mi olacak?

- Ya oğlum abuk subuk konuşup durma; Avrupa Birliği öyle istiyormuş, 301’i kaldıracaksın diyormuş, bunlar da kaldırmaya uğraşıyor işte.

- Avrupa bize niye karışıyor, onlarda böyle cezalar yok muymuş?

- Ben bilmem var mı yok mu.. Yalnız sen çok televizyon seyrediyorsun, aklın karışıyor; böyle işlerle oyalanma sen, büyüklerin işi bunlar, sen dersine bak...

- Avrupa’nın bize karışması demek, ulusal egemenliğin zedelenmesi anlamına gelmez mi baba?..

- Bak şimdi sopayı alıyorum elime.. Git başımdan yaa.

- Hemen şiddete yöneliyorsun, aynı Meclis’teki amcalar gibisin sen de.. Hem bugün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı; yani bizim bayramımız...

- İyi işte, git kutla Çocuk Bayramı’nı.. Büyükler için olsa ben de kutlayayım, bu bayram çocuklar için...

- Ama baba, sadece çocuklarla ilgili değil ki, ulusal egemenlik de söz konusu... Seni de ilgilendiriyor bu işler.

- Ben ekmeğime bakıyorum.. Para kazanmazsam aç kalırsın, oturur ulusal egemenliğini yersin o zaman; haydi git odana, şimdi kalkıyorum bak.

- Onu da yiyemeyiz ki baba.. Yiyen yemiş zaten, bize kalmamış ki bir şey!.. Kalmış olsa, Amerika’dan pirinç almayız yani...

- Sen amma çok biliyorsun ya, ne bilmiş çocuksun sen yaa.. Seni bana sayıyla mı verdiler uleeeeeyn!..

***

ULUSAL Egemenlik ve Çocuk Bayramı hepimize kutlu olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1018
Kayıt tarihi
: 02.04.08
 
 

Şehr-i Balıkesir'de mevkutesel işlerle iştigal ediyorum; yirmi küsur yıldır yazıp çiziyorum... Yaz, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster