Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '08

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2300
 

Eğer bir gün gelirde… beni burada bulamazsan…

Eğer bir gün gelirde… beni burada bulamazsan…
 

Resim o filmden değil ama oyuncular aynı. İdare edin...


Eğer bir gün gelir de… seni burada bulamazsam… diye bitiyordu beni, ta çocukluğuma kadar götüren ve herkeste olduğu gibi benim ruhumda da derin izler bırakan unutulmaz aşk filmi…

“Senede bir gün”

Her ne kadar bazılarının yorumladığı gibi sadist, mazoşist, hastalıklı bir ruh hali ile yorumlanabilirse de bu ilişki, günümüz ilişkilerini hangi ruh hali ile açıklayabilir, yorumlayabiliriz inanın onu hiç bilmiyorum. Üstelik yediden yetmişe hepimiz bir biçimde almışken payımıza düşeni günümüz ilişkilerinden.

Bu açıklamayı niye yapıyorum. Film konusunda internette araştırma yaparken rastladığım bazı yorumlar dolayısı ile. Tabii ki onlardan böyle bir aşkı anlamalarını beklemek imkansız. Ne olacak. Ne beklenebilir ki; yirminci yüztılın hamburger çocuklarından.

Dün ve bugünü, ilişikleri değerlendirirken, yorumlarken, dünün ve bugünün şartlarını, artı ve eksilerini hesaba katmak doğru sonuç için izleyebileceğimiz en yararlı yol olur sanırım.

Kendi adıma iş akdi kıvamında, ticari akid biçiminde süre giden, gidecek olan bir birlikteliği yürütmektense yıllarca, ya da günü birlik ilişkilerde kimliğimi yitirmektense senede bir gün yaşanacak olsa dahi böylesine bir ilişkiyi, aşkı yaşamayı tercih ederim. Başarabilir miyim onu bilmiyorum. Sadece isterim. Temenni ederim o kadar!

Konusunun yanında bu unutulmaz filmi benim için unutulmaz kılan en önemli bir diğer etken ise, "hatta çok daha ötesinde" film boyunca yankılanan o unutulmaz aşk şarkısının nameleridir. Ne zaman aşık olsam ki; biliyorsunuz artık aşkın tanımını:) “kavuşamazsan aşk olur” böyle bir aşkı özlerim.

“Yeter ki gel bana senede bir gün”

Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi?

Böyle bir durumda kimsenin gözünün yaşına bakmaz, aynen bu filmde olduğu gibi kaçar kaçar gider, buluşurum valla. (Eğer böyle bir şansızlığa uğrasaydım.) Beni seviyorsa izin verecek, katlanacak yanımdaki. O kadar!..:)

Sonuçta imkansız aşk ne de olsa. Üstelik aşıklardan zarar gelmez insana. Asıl aşıkmış numarası yapıp da seks kolajı yapanlardan korkmalı. Her neyse. Konuyu fazla dallandırıp, budaklandırmayalım şimdi. Siz de yorumlarınızı ona göre cicili bicili yapın ha. Uyarmadı demeyin, beni dinleyin. Karışmam!

Filmin kısa konusuna gelince… Film: Rumeli'nin Bulgar istilasına uğradığı günlerde birbirlerini deli gibi seven iki gencin sevda öyküsünü anlatıyor. Türk sinemasının kilometre taşı sayılabilecek, belki de yüz yıl sonra bile aynı tadda, lezzete izlenebilecek olan birkaç filmden bir tanesi...

Film boyunca yankılanan ve içimizde yer eden filmin unutulmaz şarkının bestesini Ayhan Özışık, güftesini ise Sadık Şendil yapmış. Şarkı hicazmış. Sanat müziğini severek dinlesem de biliyorsunuz bu konu benim biraz uzağımda. Bu konunun piri, sevgili Eymir fatihi dostumuz İlyas Bayram. Sanat müziği onun özel ilgi alanına giriyor. Bir yanlışım varsa düzeltir artık. Düzeltirsin değil mi dostum.

Gelelim filmin benim izlediğim kadrosuna:

Yapım :

1965, Türkiye

Tür :

Dram / Romantik

Yönetmen :

Ertem Eğilmez

Senaryo :

Sadık Şendil, İhsan İpekçi (Kitap)

Oyuncular :

Kartal Tibet, Münir Özkul, Selda Alkor, Hulusi Kentmen, Ali Şen, Hüseyin Baradan

Yapımcı :

Ertem Eğilmez

Görüntü Yönetmeni :

Cahit Engin

Eeee bu kadar övdüğümüz o unutulmaz şarkıyı dinlemeden de gidilmez şimdi değil mi? Önce sözleri ama…

gönlümde açmadan solan bir gülsün

her zaman gamlıyım, her zaman üzgün

beklerim yolunu aylar boyunca

yeter ki gel bana senede bir gün.

ağarsın saçlarım solsun yanağım

adını anmaktan yansın dudağım

bu aşka canımı adayacağım

yeter ki gel bana senede bir gün

Offff. Offf. Getirin bana rakımı…

http://www.youtube.com/watch?v=eSuBhP56kgw&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=aFwwJN6V3n0

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bütün türk filmlerinin tadı başka be:) Ben diyorum ki çok yanlış bir zamanda doğmuşum. Kadınların elinde şemsiye, beğendiği erkeğin önüne oyalı mendilini attığı o günlerde doğmalıymışım. Ya da türk filmlerinin patlama yaptığı o anda genç olmalıymışım. O zaman kesin bende o unutulmaz türk filmlerinde rol alırdım:)

ScReAm 
 02.09.2008 4:31
Cevap :
Ne romantik değil mi.:) İçimden bir ses diyor ki baş rol alırdın hem de...  02.09.2008 10:51
 

Senede bir gün şarkı ve filmi ile ilgili olarak bir yazı da ben yazdım.Haberin yazıda senin kulağınıda bol bol çınlattım. Her halde bu yazıdan sonra beni öldürmek ve yok etmek için CIA, MOSSAD ve bilimum yeraltı ve yerüstü örgütleri ile işbirliği yaparsın herhalde. Eh bende tencere, ekmek bıçağı ve oklava ile savunmamı aldım haberin olsun.

Ali İhsan UĞUZ 
 22.08.2008 11:51
Cevap :
Ne demek Ali İhsan Bey. Sana bütün savunma kanalları açık. Emret Usame Bin Ladin'in askerlerini yığayım kapına. Hatta "Irak'da Bush'un bulduğu" tüm kimyasalları getirteyim. Ayıp ediyon. Sen savunma hakkımı sonuna kadar kullanacağım dedin de biz yok hayır, olmaz mı dedik.:)  22.08.2008 18:30
 

işyeri servisinde en sona kaldım ve iyiki en son kalmışım dedim kendi kendime; günün yorgunluğunu sanat müzikleri çalan bir radyo dinleyerek tamamladım, ama off demedim değil efkar bastı yani, hüzün geldi gitti, bitişler dediğiniz gibi kavuşulmayan gerçek aşklar hatırlandı. Filmi geçenlerde yayınlamıştık, arkadaşlar gülüp geçiyor ama ben keyifle izliyorum, hatta gözlerim fire vermeye kalkıyor bazı sahnelerde, ne güzelmiş o zamanki sevgiler, bakışların temizliği, off yine işte... Anımsattığınız için teşekkürler, sevgilerimle...

Demet 
 21.08.2008 1:06
Cevap :
Seni gördüğüme sevindim demet. Ben teşekkür ederim katkın için. Sevgiler  21.08.2008 11:37
 

Yani o güzel yazıları sen alıştırdıysan kabahat benimmi.Sarı saçlarından pardon sarı kaleminden sen suçlusun. Ben de o filmi seyretmiştim hemide artık şimdi olmayan yazlık bir sinemada. Hey gidi günler hey. Ben senin yazılarından gülümsemeye alışmışım, bak sen bana neler hatırlatıyorsun.Oldu mu şimdi bu. Ya bende emmede sulu göz oldum. Yaşlılık herhalde. Sevgi ve saygılarımla.

Ali İhsan UĞUZ 
 20.08.2008 14:22
Cevap :
Heralde... Ben de yazarı olarak aynı durumdayım sanırım..:) Sevgi ve saygılarımla...  20.08.2008 19:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1455
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster