Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
132
 

Eğitilmeden Okula Gönderilen Her Çocuk Kalabalık Bir Otobüste (Yaşamda) Sıradan Bir Yolcudur (2)

Eğitilmeden Okula Gönderilen Her Çocuk Kalabalık Bir Otobüste (Yaşamda) Sıradan Bir Yolcudur (2)
 

Bir çocuğun iki damla gözyaşının hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Bize sıkı sıkıya sarılabilme isteğinin de.


İnsan, diğeri ile etiketi ve cicileri üzerinden değil; Duyguları ile ilişki kurmaktadır. İnsani ilişkilerde kaliteyi belirleyen; sahip olduğumuz Makam, Servet, Güzellik vb, değil; İçimizdeki, Sevgi, Şefkat, Özgüven vb. değerlerdir.

Çocuklarının yanında tartışanlar (özellikle de kavga edenler):  Onlara “olumsuz örnek” olan, yalan söyleyen, fiziki şiddet uygulayanlar; onların varlığını, kişiliğini, özel yaşamını hiçe sayan, değer vermeyenler, bilmelidir ki; çocuklarını göndereceği pahalı okullar, ona (büyük ölçüde bırakacağı miras)  vereceği maddi değerler, onun yaşamına  (kalite manasında) hiçbir değer katmayacak, çocuğunun bir tarafı (insanı yönü) her dönem eksik kalacaktır.

Lütfen! “Çocuğumun istikbali için çırpınıyor, çalışıyorum!” gibi bahanelerle, onları ihmal ederek; görevimizi, dadıların, öğretmenlerin, okulların üzerine atarak kendimiz aldatmayalım.

Bilelim ki:

Bir çocuğun iki damla gözyaşının hiçbir karşılığı bulunmadığı gibi;

Bir çocuğun gülen gözbebeklerinin, bize sıkı sıkıya sarılmasının, bize duyduğu “ama”sız güvenin hiçbir karşılığı da yoktur.

Çocuğunuza ne verirseniz, onun misli ile geri alacağınızı bir tarafa not edebilirsiniz. Hatta elinden tutarak götürdüğünüz anaokullarının da!

İnsan, İnsani özellikleri ile insandır.

İnsan, insan ve çevresine yapacağı olumlu katkı ve göstereceği saygı oranında insandır.

Toplu katliam silahları üreten, çevreyi kirleten, insanları zehirleyenlerin, maddi başarıları onların insani taraflarını değil, hırsını ve acımasızlığına işarettir.

İnsanın tek bir görevi vardır. O da: İnsanı (çevresini) yaşatmaktır. İnsanı, çevreyi ve insani değerleri yok etmek değildir.

Eğitim: Düşünebilen Canlı Varlık’ın, insani yönünün inşasıdır.

Eğitim: Çocuğun, ailesi ile birlikte dünyayı ve yaşamı tanımasıdır.

Eğitim: Çocuğun ömrü boyunca, insanları ve çevreyi değerlendirirken kullanacağı değer ve ölçülerdir.

Eğitim: Edep, Sorumluluk, Sevgi, Şefkat, Güven kaynağımızdır.

Eğitim: İnsan olmak, Aile olmak, İyi İnsan ve İyi Vatandaş olmaktır.

Çocuğumuzun büyüdüğünde ne olmasını isteriz?

Ceviz Ağacı mı?

- Ceviz, en uzun ömürlü meyve ağaçlarının başında gelmekte olup, 1000 yıl yaşayabilmektedir.

-Kral mezarı kazılarında ortaya çıkarılan buluntular arasında 2700 yıl önce ceviz ağacından yapılmış mobilyalara rastlanmıştır.

-Ceviz, kolesterol’ ü düşürür, damarları açar, kansızlığı giderir, kalp krizi ve felç riskini düşürür, şeker hastalığına faydalıdır…strese iyi gelir, vereme karşı korur, öksürüğü keser, guatra iyi gelir, sivilce ve yaraların iyileşmesinde etkilidir, sindirim sistemine iyi gelir, kabızlığı ve ishali önler, parazitleri düşürür.(1)

Kavak Ağacı mı?

.. Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Galip Ekuklu, baharla birlikte ağaçlardan polenlerin yayılmaya başladığını, polenlerin alerjik bünyeye sahip olanlar, solunum yolları rahatsızlıkları bulunanlar ile yaşlı ve çocuklarda önemli sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi.

Doç. Dr. Ekuklu, yaptığı açıklamada, ağaçlarda polen mevsiminin başladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Yerleşim alanlarının yakınlarında kavak üretimine izin verilmiyor. Bizim hastanenin bahçesindeki kavak ağaçları da aynı gerekçeyle kesildi. Buna rağmen üretim yapanlar var. En çok poleni kavak ağacı üretiyor. Polenler nisan ve mayıs ayında ortaya çıkıyor. Yağış olmadığı zaman polenler çevreye daha fazla yayılıyor. Polenler alerjik bünyeye sahip kişilerde çok daha etki yapabiliyor. Normal insanlarda da burunda kızarıklık, nezle benzeri burun akıntısı, tıkanıklık ve öksürük gibi rahatsızlıklarla karşılaşılıyor. Akciğer hastalıkları olanlar da olumsuz etkiyi en çok hissedenler arasında yer alıyor." (2)

Ceviz Kerestesinin özellikleri:

Cevizin kerestesi orta sert ve sıkı elyafladır. Çivi, vida ve tutkalla bağlantı kurma niteliği yeterlidir. Üstün nitelikli ve estetik yönünden değerli bir mobilya ağacıdır. Ceviz tahtasının çok güzel damarları vardır. Çatlamaz, iyi cilâ tutar. Bundan dolayı da, mobilyacılık ’ta çok değerlidir. İç Mimari uygulamaların vazgeçilmez elemanlardandır.

Kavak Kerestesinin özellikleri : Kavak Sulak yerlerde yetişir. Çabuk büyürse de uzun Ömürlü değildir. Kavak kereste yoğun olarak  inşaatlarda beton kalıbı, binalarda çatı kapama malzemesi, ahşap palet ve ahşap sandık yapımında kullanılmaktadır.

Yukarıdaki tanımlara göre Ceviz Kerestesi, Nadide mobilya üretiminde; Kavak Kerestesi İnşaat inşaat ve taşıma sektöründe kullanılmaktadır.

Şimdi bu noktada:

Arife tarif gerekir mi;

Veya Arif olmayana bir açıklama?

Bunları:

Yetişkin (İş hayatında birlikte çalışan) biri kız, üçü erkek (Dört) evlat ebeveyni olarak yazdığımızı da not düşmüş olalım.

Denilen O ki: “Tecrübe ile sabittir…

 

www.canmehmet.com

Resim: Tarafımızdan hazırlanmıştır.

(1)Ceviz Ağacı ile bilgilerin alıntı kaynağı: http://www.agacnet.com/ceviz-agaci/ceviz-hakkinda-bilmediklerimiz.html

(2) Kavak Ağacı ve polenlerle ilgili olarak bakınız:  http://www.milliyet.com.tr/kavak-polenleri-sagligimizi-nasil-etkiliyor--pembenar-detay-genelsaglik-1227931/

 

E Ruhi YALÇIN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Mehmet Bey...Bizim Anadolu'da "Boyu kavak aklı savak" diye bir deyim vardır...Ruhu beslenmemiş nesiller için uygun bir tanımlama değil mi?...Selamlarımla

ali açıköz 
 25.09.2017 18:48
Cevap :
Değerli Ali Bey, "Andolsun ki biz Âdemoğullarını üstün ve onurlu kıldık...ve onları yarattıklarımızdan pek çoğuna üstün kıldık." (İsra-70) Ayette belirtilen üstünlüğün, elbette şartlara bağlı olduğunu akıl sahipleri bilirler. Bu anlayışla söylenmiş olmalıdır: "Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur!" İçerisinde bulunduğumuz zaman itibariyle insanın yetenekleri (kapasitesi) henüz tam olarak tespit edilememiştir. Örneğin kalp: Kendi enerjisini üretiyor, bakımını yapıyor, sorunlarını çözüyor ve (uyarılara uyulduğu süre) teklemeden bir ömür çalışıyor. Örneğin, Beynimiz: Duyduklarını ve gördüklerini; bire bir kopyalıyor, saklıyor, yıllar sonra, basit bir işaret (hatırlama) ile, görüntüsü, sesi, vb. ile çok kısa sürede hafızamızdaki vitrine taşıyor. Bu yetenekteki (düşünebilen varlığı) insanı; ya oya misali işler, ya da sokağa-kendi başına bırakırsınız. İşlerseniz "Bağ", işlemezseniz, "Dağ" olacağını bilerek. Teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız.  26.09.2017 8:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1049
Toplam yorum
: 2662
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1718
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster