Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '10

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
381
 

Eğitim-1

Bilgi çağında, Eğitimin işlevi; çocukları belirlenen hedeflere yönlendirme, işlemek, şekil vermek ve istendik, davranışları elde etmektir. Çocuklarımız evrene eklenmiş orijinal paçalardır. Bu parçaların en iyi bir şekilde hayata monte edilmeleri lazımdır. Öncelikle orijinalliğini korumak, ardından tam yerine oturtmak gerekir. Beceri ve yeteneğine göre hayata hazırlamak gerek.

Çocukların okuldaki başarısızlıklarının sorumlusu “biz öğretmenlerden” başkası değildir. Onların bu günkü başarısızlıkları kaderleri değildir. Bir bakıma bizim bireysel ve toplumsal olarak dayatmalarımız ve şartlandırmalarımızın sonuçlarıdır. Yeni doğan çocuğun ne kadar masum olduğu, büyüdükçe bu masumiyet eğitime göre şekillendiği hepimizin paylaştığı noktadır. Öğretmenlerinin söylediklerini ”<ı>ezberlemeye”, sınavlarda “<ı>yinelemeye”, ve “<ı>aktarmaya” yönlendirilen çocuklar, özgür ve bilimsel düşünememekte, etkili olma yerine edilgen olmaktadırlar. Özgür olamayan çocuklar düşünememekte ve üretememektedir. Eğitim yolu ile çocuklar; yanlış yapacağı endişesi ile ”<ı>çekingen”, karşı tarafın tepkisini alacağı düşüncesi ile ”<ı>korkak”, belli çıkarlar elde etme kaygısı ile “<ı>suskun” bireyler olarak yetişmektedir. Yanı kişiliksiz bir birey haline gelmektedir.

Her şeyi bilen değil, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli bilgilere ulaşmaya, öğrenmeye, araştırmaya, haksızlıklar karşısında tepki koymaya çalışan insan modeli yaratmak günümüz eğitimcilerimizden istenen en büyük görevdir. Bilgi toplumu insanını eğitmek artık onu meslek sahibi yapmakla sınırlı olmayacaktır. Çünkü geleceğin meslekleri, insanın kişiliği ile uyum içinde olmak zorundadır. Bilgi toplumu insanının eğitmenin iki temel boyutu vardır.: 1-Çocuğu ve genci kendini yönetecek, yönetebilecek yetkinlikte geliştirmek. Bunun içinde özgüvene sahip, sorgulayabilen, tartışıp muhakeme edebilen, durumu ölçebilen, kendini ve çevresini doğru, algılayabilen ve anlayabilen, duygudaşlık koyabilen, kişiliği, karakteri ve davranışı kazandırmak, 2-Sosyal sorumluluklarını tanıyan, bilen, taşıyabilen, çevresi ile doğru iletişim kurabilen kişilik ve toplum bireyi olarak yetiştirmektir. Gelecek nesil bizim eserimizdir. Nasıl yetiştirmişsek onunla karşılaşırız. Sızlanma ve şikâyet etmek gibi bir şansımız ya da lüksümüz yoktur. Övünebilmek, gurur duyabilmek için çaba göstermeliyiz. “<ı>Öğretmenler; millet sizden fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller ister”.M.K. ATATÜRK

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ali Hocam, elinize sağlık, ama korku tarlasında korkusuzluğu bir yana bırakalım, sevgi çiçekleri yetişir mi?... Bu sorum, yazınızın değerini düşürmez, ama içinde bulunduğumuz atmosferi, bu türden atmosferlerin eğitimi ne hale getirdiğini açıklamanın bir aracı olmasını dilerim. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 20.02.2010 12:08
Cevap :
Korkan korkutur.Korkan daha çok şiddete baş vurur.Biliyorsun ki korkaklar ömürleri boyunca her gün,cesurlar bir kere ölür.Selam ve sevgilerimi sunarım.  28.02.2010 16:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 154
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 828
Kayıt tarihi
: 25.01.10
 
 

Rize nin Çamlıhemşin ilçesinde doğdum. 1969 yılında ilkokul,1972 yılında ortaokul,1975 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster